YAZARA MAİL GÖNDER Yeni yıla öyle güzel girdim ki..

YAZARLAR

Bu yıl başı Ankara'ya gitmeye niyetliydim.. Ailenin büyük bir kısmı orda.. Benim için en güzel yılbaşıdır, oldum olası aile ile birlikte girdiklerim.. Ama havalar aniden bozdu. Uçak seferleri birbiri ardına iptal ediliyor. Havaalanları otele dönmüş..
"Karadan gidelim" dedim.. 15 yıldır her yılbaşı yanımda olan Ercan, bu defa kendisine plan yapmış.. "Boz.. Ankara'ya gidelim" olmaz.. Kemal'e telefon ettim "Gelemiyorum" diye.. Anında cevap verdi.. "O zaman biz geliyoruz.."
"Zor gelirsiniz" dedim. "Yarın yoğun kar yağışı geliyor, İstanbul'dan Ankara'ya kadar. Şimdi televizyon uyardı.."
"Biz de bugün geliriz o zaman" dedi, Kemal.. Yarım saat içinde toplanıp yola çıktılar iyi mi, karı koca..
Aile işte bu..
Salı günü oluyor bunlar.. Yılbaşı, perşembe..
O akşam Cemal Reşit Rey'de Melihat Gülses konseri vardı. Aile alaturkayı sever.. Hep birlikte gittik.. Melihat hanım, popülerden kaçar hep. Konserleri akademiktir. Benim gibi yarım asırlık bir alaturka dinleyicisinin bilmediği şarkıları bulup çıkarmıştı gene.. Ara ara, içimizden de olsa, mırıldanabileceğimiz şeyler okuyunca, neşelendik..
Çarşamba öğle, evde Fatoş'un davetlisiydik. Enfes ev yemekleri..
Akşam.. Akşam'ın sürprizini Enzo yaptı bize.. Cento per Cento'da tanımıştım onu.. Mükemmel bir İtalyan şefti.. Hele de penna arabiatası.. Bu ülkedeki en iyisidir. Sonra Antalya'ya gitti yerleşti.. Olmamış.. Dönmüş.. Sevgili dostum Cüneyt'in, Günaydın Cüneyt'in genel koordinatörü olmuş.. Etiler Günaydın'a ona gittik. Enzo bize harika bir sürpriz yapmamış mı?. Önlüğü takmış, et lokantasında mutfağa girmiş.. Penna Arabiata yapmış.. Hele et yemeyen Kemal ve penna arabiata hastası kızı Zeyno için tam isabet.. Et yiyenler, Cüneyt'in efsane prime ribine daldılar, tabii..
Harikaydı..
Ertesi gün yılbaşı.. Cento Per Cento'ya davetliyiz.. Erol Kaynar "Sürprizlerim var" dedi. En büyük sürprizi kendi yaptı. Kar yolları tıkayınca Zekeriyaköy'deki evinde mahsur kaldı. Gelemedi. Feyzullah Usta'nın mantısı efsanedir. Sürpriz oymuş meğer.. Biz yazın Sortie'de o mantıyı yemeye doyamadık da, Kemal ne olacak?.
Feyzo Usta onu da düşünmüş.. Etsiz bir mantı yapmış, Kemal için.. Ispanaklı.. İyi mi?. Feyzo icadı.. Biz de tattık tabii.. Hemen Erol'u aradım.. "Bu ıspanaklı mantıyı menüye al, adını da 'Feyzo Mantı koy' diye.. Öyle bir lezzet..
Ayın biri cuma sabahı, Yeni Yıl Brunch'ı.. Nerde?. Bebek Otel'de tabii. Özel açık büfe yapmışlar, 2016'nın ilk sabahı için.. Dünya güzeli Boğaz'ın kıyısında.. Nükhet "Ayın Biri Kilisesi varmış" dedi. "Ne niyet tutsan oluyormuş.."
Yasemin de doğrulamaz mı?. Geçen yılbaşı gitmiş. İki niyet tutmuş. İkisi de olmuş..
Atladık arabaya.. Google sağ olsun. Yazdık haritaya.. Çıktı yol ortaya.. İMÇ'nin arkası hemen.. Gittik ki, bir kalabalık.. "Bu bir şey mi" dediler.. "Hava karlı, yollar bozuk diye bu yıl sakin.. Normalde yüz metre falan kuyruk olur.."
Efendim gelenek şu.. Giriyor her niyetin için bir anahtar satın alıyorsun. Mum yakıyorsun. Niyetin tutunca da; anahtarı Ayın Biri Kilisesi'ne geri getiriyorsun..
Benim niyetim yoktu ama, Ünal gene de iki anahtar almış bana, "Ne olur ne olmaz" diye..
Çıktık.. Nükhet "Madem buralara geldik, şu Milion Taşı'nı da görelim" demez mi?.
İstikamet Sultanahmet.. Milion Taşı, görmez olaydık felaket.. Roma İmparatorluğunun merkezini işaretlemek için konmuş oraya tarihi sütun. Hani bütün yolların çıktığı Roma'nın merkezi işte tam orası.. Mesela Yunanlı'nın elinde olsa, sırf bu taştan milyonlar kazanır.. Biz öyle atıvermişiz kenara sanki. Öyle duruyor.. Sessiz, sakin.. Etrafında kimseler yok.. Radi Usta az bile yazmış..
Cuma akşamı istikamet Köşe Başı Ali.. Karaköy'de.. Haliç kıyısında hani..
Ankaralılar Haliç'ten Haydarpaşa'ya o dünya güzeli manzara içinde coştular.. Benim manzaram insandır, bilirsiniz.. Salona dönük oturdum. Tıklım tıklım dolu salona.. Onların keyfini de paylaştım..
Cumartesi öğle, Hasan Ustam telefon etmişti "Sarımsak aşı mevsimi geldi.. Biber dolmaların da hazır" diye.. Ver elini Fatih gene.. Öz Kilis Lokantası.. Taze sarımsakla yapılan bir akıllara seza Kilis lezzetidir sarımsak aşı.. Onunla başlayıp, orukla biten bir Kilis ziyafeti çektik ki..
Bu defa tarihi tur icad etme sırası bende..
"Az ilerde tarihi Vefa bozacısı var" dedim.. Boza, Ankara'da Akman'dır.. Hâlâ öyle mi bilmiyorum.
İstanbul'da Vefa.. Girdik ki ara sokağa kuyruk var önünde.. Birer bardak orada içtik. Eve de koca bir şişe yaptırdık..
"Şimdi istikamet Kadınlar Pazarı" dedim. Radi Usta gidip yazmıştı. Ben daha görmemiştim. Gene Google.. Onu da bulduk.. Buz gibi havaya rağmen, sevimli, sıcak bir eski İstanbul caddesi.. Meşhur Büryan kebabı yapan dükkânlar.. Kuru yemiş, baharat satanlar.. Ve de balcılar tabii.. Radi Usta'nın yazısında anlattığı Bal Yuvası da orda.. Patron Vanlı hemşerim sayılır, Cihat, görünce yakaladı bizi.. "Bir çayımı içmeden olmaz" diye tutturdu. Doğuda çay ikramını geri çevireceğine adamı öldür, öyledir. Birer kürsü altımızda, çayımızı içtik. Cihat İncel, Radi Usta'nın yazısından sonra, dükkândaki baldan başka her şeyi kaldırmış. Sadece bal satıyor. Her yörenin balı var, hemen hemen.. Her derde deva.. Biz otururken giren çıkanın hesabı yok.. Hepsi de, benim de her sabah bir çay kaşığı yediğim Orman Gülü balını soruyor.. Ya da Karakovan..
O gece Erol yakaladı bizi.. "Yılbaşı gecesi buluşamadık, bu gece bendesiniz" diye.. Bu defa Salomanje'ye gittik.. Atiye Sokak'ta.. Dostlar olunca, neşe oluyor, tabii..
Pazar.. Tek istikamet, İzzet'in Konsolos'u, Brunch için tabii.. Sevgili Zeynep (Özyılmazel) de söylüyor, İzzet'in özel, değişik ve enfes kahvaltılıklarını daha da lezzetlendirmek için.. Yılbaşı haftasının harika finali oldu, pazar sabahı.. Kapıda, çocukluktan kalan, "Oyun bitti" şarkımızı söyledim..
"Evli evine.. Köylü köyüne.. Evi, köyü olmayan sıçan deliğine.."
Kemal'ler bindiler arabalarına Ankara'ya devam ettiler, ben eve dönerken..
Bir masal haftası yaşattılar bana, Kemalim ve Ailem.. Ve de dostlarım..
Onlarla geçen günlerimi böyle uzun uzun yazmamın sebebi, imrendirmek.. Gittiğimiz yerlere değil. Onlar her yerde var. Hem de orta halli bir ailenin gidebileceği fiyatlarla var..
İmrenmenizi istediğim şey, mekân değil.. İnsan!.. Aileme imrenin istedim.. Dostlarıma imrenin..
Yılbaşı gibi günler, aileyi ve dostları bir araya getirdiği için güzel.. Sevgiyi gösterdiği, içinizi ılık ılık ısıttığı için, özel..
Böyle ailesi, böyle dostları olanlara ne mutlu..
Dört gündür, bunu anlatmaya çalışıyorum işte..
Aile ve dostlar şahane.. Günler bahane..

***

"Salıdan pazara yaşadığınız günleri anlattınız.. En güzeli hangisiydi" diye sorarsanız, cevabım hazır..
Bir gün Kemal telefonunu evde unuttu. En güzeli oydu!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.