Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ünal'ın (Özüak) mesajı düştü telefonuma.. "Armağan Ağabeyi kaybettik" diye.. "Kurtuldu" dedim içimdeki hüznü bastırmak için..
"Huzur evinde" dediklerinde yıkılmıştım en başta..
Armağan Asena, huzur evinde.. Arkanda koskoca TED olacak!. Daha dün seni alkışlayanlar, senin elinde yetişenler, seninle üne ve milyonlara karışanlar etrafta dolaşırken..
Saraylarda yaşatılmalıydı Armağan Ağabey.. Layıktı..
Biz Mülkiyeliydik.. Ankara'ya basketbolu getiren okul ve kulüp.. Hele öğrenciliğimizde Kolej en büyük rakibimizdi.
Sporun güzel günleriydi onlar.. Biz Mülkiye Marşı söylerdik. Kolejliler Kolej, Harbiyeliler Harbiye.. Salona yaklaşırken duyduğumuz marştan kimin önde olduğunu anlardık.
Kolejin başında da Armağan Ağabey vardı.. Çağın ötesinde basket oynatırdı Armağan, hepsi Kolej öğrencilerinden kurulu gencecik takıma.. İlker Esel, Erdal Poyrazoğlu, Erdem Tulgar, Rüştü Yüce ve Savaş Küce'li (Barış'ın ağabeyi) takımın hızını takip edemezdik.. Pota dibinde Erdal, marke edilmez dalışları, turnikeleriyle İlker, uzak şutlarıyla Erdem ve Rüştü.. Bu kadar değişik silaha önlem almak mümkün değildi ki!..
Armağan, rakibe, oyuncusunun o günkü formuna göre en etkili silahları seçer, devreye sokardı.
Bugün "Ben koçum" diye geçinenlere, "Sallabol"u basket diye oynatıp, Amerikalı sokak çocuğunun attığı üçlükten başka silahları olmayanlara, Armağan Ağabeyin Koleji'ni izletmek isterdim.. Belki utanırlardı aldıkları milyonlardan.. Ama o zaman televizyon yoktu ki kayıt olsun elde..
Huzur evinde olduğunu duyunca, bizim mahallenin çocuğu, Kolejin ikinci kuşağından sayılır, Birol'u aradım (Öngör). "Beni götür" diye.. Sağ olsun Birol ayarladı. Göktürk'te bir huzur evinde kalıyormuş. Civarda çok şirin bir lokanta bulmuş. Orada buluştuk Armağan Ağabey'le.. Nasıl mutlu oldu, hatırlandığı için.. Nasıl keyiflendim ben de.. Anılar.. Anılar.. O yemek bitsin istemedik..
Zor yürüyordu.. Bir zaman geçti.. Birol'a "Bir daha buluşalım" dedim.. "Artık yürüyemiyor" dedi.. "Çıkmıyor odasından.."
Birol, hep takip etti onu.. En vefalı çıkan oydu. Bana da hep haber verdi. Son defa "Hiç iyi değil Hıncal Ağabey" dedi.. Halini anlattı.. Kolej' in Koçu Armağan Asena gözümün önüne geldi o halde..
"Kurtuldu" deyişim o yüzden..
Haber bile olmadı, koca Armağan Asena da..
Oysa.. Ne törenler yapılmalı, TED'in en tepesinden, ilkokul öğrencisine, ne nöbetler tutulmalıydı, başında..
Kolej'i en çok tanıtan "Bozkırda yeşil bir yuva/ Bilgi Yuvası" diye başlayan marşı bana bile ezberleten adama, ne yapsak azdı çünkü..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
;