YAZARA MAİL GÖNDER Serkldoryan.. Ya da Beyoğlu'nda bir tarih..

YAZARLAR

1882 yılında, zamanın İngiliz Büyükelçisi'nin öncülüğünde bir özel kulüp kuruldu. Üyeleri zamanın Avrupalı diplomatları.. Türkiye'de yaşayan Batılı iş adamları ve Osmanlı'nın üst düzey erkanı.. Adına Cercle de Pera dediler.. Fransızca Pera Dairesi.. Daire tam da bugün bizim kullandığımız anlamda.. Çember demek, geometride.. Yaşanan yer demek, toplumda.. İki yıl sonra, isim değişti, Cercle d'Orient oldu. Yani "Şark /Doğu Dairesi.."
Bizim halkımız, Fransızca bu yazımı, okunduğu gibi yazılan Türkçeye uydurdu ve "Serkldoryan" dedi.. Ben dün kullanımlara baktım. Circle diye yazan da var, Cercle yazan da.. Circle'ı kullandım.. İngilizce yazılışı.. Ama "d'orient Fransızca. Yazımı okurken "Hata etmişim" dedim. "Yarısı İngilizce, yarısı Fransızca olur mu?. Binanın adı Cercle d'Orient.. Ya da İstanbulluların, eski İstanbulluların okuyuşu ve yazışı ile Serkldoryan..
Binanın adı bu.. Artık öyle bir kulüp yok çünkü.. Cumhuriyet'ten sonra, bu kapitülasyonları anımsatan isim "Büyük Kulüp" olarak değiştirildi. 1960'lı yıllarda, Beyoğlu eski Beyoğlu olmaktan çıkıp, tinercileri, esrarkeşleri ile batakhaneye dönüşmeye başlayınca, sosyete ayağını kesti ve Kulüp Çiftehavuzlara taşındı. Beyoğlu'ndaki binayı da sattı.
Ama harikulade mimarisi ve birbirinden güzel süslemeleriyle "Birinci derecede sit" bina alanlara da pek yaramadı. Çivi bile çakamıyorlardı ki.. Böylece, binanın İstiklal Caddesi cephesindeki dükkan/mağaza bölümü dışında işe yarar, kullanılır yeri kalmadı. Kullanılmayan binalar ne hale gelir bilirsiniz..
Tarihi güzellikler binası Serkldoryanda , arkasındaki Emek Sineması gibi leşe dönmeye başladı. 1990'da İstanbul Anakent Belediyesinin gayretleriyle bir temizleme, hiç değilse görüntüyü kurtarma hamlesi yapıldı ama, Beyoğlu düzelmeyince, o da pek işe yaramadı..
Sonra..
Sonrası Ahmet Misbah Demircan kardeşimin 12 yıldır devam eden Beyoğlu Belediye Başkanlığı dönemi.. Kollarını Beyoğlu'nu gene İstanbul'un bir gurur semti, gene yaşayan, cıvıl cıvıl namlı Pera'sına döndürmek için sıvayan Başkan, sabırla önce bürokratik engelleri aştı.. Sonra Beyoğlu'nu 24 saat yaşayan İstanbul'a çevirme hamlesini adım adım geliştirmeye başladı.
Sonunda sıra Serkldoryan'a geldi.
İstiklal Cephesindeki tarihi kulüp binası ve hemen arkasındaki Emek Apartmanı ve müştemilatı Emek Sineması'nı yeniden Beyoğlu Yıldızı yapacak proje hazırlandı. Büyük yatırım gerekiyordu. Belediye imkanlarıyla olacak iş değildi. "Yap, İşlet, Devret" sistemi ile özel teşebbüs devreye sokuldu. Ahmet Akbalık adlı bir iş adamı, 25 yıl işletmek üzere, belediyenin istediği o en ileri, en çağdaş, en ileri teknikle, Birinci Derece Sit alanında restorasyonu yüklendi.
Dün size, işin Emek bölümünü anlattım..
Akbalık'ın bir Kültür Sanat Yuvası haline getirdiği, tam 11 salonlu merkezi işletmek üzere Emek Sanat ve Kültür Vakfı (ESKV) kurulmuş, başına da işin tam uzmanı, eski Devlet Opera Balesi Genel Müdürü Remzi Buharalı getirilmişti. Onunla içinde, aynen taşınan tarihi Emek Sineması da olmak üzere salonları ve kulisleri gezmiş, AKM'nin boşluğunu nerdeyse dolduracak çaptaki merkezi büyük bir keyifle anlatmıştım.
Sonra Ahmet Misbah Başkan'la öne, İstiklal Caddesi cephesine, yani Serkldoryan binasına geçtik..
Gerçek bir mimari anıt burası.. Nihayet tüm güzelliği ve tarihi ile ortaya çıkmış..
Başkan "Hıncal Ağbi" dedi.. "Çok yoruldun. Sana Serkldoryan Balo Salonunda bir kahve ikram edeyim mi?."
Nasıl reddederim.. Osmanlı'nın ünlü sadrazamları Ahmet Muhtarlar, Said Halim Paşalar'ın kahve içtikleri salonda bir kahve de ben içsem!..
Balo salonu, caddeye açılan cephenin hemen üstündeki kat.. 45 metrelik bir cephe.. Kahvemi yudumlarken daldım.. ESKV Genel Müdürü dostum Remzi Buharalı, bu balo salonunda nasıl unutulmaz geceler düzenleyebilir?.
Artık unutulan alaturka musiki bütün görkemi ile icra edilir.. Piyano, keman resitalleri, Oda Müziği Orkestraları.. Kuartetler, kentetler.. Hayali bile cihan değdi inanın.. Esma Sultan gibi özel geceler ve tanıtımlar için de kullanılır ve büyük gelir de sağlar..
Daha güzelini kulağıma fısıldadılar.. Ahmet Akbalık da bu balo salonunu böylesi etkinlikler için düşünüyormuş..
Balo Salonunun altı, yani zemindeki cephe, İstiklal Caddesi vitrinli, mağaza, ya da dükkanlar olacak. Salonun üstünde, zamanında üyelerin kullandığı otel odaları var.. Bana sorarsanız, o devrin dekoru ile yeniden otel odası yapılmalı oralar da.. İstanbul'a gelecek turistler içinde tarihi bir "Pera/ Beyoğlu" gecesi geçirmeyi isteyecek yüzlerce, binlerce insan çıkar, "Cercle d'Orient binasında kaldım" demek için....
Yani anlatmayı, her gün acılarla sarsılan ülkemde güzellikleri anlatmayı o kadar seviyorum ki, lafı gene uzattım. Bugün bitirecektim güya.. Oysa daha asıl büyük olaya sıra bile gelmedi..
Yarın!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.