Türkiye'nin en iyi haber sitesi

geçen hafta bir doping skandalı yaşadı.. Kimse de üzerine gitmedi.. Özetleyeyim..
Futbol Federasyonu Doping Kurulu'nun bir üyesi, Osmanlıspor maçı öncesi, habersizce antrenmanına gitti. Beş futbolcunun idrar örneğini aldı ve kıyamet koptu. Beşiktaş Başkanı Fikret Orman bas bas bağırdı..
"Ben Federasyon Başkanı, İkinci Başkanı, Sağlık Kurulu Başkanı'yla konuştum. Hiçbirinin haberi yok. Yani inanılmaz bir şey.. Allah Doping heyetini ıslah etsin" dedi.
Yıldırım Demirören adlı Beşiktaş'ı batırdığı ve UEFA'ya sahte belge yollayarak ceza almasına sebep olduğu için mükafaten Futbol Federasyonu Başkanı yapılan zat, Doping Heyeti Başkanını çağırdı. Fırçaladı. İstifalarını istedi. Heyet de toptan istifa etti.
İşte rezalet dediğim bu..
Daha büyük rezalet, medyanın bu skandala seyirci kalması..
Daha da büyük rezalet.. Bu ülkenin sözüm ona 1 numaraları Doping Savaşçısı, Uluslararası Olimpiyat Komitesi üyesi, Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Uğur Erdener'in bir kere daha "Erkekliğin onda dokuzu kaçmak, biri hiç görünmemektir" diye susup oturması, bir kez daha "Üç Maymunlar"ı oynaması..
Konuşsana Uğur!. Anlatsana ki, Doping Heyeti'nin yaptığı nokta virgül doğru, itiraz eden Beşiktaş Başkanının sözleri saçma, ona boyun eğip heyetin istifasını isteyen Federasyon Başkanının eylem ve söylemleri de Ulusal Utançtır.
Ya söyle Uğur, ya da seni "Eyyamcılık ve koltuğu koruma telaşı içinde görevlerini unutmakla itham eden" eski dostunu, yani beni mahkemeye ver.
Bunlardan hiçbirini yapmaz, susmaya devam edersen o zaman bu ülkenin Uluslararası Utancı sen olursun, bilesin!.
Şimdi söyle Uğur,
Doping örneği alma işlemi, hiç ama hiç haber vermeden, yılın 365 günü, her yerde yapılmaz mı?.
Bu yüzden sporcular, bilinen adreslerinden ayrılırlarsa, bulundukları yeri, Doping Kontrol Kurumu'na bildirmek zorunda değiller mi?. Bildirmezlerse, aynen doping almış muamelesi görmezler mi?. Süreyya niye ceza aldı, Uğur?.
Doping Heyeti üyesi, onları Göcek'te tatil yaparken, habersizce teknede bulup örnek alma hakkına sahip değil mi?.
Örnek almaya giden üye, "Ben Beşiktaş'a gidiyorum" diye Federasyon Başkanına, İkinci Başkana, Sağlık Heyeti'ne haber verse, o baskının sağlığı kalır mı?.
Bu kuralları senin de içinde, 'de başında bulunduğun WADA (Dünya Anti Doping Ajansı) koymadı mı?.
Uluslararası kurala tam da uygun iş yapan Türkiye Anti Doping Ajansı üyesi hem Beşiktaş, hem de Federasyon Başkanından fırça yerken ve tüm heyet istifaya zorlanırken sen nasıl oluyor da, onları savunmuyor ve "Yapılan eylem doğrudur" demiyorsun?.
Çünkü oturduğun koltuklarda keyfin yerinde değil mi?. Sana beyler, paşalar gibi lüks içinde yaşam sağlayan o koltukları kaybetmeye değer mi, sportif idealler!.
Sus otur Uğur.. Sus otur.. Sana dokunmayan yılan bin yaşasın!.
Ama zaten doping sabıkalısı ülkemin, bir damga daha yediğini unutma..
Rusya sporcuların 3016 Rio Olimpiyatları'na niye katılamayacaklarını da unutma e mi?.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER