YAZARA MAİL GÖNDER O şoför nasıl serbest, Adaletim!..

YAZARLAR

Bindiğimiz her araçta, bir çılgın, bir deli, bir ruh hastası, bir manyak olabilir, değil mi?.
Peki bu, ölüme mahkumiyet mi demektir?.
Kendisine şemsiye ile saldıran yolcuya yumruk atmak için, hızla giden metrobüsün direksiyonundan anında fırlayan şoförün sebep olduğu çok ucuz atlatılan kazadan söz ediyorum..
Kontrolsüz kalan metrobüs, E-5 otoyoluna fırlıyor. Oradaki bir başka yolcu otobüsüne çarpıp adeta şaha kalkıyor, sonra üç otomobilin üzerine düşüp onları pastırmaya çeviriyor.
Dehşet verici sahneleri televizyonda izlerken hiç aklınıza geldi mi, E-5'teki trafiğin o sırada tıkalı olmasındaki Allah'ın mucizesi?.
O sırada E-5'te 100- 120 kilometre ile akan bir trafik olsa, en az 200 araba o hızla birbirine girer, onlarca ölü, yüzlerce yaralı olurdu.
Kalp krizi geçiren sürücüler bile, arabalarını son hamle ile kenara çekip ölürken bu şoförün yaptığı resmen, alenen "Toplu cinayet" değil mi?.
Toplum için hangisi daha tehlikeli?.
Her türlü kamu aracına serbestçe binebilen bir ruhsal dengesi bozuk yolcu mu, yoksa o kamu aracının direksiyonunda oturan öfke kontrolü sıfır sürücü mü?.
Şimdi "Adalet"e bakar mısınız?.
Yolcu tutuklu yargılanacak.
Sürücü için dava bile yok..
Bu ülkede savcılara ve yargıçlara güven hızla azalıyor..
Dahası.. Bütün kamu şoförlerinden sorumlu kurum Belediye..
Onun başında da Anakent Belediye Başkanı Kadir Topbaş var..
Şoför seçimlerinde çok dikkatli olunacağını, özenle seçilen şoförlerin yıllık fiziksel ve ruhsal muayenelerinin çok dikkatle yapılacağının garantisini vermek yerine, "Tüm zararlar belediyemizce karşılanacaktır" diyor.. İftihar eder gibi..
Madde 1.. Sayın Topbaş!. Maddi değil de, girişte yazdığım ölümler ve yaralanmalar olsaydı, gene ile karşılayabilecek miydiniz zararları?.
Madde 2.. Kimin zararını kimin sı ile karşılıyorsunuz?. Zarar gören ben.. Yani, vatandaş..
Ödeyecek para, vatandaşın vergileri..
Benim zararımı, benim paramla karşılamak sizin için niye övünç kaynağı oluyor da marifet gibi, açıklıyorsunuz?.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın adalet mekanizması üzerine son günlerde düşen gölgeler, bu mekanizmanın adeta sosyal medya baskısı ile, olumlu, olumsuz çalışır hale gelmesi üzerine ne düşündüğünü merak ediyorum, bir?.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 505 metrobüsle, her gün 52 kilometrelik hatta 24 saat dönen, günde 6 bin 800 sefer yapıp, 170 bin kilometre yol yaparken, günde 1 milyona yakın yolcu taşıyan 1072 şoförün sağlık kontrollerinin nasıl yapıldığını araştırmak üzere, İstanbul'a müfettişler gönderdi mi?. Göndermeyi düşünüyor mu?.
Yanıtı "Hayır" ise, "Niçin?." Bir açıklama lütfeder mi?. Bu da iki!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.