YAZARA MAİL GÖNDER İzlanda maçı öncesi notları..

YAZARLAR

Yarın gece ile adeta bir final maçı yapacağız. Hafta başında, hocamız Fatih Terim dahil, hemen herkesin birleştiği bir fikir vardı.
"2018 Dünya Kupası finallerine katılma umudunu sürdürebilmek için bu iki maçtan en az 4 puan almalıyız."
'dan 1 puan aldık.
Demek ki, İzlanda'yı artık yenmek zorundayız. Demek ki, İzlanda maçı adeta bir final!..
O zaman, herkes, anlamsız polemikleri bir kenara bırakıp, Ukrayna maçı eleştirilerini hemen açık ve net yapmalı ki, Milli Takım yönetim kadrosuna, başta da Fatih Terim'e kısa zamanda yardımcı olsun.
İşte benimkiler.

***
1. Fatih Hocam, dengeli bir milli kadro seçmedin.
Seçmediğin Ukrayna maçında görüldü. Sahaya mutlak kazanmak için çıkan takımda, oyun kurucu yoktu. Onun eksikliği yüzünden ilk devre ziyan edilirken, yedeklere baktım.. Orda da oyun kurucu yok.. Dört tane ön libero varken mesela.. Arda ve Selçuk'u çağırmamak hakkın.
Ama onları çağırmadın mı, "Oyun Kurucu" bulacaksın, Anadolu'dan birileri. Çakma oyun kurucu olmaz ki. Dünyada olmadı.. İşte o müthiş kadrolu Fener'de olmuyor, haftalardır.
2. Sahaya çıkardığın takım ve taktik yanlıştı.
4-4-2, iyi bir hücum taktiği ama elinde iki ve anlaşan santrfor olursa. Bizim takımda biri kayıp, öteki çok zayıf kalan, birbiriyle 1 dakika oynamamış çift santrfor vardı oysa..
Yedekte iki santrfor vardı ama onları "Süs" diye çağırmış olmalısın. Enes'le Cenk'in olmadığı görülünce, onları değil, taktiği değiştirdin, 4-3- 3'e, ikinci yarıda da, 4-5-1'e döndün çünkü..
3. Oyuna geç ve yanlış müdahale ettin.. Sahanın kötülerinden, ama senin vazgeçilmezlerinden (Neden acaba) Ozan, santrforların tümüne ders verecek muhteşem bir kafa golü atınca, devreyi umutlu 2-1 bitirdik.
Oysa o devre 4-0 da olabilirdi.
Kazanman gereken maçta, 2-1 mağlupken, Fatih Terim gibi bir hoca, hücuma mı, savunmaya mı dönük değişiklikler yapar?.
Diyelim yaptın. Balta mı?.. Tamam iyi değildi.. Ama Ömer Toprak ondan iyi miydi?.
Şener ve Ömer'in tarafından 90 dakika koridor oldu takım..
Hakan'ın yerine Topal'ı çekip, Kaan'ı oyuna aldın. Hadi tamam..
Peki, sahada hiç olmayan güya santrfor Enes'in yerine, çocuklar bile, forvete hareket getirecek Volkan'ı beklerken bir başka savunma adamı, pas yapmayı bilmediğini her hafta Galatasaray'da gösteren Tolga'yı almak ne?. Takımı beraberliğe, hatta galibiyete götürecek "Hücum" hamlesi, bu yüzden geç, (Dakika 77) kaldı.
Hakan çıktı. Topal stopere, yerine giren Kaan'la santrforun yerine giren Tolga ön liberoya, Ozan'ın yanına geldiler.. Peki tekrar soruyorum, kazanmak zorunda olduğun maçta, 2-1 mağlupsun, dörtlü gerinin önüne üç de ön libero koymak ne demek?.
Rado (Rıdvan Dilmen) "Ortayı kalabalıklaştırmak iyi oldu" demiş dün. İyi oldu da o yüzden mi, Volkan Babacan dört gol kurtardı?.
O yüzden mi, ortadan hücum yapamadık bir türlü?. O yüzden mi, kanata atılan Çalhanoğlu, koşmayı da bırakıp yürüdü durdu.
Tolga'yı değil Volkan'ı 46'da oyuna soksan, ikinci yarıda bir hücum hamlesi daha yapma hakkın olacaktı oysa.. Ve de belki de kazanma şansımız son beş dakikaya sıkışma yerine 45 dakikaya yayılacaktı.
İzlanda maçını iyi düşünmen, iyi okuman gerek hocam. Çünkü İzlanda Ukrayna'dan iyi takım.
Çünkü İzlanda kendi sahasında oynuyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.