YAZARA MAİL GÖNDER Bu oyunla hiçbir yere gidemeyiz!..

YAZARLAR

Fatih Terim, Kosova maçını teknik ve taktik olarak değerlendirirken genelde başarılı olduğumuzu söyledi ve gelecekten umutlu olduğunu belirtti.
Umut her zaman vardır ve olmalıdır da.. Umut olmadı mı, biter çünkü..
Ne var ki ben Kosova maçından, gerek bireysel, gerek takım oyunu olarak memnun değilim ve bu maçı örneklediğim zaman, 2018'e gideceğimizden de pek umutlu olamıyorum..
Fatih Hocam'ın iyimserlik dayanağı genel istatistikler.. Topa yüzde 70 sahip olmuşuz ve bu sürede 639 olumlu pas yapmışız. Yüzde 30'la oynayan Kosova ise, 254 pas yapabilmiş..
İşte mesele de o Hocam..
Avrupa'da, Faroe Adaları, San Marino, Andorra, Lüksemburg'la son torbada olan Kosova, 254 pastan, 7 gollük akın çıkarmış. Yani 36 pasa bir gol akını.. Biz 639 pasla 14 gol akını yapmışız.. Yani 46 pasa, bir gol akını..
O zaman hangi takım daha hızlı, daha tehlikeli, hangi takım boş pas yapmış hocam..
Sen, kendi sahamızda sağa, sola geriye durmadan top çevirip vakit geçirmeyi şöyle tarif ediyorsun..
1- Hazırlık pasları..
Ama sen hazırlanırken, rakip de savunmaya hazırlanıyor ve kontratak yemez hale geliyor.
2- Top bizdeyken gol yemezsin..
Top bizdeyken yemiyoruz ama, santraya kadar çıkmış savunma o sayısız hazırlık paslarından birinde topu kaptırdı mı adamlar, kalecimizle karşı karşıya kalıyorlar.
Yani.. Hazırlık pası fayda değil, zarara sebep oluyor.
3- Hazırlık pası, hücum oyuncularının kendilerini top ayağında olana göstermesi ile anlam kazanır. Maçı seyret.. Bizim hücum oyuncuları, oldukları yerde durarak, hazırlık paslarını seyrediyorlar.
Oyunun geneline bakalım.. Adamlar topla nasıl hızlı çıkıyorlar.. Hem takım olarak çok hızlı fırlıyorlar, hem de topu dolandırıp vakit kaybetmeden, en etkili noktaya, uzun kısa fark etmez, pası hemen atıyorlar.
Biz yan, geri paslarla sadece vakit kaybediyoruz.
Yani bu "Tiki- Taka" oyunu bize göre değil hocam..
Hızlı oynamak zorundayız.
Sahaya çıkan takım, Kosova'ya bu kadar pozisyon verdiyse, Hırvatistan, İzlanda Ukrayna'yı geçelim.. Finlandiya'yı bile yenemez. Çünkü onlar topu dağlara taşlara değil, kaleye atarlar..
"Oyunda ilk golü atmak önemlidir" dedin Hocam.. Haklıydın. İlk golü 45+1'de onlar atsaydı (Direkten dönen top) maç ne olurdu, düşündün mü?.
2-0'dan sonra bir gol yeseydik ne olurdu, ben onu bile düşünmek istemiyorum. Adamlar nasıl çığ gibi geliyorlardı üstümüze.. Orta sahayı babalarının malı gibi geçerek.. Niye geçiyorlardı?. Çünkü takımda ön libero yoktu. Dünyanın en iyi ön liberolarından biri Mehmet Topal stoper oynuyordu çünkü.. Yapman gereken değişiklik, sahaya çıkan 11'de hata yaptığını kabul etmek ve ülkenin bu yıl tartışmasız en iyi stoperi Yalçın'ı oyuna alıp, Topal'ı gerçek yerine sürmek, Kosova'yı orta sahada durdurmaktı. Olmadı, Tolga'yı ön liberoya sokmaktı. Yorgunluktan biten Arda'yı, ya da iyice etkisiz hale gelen Selçuk'u oyundan almalıydın.
Bunları yapmadın hocam.. Ne yaptın?.
46'da çok doğru iş yaptın. Sahanın en görünmez adamlarından Oğuzhan'ı alıp, takımı hücuma hızlı taşıyan tek orta saha adamı Yunus'u soktun.
Sonra bir zorunlu değişiklik. Sakatlanan Volkan'ın yerine Cengiz, ki tercihin çok doğruydu.
Ama Burak'ın yerine Cenk'i almanın anlamı neydi?. Rakip akınlar hızla ve hırsla gelişirken, daha 70'inci dakikada ön libero gereği ortaya çıkmışken, 87'de Burak/ Cenk!. Anlamı ne?. Oyundan 30 saniye çalmak mı?. Cenk'e ödül mü?. Bazılarının yorduğu gibi, Burak öfkesi mi?.
2-0'dan sonraki dönemi, kapanıp, videodan izleyeceğini biliyorum hocam.. En güzel eleştiriyi kendin yaparsın çünkü..
Bak bakalım, bizi fena halde korkutan o dakikalarda sahayı parselleyen takım hangisi.. Dönen bütün ikinci toplar onlara gidiyordu?. Neden?.
Türkiye'nin oyunu en iyi okuyan iki hocasından birisin sen.. İlk defa okuyamadığını gördüm.. Sebebini de maç sonu konuşmandan anladım.. Senin de kafan çok karışıktı Hocam..
O karmakarışık düşünceler içinde maçı sağlam izlemen ve sağlam değerlendirmen mümkün değildi..
Onun için şimdi odana kapanıp maçı tek başına izlemen çok önem kazanıyor.
Bu takım bu gurupta her takımı yenecek güçte ve klasta Hocam.
2018'e gidebiliriz.
Yolu açacak kişi sensin Hocam..
Kafanı sağlam tutarsan!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.