YAZARA MAİL GÖNDER Fidel!.. Bir lider ancak böyle sevilir!..

YAZARLAR

1994'te Küba'ya gittim. Dünyanın "Diktatör" diye tanıdığı bir liderin nasıl sevildiğini gözlerimle gördüm.. Daha önce böyle bir sevgiye Yugoslavya'da şahit olmuştum.. Hem de Sırplar'dan nefret eden Hırvatistan eyaletinde, Split'te yapılan Akdeniz Oyunları'nda kapanış için mikrofona gelen Tito konuşurken, ben halkın arasında oturuyordum, tepkileri merak ettiğim için.. Önce hıçkırıkları duydum..
Döndüm arkama baktım.. Gördüğüm her gözde yaşlar, seller olmuştu.. Bir yaşlı adama "Niye ağlıyorsun" dedim.. O zaman Yugoslavya "Üçüncü Dünya"nın, Tito da Yugoslavya'nın lideriydi.
"Bu adam ölünce Yugoslavya dağılacak, ona ağlıyorum" dedi. O yıl yazmıştım.
Küba'ya Cohiba Purolarının 30'uncu yılı kutlama törenlerine katılmak için gitmiştik Ünal'la (Özüak). Ankara Sefiri Fidel'in devrim arkadaşı, bizim de dostumuzdu. "Siz Küba'ya gelin. Ben sizi baloya davet ederim" dedi.
Kalktık gittik.. Harika günler geçirdik. Baloda Fidel "Faça" masada oturuyordu. Biz de hemen yanındaki masada.. Meşhur üniforması vardı üzerinde..
Balonun ortasında bir humidor geldi, sahneye.. Puro saklama kutusu yani.. Ama iyisi müthiş pahalıdır. Bu bir sanat eseri.. Açık arttırmaya çıkacak. Geliri de, Havana'ya bir çocuk hastanesi yapılıyor, ona verilecek.
İngiltere'nin en ünlü açık arttırmacısı çağrılmış..
500 dolardan açtı.. 600- 700 falan diye gidiyor. Nihayet 1500'e falan vardı ki, Fidel sahneye fırladı.. İngilizin elinden çekici aldı. Mikrofonun başına geçti..
"Beyler, bu humidorun geliri ile çocuk hastanesi yapacağız, oyuncak değil, ona göre" dedi.. Sonra kendi masasında oturan Küba Puroları İspanya baş bayisini işaret etti, çekiçle.. "Sinyor ne veriyorsun, söyle bakalım!.
"25 bin dolar" dedi İspanyol.. Mesajı almıştı çünkü?.
"Sen ne diyorsun Mister?."
İngiliz başbayi 50, gene adıyla hitap ettiği İsviçre başbayisi 100 bin.. Sonunda Fidel'in istediği rakam, Küba'dan kazandıkları parayla milyoner olan Avrupalılardan çıkarıldı.
Fidel arttırmayı bitirdi ama, sahneden inmedi.. Dünya puro liderleri orda.. Dünya medyası orda.. Birkaç anısını anlattı. İnanın Cem Yılmaz kıskanır.. Bir stand up!.
Ertesi gün, Havana sokaklarında dolaşıyoruz, Ünal'la.. Her kafenin önünde bir kalabalık.. İçeri tıklım tıklım dolu çünkü.. "Yahu ne var" diye merakla ite kaka birine baktık.. Televizyon Fidel'in bir gece evvelki sahne şovunu yayınlıyor..
Kahkaha, alkış, kıyamet gırla.. Bunu insanlara zorla yaptıramazsın.. Sevgi bu.. Devrimden kırk yıl sonra böyle sevgi..
Gene bir yaşlı adama sordum, Tito'yu hatırlayarak..
"Bu büyük sevgi neden?."
"Küba'da Fidel'in ziyaret etmediği ev, sıkmadığı el yoktur" dedi..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.