Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Lapseki'den sonra yol, daha da güzelleşti, denizle çamların arasında.. İnsan boğaza mı baksın, yamaca mı, şaşırıyor..
Bir cennet ki sormayın.. Nereye gitsem memleketime âşık oluyorum..
Bu memleketi sevsek, birbirimizi sevsek.. Fikir, takım, taraf ayrılığının düşmanlık değil, güzellik sebebi olduğunu fark edip kucaklaşabilsek, bu cennette yaşayacağız, cehenneme çevirmeden..
Kente yaklaşırken, feribot kuyruklarını gördük, yüzlerce metre.. O zaman, karşıdan dönüp, Marmara turu yapma projemizden vazgeçtik.. Ve de Çanakkale Köprüsü'nün ne kadar önemli ve elzem olduğunu anladık.
Hatta Üçüncü Köprüden bile önce yapılmalıymış bana kalırsa..
Doğru Kolin Otele indik.
Deniz kenarında olağanüstü bir tesis.. Hani "Yedi Yıldızlık" derler ya öylesi.. Daha lobide çarpıyor insanı.. Sonra açık kapalı salonları.. Plajı.. Yani gel burada bir hafta tatil yap.. O kadar çekici.. Hesabı öderken baktım..
Fiyatlar da bayağı makul!.
Ama yönetenlerin bir şeyi bilmesi gerek.. Bina yapmakla iş bitmiyor.. Mesele işletme..
Mesele eleman.. Orada biraz daha dikkatli, biraz daha seçici olmalılar..
Benim kaldığım süit manzarası ve iç yerleşimiyle olağanüstüydü..
Ama oteldeki en önemli şey yatak.. Odaya çıkmanın baş sebebi yatmaktır, balkondaki şezlonga uzanıp denize bakmak değil..
Yatak nasıl rahatsızdı bilemezsiniz..
Yani Anadolu'nun en ücra köşesinde gecesi 20 liralık pansiyonda olsa, mazur görürsünüz!.
Bu otelcilere anlatamıyorum..
Artık teknoloji harikası yataklar var.. Piyasaya göre iki misli pahalı belki ama, öyle uzun ömürlü ki, uzun vadede kârlı hale geliyorsunuz..
Size tanıttığım, evime aldığım tempur yatağımı mesela 15 yıldır kullanıyorum, ilk günkü gibi.. Uzanırken sizi içine çekiyor. Kesiksiz uyuyorsunuz.
Sabah kalkarken, ağrıyan yeriniz yok. Adamlar bu malzemeyi emir üzerine, uzaya gidecek astronotlar için icat etmiş..
Sabah kahvaltısı çok kötüydü kusura bakmasınlar..
Yani zeytin cenneti Marmara bölgesinde, Ayvalık ve Gemlik burnunun dibindeyken, oraya "Zeytin Büfesi" yapar insan.. Kolin'deki kadar kötü zeytinler arama ile zor bulunur..
Dünyanın en güzel beyaz peyniri gene Marmara sütlerinden yapılır. Ezine, Kolin'e 30 dakika iken bu kadar kötü beyaz peynir açık büfeye konur mu?. Ağbim "Altı çeşit peynir aldım tabağıma ama peynir tadı alamadım, hiçbirinde" dedi.
Bu ucuz zeytin ve ucuz peynir, kaç para ucuz, ne kazandırıyor dostlarım?.
Gidin de Yunan adalarında bir feta cheese yiyin bakalım, "Yunanlı bizim beyaz peyniri çalmış" diye feryat edenler!.
Akşam konser öncesi açlık bastırmak için içtiğim mercimek çorbası nasıl bir lezzetti oysa ve ne umutlandırmıştı beni, kahvaltı için..
Konser salonu olağanüstü güzeldi. Çanakkale insanı da olağanüstü güzel..
Salondan mutlu ayrıldık, geceyi de mutlu bitirdik.
Organizasyon, Üç Tenorları da, bizi de konser sonrası davet etmişti.
Gene deniz kenarında Yalova Restoran diye bir yere gittik..
Bakın orası şahane..
Mezeler de, ana yemekler de, tabii deniz ve balık esaslı, yiyenlere baktım, parmakları beraber gidiyordu.. Hepsi tattığını yanındakine gösteriyordu..
"Şundan mutlaka tatmalısın" diye..
Sohbet de harika oldu.. Gece bitsin istemedik, ama sabah dönüş var.. Ağbimler İzmir biz İstanbul yollarına.. Aklımız orda kalarak saat birde zengin kalkışı yapmak zorunda kaldık..
Gene geleceğim, Çanakkale!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER