Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SÜLEYMAN YAŞAR

Başbakan'ı kim protesto ettirdi?

Galatasaray'ın kendi parası yetmeyince, muhteşem stadı, devlet yardımıyla yapıldı. Toplu Konut İdaresi, gelir paylaşımı yöntemiyle aldığı stadı hızla tamamladı. Stat için 310 milyon lira harcandı. Ama bu stadın yapılması için emeği geçen Başbakan Erdoğan ile G.Saray Kulübü'nün yöneticileri, stadyumun açılında büyük bir protestoya uğradılar. Ve çok da şaşırdılar.
Bu sevinçli günde niye protesto edildiklerine bir türlü akıl erdiremediler.
Hiçbir şey gizli kalmaz derler ya...
Protestonun nedenini sonunda G.Saray Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Işın Çelebi geçen cuma Hürriyet gazetesinden Ali Naci Küçük'e verdiği röportajda açıkladı.
G.Saray kulübüne stat yapımında destek verdiği için Başbakan'ı kim protesto ettirmiş? Işın Çelebi'ye göre, Beyaz Türkler, Erdoğan'ı kitlelere protesto ettirmiş.
Peki kim bu Beyaz Türkler? Yine Işın Çelebi cevabını veriyor. Kulüpteki Beyaz Türkler'in temsilcilerinin Koç Grubu'nun ve ailesinin tepe ismi İnan Kıraç ve eski G.Saray başkanlarından Faruk Süren olduğunu ileri sürüyor.
ANAP döneminin eski bakanlarından G.Saray yöneticisi Işın Çelebi, "Beyaz Türkler imparator gibidir. Emretmeyi severler.
Biz ise zenciyiz, tebaa yani sade vatandaşlarız" diyor ve devam ediyor. "G.Saray'da şöyle bir tavır var. Beyaz Türkler var. Bir de Zenci Türkler... G.Saray'da gördüğüm bir imparator ve etrafı var. Bir de tebaalar var, yani sade vatandaşlar.
Onlara göre, sade vatandaşların G.Saray yönetiminde söz hakkı ve yeri olmamalı. Yalnızca emirleri yerine getirmeli. Ben bu anlayışın 15 Ocak'a yansıdığını, Beyaz Türkler'in organizasyonunun etkili olduğunu düşünüyorum.
Rahmetli Turgut Özal'ın, babamın ve kardeşimin vefatlarında da aynı acıyı duydum.
Sonuçtan dolayı çok üzülüp acı çekiyorum" diyor Çelebi.
Gelelim Beyaz Türkler'in nasıl beyaz olduklarına? Beyaz Türkler, devlet yardımlarıyla mal mülk sahibi olmuş, yakın tarihimizin yüz karası olan tehcirde, mübadelede boş kalan malların üzerine dedeleri oturtulup zenginleştirilmiş insanlar grubudur.
Onlar, politikada askeri vesayeti, ekonomide IMF vesayetini savunurlar.
Demokratik anayasa istendiğinde hemen karşı çıkarlar ve "hayır" cephesi oluştururlar.
Basın özgürlüğünü, gazete patronu adına iş takip etme özgürlüğüyle karıştırırlar.
Patronun işini takip edip sonuç alamayınca basın özgürlüğünün yok olduğunu ileri sürerler. Mesela Taraf gazetesine ve yazarlarına yüzlerce dava açılırken, Ahmet Altan her gün mahkeme mahkeme dolaşırken, Akit Gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak'ın oturduğu ev, yazdığı yazı nedeniyle bazı paşalar tarafından tazminat bedeli olarak elinden alınırken basın özgürlüğü adına seslerini çıkarmazlar. Onlar, halkın seçtiği temsilcilere güvenmezler. Onları tebaa olarak görürler.
Beyaz Türkler, kendi iradeleri dışında ortaya bir proje çıkaranları da yuhalatırlar ve protesto ettirirler.
Peki ne yapmalı bu Beyaz Türkler'e karşı? Onların yönetiminde olduğu organizasyonlara kamu maliyesinden destek verilmemeli.
Çünkü ne yapsanız yaranamazsınız Beyaz Türkler'e.
Sizi içlerine almazlar. Dolayısıyla stada vereceğiniz 310 milyon lirayı, Anadolu'nun çeşitli il ve ilçelerinde tanesi 30 milyon liradan 10 tane süper lise kurup küresel düzeyde eleman yetiştirirseniz, bu ülkede 10 yıl sonra ne Beyaz Türk kalır ne de sizleri tebaası olarak gören imparatorlar.
İşte yapılması gereken budur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA