Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SÜLEYMAN YAŞAR

IMF Türkiye'ye yine baskı yapıyor

IMF'nin nisan ayı dünya ekonomisi görünüm raporuna göre, G-20 ülkeleri arasında reel kredi artışı en çok Türkiye'de gerçekleşmiş. Türkiye'de son beş yılda fert başına reel gelire göre kredi kullanımı iki katına çıkmış. Son beş yılda reel kredi kullanımı hızla artan diğer ülkeler ise Çin ve Brezilya olarak bildiriliyor raporda.
"Peki reel kredi kullanımının hızlı artması "vatandaşın ekonomisi" açısından ne anlama gelir? Bunun, insanların hayatına etkileri nedir? Soruları hemen akla gelebilir. Bu sorulara IMF kendisi cevap veriyor. Krediler hızla artarsa, o ülkede enflasyon ve gayrimenkul fiyatları yükseliyor. Tabii hemen şunu da hatırlatalım. Enflasyonu açıklayan klasik miktar teorisine göre, bir ülkede para arzının 'mal arzından' daha hızlı artması halinde enflasyon ortaya çıkıyor.
Oysa Türkiye'de mal arzında bir daralma yok. Niye? Çünkü IMF raporunun bir başka değerlendirmesinde şuna dikkat çekiliyor. Türkiye'nin kriz öncesi üretim seviyesini henüz yakalayamadığı belirtiliyor. Yani IMF, Türkiye'nin henüz 2008 Amerikan mali krizinin öncesinde elde ettiği milli geliri yakalayamadığı ileri sürülüyor.
Bu doğru bir tespit. Zira 2008'de fert başına gelir 10 bin 440 dolardı şimdi 10 bin 121 dolar seviyesinde seyrediyor. Bu da demek oluyor ki, Türkiye'de hâlâ boş kapasite var. Bu boş kapasiteyi kullanabilmek için de "kredi hacminin artmasının" Türkiye ekonomisi açısından pek fazla bir sakıncası bulunmuyor. Peki o halde IMF Türkiye'ye niye psikolojik baskı yapıyor? Yapıyor, çünkü kredi hacminin genişlemesi talebi körüklediği için cari açık çoğalıyor.
Cari açığın çoğalması bir risk ama cari açığın çoğalmasının nedenini yine IMF raporunda kendisi veriyor. Türkiye, Brezilya, Meksika gibi ülkeler, esnek kur rejimi ve sermaye hareketlerinde serbesti uyguladıkları için paraları değerleniyor. Asya ülkelerinin ise sabit kur ve sermaye hareketleri izne tabi olduğu için paraları değerlenmiyor. Zira bu ülkeler rekabet gücü kazanıyorlar bu nedenle cari açıkları yok. O halde bu sorunu çözecek kuruluş IMF olduğuna göre, Türkiye'ye baskı yapmadan önce IMF'nin Asya ülkelerinin kur rejimlerini değiştirtmesi ve sermaye hareketlerini serbestleştirmesi gerekiyor.
Anlayacağınız, IMF, Asya ülkelerinin kur rejimini düzeltmeli ya da Türkiye gibi esnek kur rejimi uygulayan ülkelere yeni bir alternatif sunmalı. Aksi halde IMF'nin, Asya ülkelerine söz geçiremeyince gelip bizim başımıza çökmesi doğru değil.
Bizdeki IMF severler, IMF'den sadece ceplerine atmak için kredi isteyeceklerine, bazı "başbaşa" görüşmelerinde IMF'ye bu gerçeği anlatsalar iyi olacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA