Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İktisadın dallarından biri de barış ekonomisidir. Barış ekonomisi, bölgesel çatışmaların maliyetlerini, savaş borçlarının ödenmesini, barış yoluyla hammaddeye tarafların en ucuz erişimini ve güveni sağlayacak olan ekonomik yapıların kurulmasını ele alıp inceler.
Barış ekonomisi konusunda ilk barış mühendisliğini yapan ünlü iktisatçı J.M. Keynes oldu. Birinci Dünya Savaşı'nın ardından 1919'da "Barışın Ekonomik Sonuçları" isimli çalışmasında, Almanya ekonomisinin nasıl yeniden yapılandırılacağını içeren bir plan hazırladı. Gene aynı şekilde, Amerikan Hazine Bakanı Henry Morgenthau da Nazi dönemi sonrası Almanya'nın hammadde ve endüstri varlıklarının yeniden yapılandırılması planını bir barış mühendisi olarak hazırladı. Roosevelt ve Churchill işte bu plan üzerine anlaştılar.
Daha sonra AB fikrinin babası Jean Monnet, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından bir barış mühendisi olarak ortaya çıktı ve Monnet Planı'nı hazırladı. Bu plana göre, Ruhr ve Saarland kömür havzaları Almanya'ya devredildi ve havzadan Fransa'ya ucuz kömür sağlanarak kalıcı barışa adım atıldı. Demek ki savaşları bitirmek için sadece siyasi anlaşmalar değil, barışı kalıcı kılmak için ekonomik planlar ve anlaşmalar da yapıldı.
Dün basında yer alan haberlere göre, Kuzey Irak Kürt Bölgesi kendi adıyla ilk kez Türkiye üzerinden ham petrol ihracatına başladı. Kürt bölgesi petrolü kamyonlarla Ceyhan limanına getirildi.
Peki Kürt bölgesi niye böyle bir yola başvurdu? Başvurdu çünkü merkezi Bağdat yönetimi Kürt bölgesine Irak'ın petrol gelirinden olan alacağını, payını vermiyor. Bu durumda, Kürt bölgesi kendi bölgesinde ürettiği ham petrolü satarak yaşamak zorunda kalıyor. Kürt bölgesi Bağdat ve İran arasında coğrafi olarak sıkışmış olduğundan çıkardığı petrolü ancak Türkiye üzerinden pazara ulaştırabiliyor. Zira Bağdat, boru hatlarının kullanılmasına da izin vermiyor.
Bu sıkıştırma nedeniyle Kürt bölgesi Kerkük-Ceyhan boru hattına paralel olarak Türkiye'ye bağlanacak yeni bir boru hattının kendi bölgesinde inşasını planlıyor. Böylece kendi bölgesindeki petrol kolayca Ceyhan'a ulaşabilecek.
Bilindiği gibi Kuzey Irak Kürt bölgesi ham petrol rezervi açısından çok zengin. Bölgede tahminlere göre 49 milyar varil ham petrol bulunuyor. Halen Kürt bölgesi yılda 11 milyar dolar tutarında ham petrol ihracatı yapabiliyor. Bu ihracat tutarının 2018'de 108 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.
İşte bu çıkarılacak petrolün pazara ulaşabilmesi için Türkiye üzerinden gerekli altyapının inşa edilmesi şart. Aksi takdirde Kürt bölgesi, Bağdat ve İran'ın kıskacında kalarak yok olabilir. Dolayısıyla Kürt sorununun bölgesel olarak çözülüp, kaynakların bölge halkının refahını artıracak biçimde dağılması gerekiyor.
O halde ne yapmalı?
Kürt sorununun Türkiye bütçesine tahmini maliyeti toplam 350 milyar dolar tutuyor. Bunun bir de köy boşaltmaları nedeniyle bölge ekonomisine tarım ve hayvancılıkta yaşattığı getiri kaybı, şehirlere göçün altyapı maliyeti ve terör nedeniyle yapılamayan yatırımların alternatif getirileri dikkate alınırsa, Kürt sorununun maliyetinin bir trilyon dolara ulaşacağını söylemek yanlış olmaz.
İşte bu maliyetleri ve Kürt bölgesi petrol kaynaklarını dikkate alarak Türk ve Kürt barış mühendislerinin barış planı üretmeleri şart. Aksi takdirde bölgede Bağdat ve İran tarafından Kürtlere de hayat hakkı tanınmayacak. Hem Türkler hem de Kürtler ekonomik olarak birlikte kaybetmeye devam edecekler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER