YAZARA MAİL GÖNDER 'Dolar 2.5 lira olacak' diyenler şimdi nerede?

YAZARLAR

Hatırlayacaksınız bir yıl önce tam bu günlerde bazıları, "Türkiye döviz bulamayacak, dış ödemelerini karşılayamayacak. Bu nedenle de dolar 2.5 liraya çıkacak" diyerek piyasaları karıştırmaya çalışıyordu.
Hatta yurtiçinden ve yurtdışından bir koro, "Merkez Bankası'nın faiz koridoru da neymiş? Böyle bir şey olur mu" diyerek adeta Merkez'le alay ediyordu. Tabii bu arada dövize spekülatif ataklar yapıp dolar kurunu 1 lira 90 kuruşa kadar çıkarttılar ve Hazine borçlanma faizlerini yüzde 13'lere kadar getirdiler. Epeyce para kazandılar.
Onların bu ataklarından vatandaş ise her zamanki gibi kaybetti. Çünkü Hazine yüksek faiz ödediği için bu para gene vatandaşın cebinden çıktı. Bir de tabii bu manipülatörlere inanıp dolar satın alan vatandaşlar oldu. Dolar 2.5 lira olmayınca onlar yüzde 7.5 zarar ettiler.
Gelelim Hazine'ye ödetilen yüksek faize... Hazine, geçen yıl aynı dönemde borçlanma yaparken yüzde 11.18 gibi yüksek düzeyde yıllık basit faiz öderken, bu yıl yüzde 6.62 yıllık basit faiz oranıyla borçlandı. Böylece geçen yıl manipülatörlerin çıkardığı gürültü yüzünden vatandaş haksız yere yaklaşık yüzde 5 fazla faiz ödemiş oldu. Sonuçta 2012'de Hazine'nin haksız yere ödediği yıllık faiz tutarı yaklaşık 15 milyar liraya ulaştı. Anlayacağınız vatandaşın ödediği vergilerin 15 milyar lirası faiz lobisinin çıkardığı gürültüyle kolay para kazananların cebine gitti.
Peki 15 milyar lirayla bu ülkede neler yapılırdı? Tanesi 100 bin liradan 150 bin tane depreme dayanaklı sağlıklı konut yapılabilirdi. İzmit'ten İzmir'e iki otoyol inşa edilebilirdi. Tanesi beş yüz liradan 30 milyon vatandaşımıza bilgisayar verilebilirdi.
Gelelim faiz lobisinin batacak dediği Türkiye ekonomisine... Batacak diyenlerin aksine Türkiye ekonomisi daha da güçlendi. Bunun rakamsal göstergeleri şöyle...
Döviz olarak tutulan mevduatın toplam mevduata oranı olan "dolarizasyon", bu ülkede geçen yıl başında yüzde 28.8 düzeyindeydi, şimdi yüzde 26.1'e geriledi. Dolarizasyon 2001 sonunda ise yüzde 55'ti.
Bu arada Merkez'in döviz rezervleri 101.7 milyar doları döviz ve 20.4 milyar dolarlık kısmı altın olmak üzere toplam 122.1 milyar dolara ulaştı. Bu rezerv, Türkiye'nin 88.5 milyar doları özel sektöre ait olan toplam 99.3 milyar dolarlık kısa vadeli dış borç tutarını tam yirmi iki milyar dolar aştı. Geçen yıl başında ise döviz rezervleri kısa vadeli dış borcu geçemiyordu.
Hatırlatalım... Dünya Bankası'nın Global Economic Prospect 2013 raporuna göre, Hindistan'da rezervlerin kısa vadeli dış borçları karşılama oranı yüzde 50, Şili'de yüzde 60 düzeyinde bulunuyor. Bu iki ülkenin kredi notu hâlâ Türkiye'nin üzerinde tutulduğuna göre, bu veriler, Türkiye'ye yapılan haksızlığı bir kez daha kanıtlıyor.
Ayrıca Türkiye'de döviz rezervlerinin toplam tutarı altı aylık ithalatı da karşılar düzeye geldi. Geçen yıl bu süre dört aydı. Pek çok gelişmekte olan ülkede döviz rezervlerinin ithalatı karşılama oranı 2 ay civarında bulunuyor.
Ekonomide gidişat böyleyken, geçen yıl "Türkiye batacak. Dolar 2.5 lira olacak" yorumlarıyla vatandaşı korkutanlar, şu sıralar adeta bir yerlere gizlendi. Ama bu ülkenin sırtından kolay para kazanmak için gene mutlaka ortalığa dökülecekler. Sakın onların dediklerine inanmayın. Çünkü Türkiye ekonomisinin kırılganlığı azaldı. Ekonomi şoklara daha dayanıklı hale geldi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.