YAZARA MAİL GÖNDER Moody's IMF hastanesindeki ülkeye iyi not verirken, Türkiye'ye niçin vermiyor?

YAZARLAR

Moody's isimli kredi derecelendirme kuruluşu Türkiye'nin notunu yatırım yapılabilir seviyenin altında tutmaya devam ediyor. Önceki gün halk arasında notçu olarak adı geçen bu kuruluş yaptığı açıklamada, Türkiye'nin notunun artması için özel sektörün dış borcunun azalması ya da resmi döviz rezervlerinin artmasını istedi.
Halbuki Türkiye'nin resmi döviz rezervleri 122 milyar doları geçiyor. Ve 88.5 milyar doları özel sektöre ait 99.3 milyar dolarlık toplam kısa vadeli dış borç tutarının, resmi rezervler yaklaşık 20 milyar dolar üzerinde bulunuyor. Bir kıyaslama yaparsak, notu yatırım yapılabilir seviyede bulunan ülkelerden Hindistan'ın resmi döviz rezervleri kısa vadeli borçlarının yüzde 50'sini, Şili'nin ise yüzde 60'nı ancak karşılayabiliyor.
Gelelim notlama yaparken Moody's tarafından objektif ilkelerin uygulanıp uygulanmadığına... Hemen bir örnek verelim 18 Ocak 2013'te IMF ile 33.8 milyar dolarlık esnek kredi anlaşması yapan ve sürekli IMF hastanesinde koruma altında tutulan Polonya'nın notu A2 seviyesinde bulunuyor.
Moody's IMF hastanesindeki Polonya ekonomisini adeta mükemmel bir ekonomi olarak notluyor. Oysa Polonya'nın 2012 kamu borçlarının milli gelirine oranı yüzde 62.5, faiz dışı bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 0.6, büyüme hızı yüzde 2.2. Yine 2013 beklentileri ise kamu borç yükünde yüzde 63.3, faiz dışı açık yüzde 0.5, büyüme hızı yüzde 1.7 olarak tahmin ediliyor.
Türkiye'nin 2012 verilerine göre kamu borç yükü yüzde 36.5, faiz dışı bütçe açığı yok hatta yüzde 1.2 fazlası var ve büyüme hızı yüzde 3 düzeyinde bulunuyor. 2013 beklentileri ise kamu borç yükünde yüzde 35, faiz dışı fazla yüzde 1.1, büyüme hızı yüzde 4 olarak tahmin ediliyor. Bu verilere göre hangi ülkenin kamu borçlarını daha kolay ödeyebileceği kıyaslandığında Türkiye'nin açıkça daha kolay ödeyebileceği ortaya çıkıyor. Ama bütün bu daha iyi verilere rağmen Türkiye, Moody's tarafından yatırım yapılamaz Ba1 seviyesinde tutulurken, Polonya, bırakın "yatırım yapılabilir"i çok iyi seviye olan A2 düzeyinde bulunuyor. Böylece Türkiye'ye yabancı sermaye girişi sınırlandırılarak, faizler yapay olarak yüksek tutulup Türkiye halkının soyulması kolaylaştırılıyor.
Peki niçin böyle adaletsiz bir notlamayla karşı karşıya kalıyoruz? Bu adaletsiz notlamayı şöyle açıklayabiliriz: Reuters'in haberine göre önceki gün Abu Zubaydah isimli mağdurun avukatları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurdu. Ve avukatlar, AİHM'ye Polonya'da siyah bölgeler olarak bilinen Varşova'ya 180 kilometre uzaklıktaki Stare Kiejkuty köyünde bulunan CIA işkencehanesinde El Kaide şüphelisi olarak Zubaydah'ın işkence gördüğünü belirttiler. Ve Polonya hükümetinin 2008'de açılan CIA işkencesi davasını savsakladığı ve bugüne kadar hiçbir işlem yapmadığını bildirdiler.
Niye anlattık bütün bunları? İşte Polonya'ya verileri Türkiye'den iyi olmadığı halde fevkalade ekonomi muamelesi yapılıp notunun A2 olmasının nedeni bu siyah bölgeler olabilir. Çünkü Avrupa'da Polonya, Litvanya ve Romanya CIA'ya küresel işkencehane açma izni veren ülkeler olarak biliniyor. Ve sağladıkları siyah bölge imkânıyla bu ülkeler CIA koruması altına alınıyor.
Anlayacağınız, Moody's şimdi CIA'ya işkencehane açma izni veren bu ülkeye notlama yaparken acaba bir yerlerden emir alıp almadığını ya da menfaat sağlayıp sağlamadığını açıklamalı. Aksi takdirde CIA'nın siyah bölgelerini örtmekten sorumlu bir kredi derecelendirme kuruluşu olarak anılabilir. Çünkü Türkiye için önceki gün Moody's'in yaptığı not artırım önerileri hiç inandırıcı değil.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.