YAZARA MAİL GÖNDER Bazıları borçlarını vatandaşın sırtına yüklemek mi istiyor?

YAZARLAR

İki yüz yıldır ilk defa Türkiye'de bütçenin iki yakası bir araya geldi. Devlet borçları milli gelirin yüzde 36'sına geriledi. Net devlet borcunun milli gelire oranı yüzde 16 oldu. Hatta devlet dış borçları ve dış varlıkları mahsup edildiğinde devletin net dış borcu kalmadı. Devletin ilk defa 25.9 milyar dolar net dış varlığı oluştu. Tabii bu süreçte IMF vesayeti bitirildi. Mayıs 2008'den beri Türkiye bütçesi seçilmiş hükümetçe hazırlandı. Böylece kamu harcamaları belli bir çıkar grubunun yerine halkın yararına tasarlandı. Eğitim ve sağlık harcamaları fırsat eşitliğini sağlayacak şekilde çoğaldı. Böylece fakir çocuklarının artık toplumda karar verici mesleklere girebilme olanağı arttı. Ama gelin görün ki bu yeni gelişmeler Türkiye'de bütçe rantlarıyla geçinen sermayedar grupları rahatsız etti. Kendi şirketlerinin içini boşaltıp, İstanbul yaklaşımı, Bebek buluşması, Yeniköy zirvesi gibi isimlerle halkın sırtına borçlarını yıkma olanağı ortadan kalktı. Böylece kendi şirketinin içini boşaltıp devletin sırtına yükleyip halkın vergileriyle bu borçların ödenmesi devri kapandı.
Gelelim Taksim'de başlayan olaylara... Taksim'de başlayıp yaygınlaşan olaylar bazılarına yine eskiye dönme fırsatını verebilir. Bu olayları kullanarak ekonomideki olumlu beklentileri olumsuza çevirip yine bu ülkeyi IMF vesayetine sokup, eskiden olduğu gibi devleti borçlandırıp kendi borçlarını bu paralarla ödetmeyi deneyebilirler. Çünkü yakın dönemde benzeri bir olayı yaşadık. Turgut Özal, dış ticareti serbestleştirip, Türk parasını konvertible yapınca pek çok kaçakçı ve rantçının haksız kazançları kesildi. Böylece devlet bütçe gelirleri çoğalarak bu gelirlerle pek çok altyapı yatırımı ve toplu konut inşa edildi.
Yine o dönemde orta direk adı verilen orta gelir seviyesinin refahı yükseldi. Halkın refahı yükselirken, kaçakçı ve rantçıların haksız kazançları kesilince, çıkarları zedelenenler Özal'a suikast düzenledi. Ardından Türkiye ekonomisini yatırım yapılabilir kredi derecesi olan BBB'ye yükselten Özal, aniden öldü. Özal'ın zehirlendiği iddiası kuvvetli delilleri olan bir iddia olarak hâlâ ortada duruyor.
Peki niye anlattık bütün bunları? Çünkü Türkiye'de devlet bütçesine çeki düzen verenler pek yaşatılmıyor. İlk defa Osmanlı'da 1652'de bütçe hazırlayıp devlet harcama ve gelirine çeki düzen veren Sadrazam Tarhuncu Ahmet Paşa'nın o dönemin elitleri, saray ve çevresince hayatına kıyıldı. Yakın dönemde ekonomiyi düzelten, kaçakçıların haksız kazançlarına son veren Turgut Özal zehirlendi. Çünkü elitler Özal'ı istemedi. Şimdi devletin iki yakasını bir araya getiren, bütçe açığını kapatıp devlet borçlarını azaltan, IMF vesayetini bitiren, kamu harcamalarını fakirlerden yana tasarlayan Başbakan Erdoğan'a karşı bir girişim başladı. Anlayacağınız bu filmi daha önce gördük. Bütçeyi eskiden olduğu gibi yine soymaya hazırlananlara bu ortamı sağlamamak gerekiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.