YAZARA MAİL GÖNDER Faize IMF müdahale etti

YAZARLAR

Dün Merkez Bankası 23 Temmuz'da yapacağı para politikası toplantısında faiz koridorunu gözden geçireceğini açıkladı. Bu açıklamanın hemen ardından televizyonlarda canlı yayında bazıları çok sevindi. Küresel tefecilere yaranmak için "Ben demiştim, ben yazmıştım" diyenler bile çıktı.
Çünkü faiz lobisi Merkez üzerine yoğun bir baskı yapıyordu. Bir de unutmadan belirtelim dün faiz lobisi öyle sevindi ki faizler artacak olmasına rağmen hisse fiyatları hızla yükseldi. Oysa faiz artacağına göre hisse fiyatının düşmesi gerekirdi. Demek ki faiz lobisi her koldan yoğun çalışıyor. Ve Başbakan Erdoğan'ın "3 Haziran'da borsa çöküşünü faiz lobisi yaptı" tespitini dün doğruladılar.
Peki Merkez 23 Temmuz toplantısında faiz artırır mı? Eğer artırırsa erken davranmış olur. Çünkü Amerikan Merkez Bankası Başkanı Bernanke'nin gevşek para politikasından çıkış planı henüz tam şekillenmedi. İşte bu nedenle erken faiz artırımının sıcak paracıya ucuza döviz sağlamaktan başka bir faydası olmaz.
Yine aynı kısır döngünün içine girip yüksek faiz-düşük kur uygulamasına devam ederiz. Türkiye, dış ticarete konu olan mal yani bilgisayar, televizyon, salça üreteceğine lüks lokanta, lüks konut, lüks arabaya kaynaklarını yatırır. Böylece bu ülke sürekli döviz sorunu yaşayan bir ülke olarak kalmaya devam eder. Tabii aynı zamanda faiz lobisinin baskılarına karşı koyamayız. Niye karşı koyamayız? Çünkü bu filmi sürekli oynatırlar, seyretmek zorunda kalırız.
2006'da oynayan film neydi şimdi onu hatırlayalım… Yine Amerikan Merkez Bankası gevşek para politikasını terk edip faiz artırmaya başladı 2006'nın baharında. Bunun üzerine gelişmekte olan ülkelerden sıcak para çıkışı oldu.
Ve Merkez Bankası sıcak para çıkışını durdurmak için politika faizlerini tam dört puan arttırdı. Bu faiz artışının ardından döviz fiyatları geriledi ama Türkiye ekonomisinde kaynak dağılımı bozuldu. İşte o dönem anısını eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz da önceki gün açıkladı. Yılmaz "2006 mayıs-haziran dalgalanmasında bazı yabancı fonlar Türkiye'den çıkmak istediler. Onlar ne faiz verirseniz verin çıkmak istiyorlardı.
O dönemde biz Merkez Bankası olarak yüksek faiz artırımı yerine döviz satmak istedik. Böylelikle maliyetlerini azaltmak söz konusu olacaktı. Ama IMF faiz artırmamızı istiyordu. Bu nedenle faizleri dört puan artırmak zorunda kaldık" diyor. Yine o dönemin IMF Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger, Türkiye'ye bu faiz artışını yaptırmakla hata ettiklerini bir süre sonra itiraf etti.
Peki Merkez faiz artırırsa ne olacak? Şu olacak; sıcak paracılar bu ülkeyi yine teslim alacak. Kısa vadeli borç alıp lüks lokantalarda yiyip içmeye devam, lüks konuta devam, lüks otomobile devam... Üç ay sonra "Sıcak paracı faizi artır, yoksa giderim" diyecek, yine faizi artırmak zorunda kalacağız. Oysa Merkez, Bernanke'nin sisli açıklamalarının netleşmesini bekleyip faiz artırımına ona göre karar vermeli. Anlayacağınız elindeki dövizi ucuza kaptırıp, sıcak paracının haksız kazancına izin vermemeli.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.