YAZARA MAİL GÖNDER Merkez faiz lobisine teslim oldu mu?

YAZARLAR

Merkez Bankası dün politika faizini sabit bıraktı. Borç verme faiz oranlarını ise çoğalttı.
Bunu yaparken gerekçe olarak enflasyonun hedefin üstünde seyrettiğini söyledi.
Tabii enflasyon hedeflemesi rejiminde Merkez Bankası faiz artırarak enflasyonu önleyemeyeceğini bildiğinden politika faizini değiştirmedi. Sadece sıcak paracıların isteği yönünde borç verme oranlarını 0.50 puan çoğaltarak 7.25'ten 7.75'e yükseltti.
Aslında bu artış sıcak para satanlara güzelleme yapan faiz lobisinin isteğini de tam olarak karşılamıyor. Çünkü onlar en az 2.5 puanlık artış beklerken Merkez son iki toplantısında ancak 1.25 puanlık artış yaptı.
Şeytan azapta gerek diyen Merkez, döviz kurlarını yüksek tutup sıcak paracılara eziyet ediyor anlaşılan. Yine Merkez dün yaptığı açıklamada cari açığın altın hariç daralmaya başladığını belirtti. O halde Merkez'in dış dengede kur etkisini dikkate aldığını ve kolayca lobiye teslim olmadığını söyleyebiliriz.
Peki faiz lobisi niye Merkez'den faiz artışı istiyor? Lobi aslında kur garantisi istiyor. Çünkü döviz kurları sıcak para girişinin azalmasıyla yükselince bu yeni durum onların kârlarını azalttı. Hatırlayacaksınız 2006'da yine ABD Merkez Bankası faiz artırdığında gelişmekte olan ülkelerden sıcak para çıkışı başlayınca bizim Merkez borç verme faizini tam 6 puan yukarıya çekerek yüzde 22.50'ye yükseltti.
Böylece Türk lirasını değerlendirip faiz lobisinin isteğini tam anlamıyla gerçekleştirdi. Fakat o tarihte Merkez'in enflasyon hedefi yüzde 5 düzeyindeydi, faizlerin aşırı yükseltilmesiyle enflasyon düşeceğine hızla artarak yüzde 9.7 oldu.
Demek ki faiz artışıyla enflasyonu düşürmek mümkün olmuyor. Çünkü enflasyon hedeflemesi rejimi petrol, gıda türü küresel emtia fiyatlarına karşı kırılgan.
Gelişmekte olan merkez bankalarının "enflasyon hedefi aşıldı" diyerek faiz artırması hem işsizliği çoğaltıyor, hem de dış ticarete konu olmayan mal fiyatlarını çoğalttığından enflasyonu yükseltiyor. İşte bu durumda dış dengeyi faiz artırarak sıcak parayla sağlamak yerine döviz kuruyla sağlamak en akılcı yol oluyor.
Gelelim sıcak paracıların itirazlarına... Dün bazı lobi elemanları cari açığı kapatmak için döviz girişine ihtiyaç olduğunu, bu nedenle Merkez'in faizleri yeterince artırmadığından döviz girişinin durduğunu ileri sürdü. Oysa tam aksine artık sıcak para girişini azaltmak şart. Çünkü lobi elemanları cari açığı döviz açığı olarak tanımladıklarından vatandaşı yanıltıyorlar.
Oysa cari açık ürettiğinden fazla harcamak anlamına gelir. Nominal döviz kurları reel kura yakın olmadığı takdirde ülke ürettiğinden fazla harcar.
Çünkü değerli para nedeniyle dış fiyatlar ucuzladığından ülke içinde üretmek kârlı olmaktan çıkar dışarıdan almak kârlı hale gelir.
İşte bu nedenle faiz lobisinin aldatmacasına inanmayalım.
Kısaca cari açığı faiz değil ülkelerin emek verimliliklerini doğru yansıtan döviz kuru kapatır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.