YAZARA MAİL GÖNDER Erdoğan'ı ekonomik kriz çıkartarak niye düşüremezsiniz?

YAZARLAR

Son iki yüz yılda Türkiye altı defa borçlarını ödeyemez hale geldi. Ekonominin krize girmesinin nedeni hep kamu bütçe açıkları oldu. Çünkü kamu bütçe açıkları dış borçlarla finanse edildi. İç ya da dış şok halinde siyasetçi ve bürokratlar devlet borcunun yönetimini yapamadığı için borçlar ödenemedi, ülke ekonomik krize sürüklendi.
İşte son iki yüz yılda bu krizleri yaşayan Türkiye son on yılda en önemli değişimi kamu maliyesinde yaptı. 2001 krizinin ardından 2002'de yapılan 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile "hazine borçlanması bütçe açığıyla sınırlandırıldı." Bahse konu kanun öncesinde bu türden bir borçlanma sınırı yoktu. Yine 2003'te yapılan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile "bütçede yeterli ödeneği bulunmayan işler için yüklenmeye girişilemez" kuralı getirilerek, bir lira ödenekle gelecek yıllara geçen mali yükler, engellendi. Dolayısıyla bütçede popülizmin önüne geçildi. Ve devletin yetersizliklerini ortadan kaldırmak için özelleştirmeye hız verildi.
Şimdi aklınıza hemen "bu iki maddeyle mi ekonomi sağlam hale geldi?" sorusu gelebilir. Tabii ki bu iki maddeyle ekonomi sağlam hale gelmedi. Bu maddelerin uygulanmasıyla ekonomi sağlam hale geldi. Yine özelleştirme yapılarak devlet verimli hale getirildi. Böylece bütçe açıkları ve kamu borçlanması azaltıldı. Devletin piyasalardan aşırı para kullanımından vazgeçildi. Dolayısıyla faizler geriledi. Ve özel sektör ucuz parayı kullanarak yatırımlarını çoğaltınca son on yılda fert başına gelir Dünya Bankası'nın belirttiğine göre tam üç kat arttı. Niye Dünya Bankası'nın görüşünü söylüyoruz? Çünkü bazıları bu ülkede yapılan iyi işlere inanmaz. Onlar, fert başına gelirin son on yılda üç kat artmadığını, milli gelirin yanlış ölçüldüğünü iddia ettiklerinden onlara IMF'nin ikiz kardeşi Dünya Bankası'nın web sitesindeki açıklamasını veriyoruz. Çünkü onlar yabancı kaynağa inanmıyorum diyemezler.
Niye anlattık bütün bunları... Son günlerde gelişmekte olan ülkelerden para çıkışıyla dolardaki yükselişin Türkiye'yi krize sokacağını zannedenler var. Oysa Türkiye diğer yükselen ülkelerden ayrıştı. Yükselen ülkelerden Hindistan, Brezilya, Polonya, Güney Afrika, Endonezya'nın bütçe açıkları ve kamu borçları yüksek düzeyde bulunuyor. İşte bu nedenle Hindistan parası son üç ayda yüzde 24 değer kaybetti. Yine IMF yükselen kamu borç yükü nedeniyle Brezilya'yı uyardı. Bugünün küresel koşullarında bütçe finansmanı için borçlanmakta zorlanabilir bu ülkeler. Oysa Türkiye'de bütçe açığı yok. Hatta yüksek özelleştirme geliri nedeniyle bütçe fazlası var.
O halde devletten kaynaklanmayan cari açık risk olamaz, özel sektör tarafından yönetilebilir. Dolayısıyla fırsat bu fırsat diyerek faiz lobisinin desteğiyle ekonomik kriz çıkartıp Hükümeti yıkarız diyenler umutlanmasın. Başbakan Erdoğan iki yüz yıllık yüksek bütçe açığı problemini çözdü çünkü.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.