YAZARA MAİL GÖNDER Erdoğan görevini iyi yapıyor sıra özel sektörde

YAZARLAR

Gelecek üç yılın ekonomik yol haritası açıklandı. Buna göre büyüme 2014'te yüzde 4, enflasyon 5.3, işsizlik yüzde 9.4 olacak. Üç yılın sonunda 2016'da büyüme yüzde 5, enflasyon yüzde beş, işsizlik yüzde 8.9 düzeyine gerileyecek.
Yine programa göre; doların Türk parası karşısındaki nominal değeri yıl ortalaması dikkate alınarak 2014'te 1 lira 98 kuruş, 2015'te 2 lira 04 kuruş, 2016'da 2 lira 10 kuruş olarak varsayılıyor. Gelelim cari açığa... Cari açığın milli gelire oranı 2014'te yüzde 6.4, 2015'te yüzde 5.9, 2016'da yüzde 5.5 olacağı düşünülmüş. Rakamları sıraladıktan sonra risk faktörü olarak görülen cari açığı ele almakta fayda var.
Peki neydi cari açık? Hemen hatırlatalım. Cari açık ürettiğinden fazla harcamak anlamına geliyor. Yine ülkenin toplam tasarruflarıyla toplam yatırımları arasındaki fark olarak da tanımlanıyor.
O halde ürettiğinden fazlasını kim harcıyor? Devlet harcamıyor.
Çünkü programda bütçe açığının milli gelire oranı 2016'da yüzde 1.1'e geriliyor.
Kamu borç yükü 2013'te yüzde 35, 2016'da yüzde 30'a düşüyor. Devletin faiz giderlerinin milli gelire oranı 2016'da yüzde 2.4'e düşüyor. Şimdi kamu maliyesi verilerine baktığımızda on bir yıl öncesine göre durum oldukça iyi. Çünkü bütçe açığının milli gelire oranı on bir yıl öncesiyle kıyaslandığında yüzde 24'ten 2013'te yüzde 1.2'ye geriledi.
Devlet borç yükü yüzde 94'ten yüzde 35'e düştü. Devletin faiz ödemeleri milli gelirin yüzde 14.8'i düzeyindeyken bu yıl yüzde 3.2'sine düştü. O halde devlet ayağını yorganına göre uzatıyor. Topladığı vergilerin bir kısmını harcamayıp kamu borç stokunu azaltıyor. Kısaca on bir yıl öncesinde topladığı vergilerin üzerine bir de piyasalardaki parayı çekip alan, bu da yetmediği için dışarıdan borçlanan canavar devlet (leviathan) yerine piyasalardaki parayı vatandaşına bırakan, böylece paranın fiyatı olan faizi yüzde 70'ten yüzde 8 düzeyine gerileten bir devlet var. Dolayısıyla on bir yıl önce cari açığı yaratan devlet yok artık. O halde bu başarıyı sağlayan Başbakan Erdoğan ve ekibinin görevlerini iyi yaptığını söyleyebiliriz.
Peki işini kim iyi yapmıyor?
Ürettiğinden fazla harcayan, Türkiye'de kazandığını yurtdışına çıkartıp tekrar kendi şirketine borç veren, özel sektörün, işini iyi yapmadığını söyleyebiliriz. Dünyanın hiçbir ülkesinde kâr payı dışında, şirketinden para çekip çocuğuna lüks otellerde düğün yapan, lüks ev, araba alan sermayedar yok. Ama CHP istediği için bizde var maalesef. Çünkü CHP genel başkanı, yardımcıları ve grup başkan vekilinin profesyonel işleri yeminli mali müşavirlik olduğundan patronlara yaranmak için ticaret kanununa bu maddeyi zorla koydurdular. İşte şirketine sermaye koyacağına kendi parasını borç veren özel sektör bu yöntemden vazgeçmediği takdirde kurumsal tasarruflar artmaz, cari açık kapanmaz. Dolayısıyla Erdoğan görevini iyi yaptığına göre artık sıra özel sektörde, onlar da işini iyi yapmak için çaba göstermeli.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.