YAZARA MAİL GÖNDER Faiz lobisinin planı nasıl bozuldu?

YAZARLAR

Hatırlayacaksınız faiz lobisi Gezi olaylarını fırsat bilip 3 Haziran 2013'te İstanbul hisse senedi piyasasında çöküş yarattı. Bir günde BİST endeksi yüzde 10.4 düştü. Oysa o çöküşün olmasını gerektirecek bir ekonomik bozulma söz konusu değildi Türkiye'de. Üstelik önemli bir makro gösterge olan kamu bütçesi fazla veriyordu.
Gelelim faiz lobisinin o dönemde yarattığı bilgi kirliliğine... Lobi, 3 Haziran 2013'te kurduğu çöküş tuzağının ardından medyada her zaman olduğu gibi büyük bir gürültü yaratarak Türkiye'den döviz çıkışı olacağını, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerinin bu çıkışı karşılayamayacağını ileri sürdü. Tabii koro halinde yaratılan bilgi kirliğinin ardından düşük düzeyde seyreden faizler hızla yükseldi. O dönemde yüzde 6 seviyesinde olan en aktif tahvilin faizi yüzde 11.5 düzeyine kadar çıktı. Dövizde yaşanan spekülatif atakları karşılamak için Merkez Bankası, 3 Mayıs 2013'te 133.4 milyar dolar olan altın dahil döviz rezervlerinden, 12.5 milyar dolar tutarında döviz satışı yaptı. Satışlar nedeniyle rezervler 19 Temmuz 2013'te 120.9 milyar dolara geriledi. Böylece faiz lobisi istediğini elde etti, faizleri yükseltti. Fakat lobinin kalıcı olmasını istediği plan tutmadı, bozuldu.
Niye böyle bir değerlendirme yapıyoruz ve lobinin planının bozulduğunu söylüyoruz? Çünkü 4 Ekim 2013 itibariyle Merkez Bankası'nın döviz rezervleri altın dahil 120.9 milyar dolardan 129.2 milyar dolara yükseldi. Yine en aktif tahvilin faizi o dönemde yüzde 11.5 düzeyindeydi dün yüzde 7.5 seviyesine geriledi. Böylece lobinin yarattığı bilgi kirliliğine rağmen Merkez'in döviz rezervleri çoğaldı. Gösterge tahvil faizleri geriledi.
Bu arada IMF'nin son Türkiye ziyaretinde yine faiz lobisi etkili bir kulis yaparak faizlerin artması gerektiğini belirtti. Bu konuda başarılı da oldu. Başarılı oldu diyoruz, çünkü IMF konsültasyon raporunda Merkez'in faiz artırması gerektiğini ileri sürdü. Tabii İstanbul'da bazı bankacılar IMF'ye faizler artmazsa çok para kazanamayacaklarını söylediler. Onların sözcüsü gibi davranan IMF de raporunda konuya değindi. Oysa tam aksine bu ortamda faiz artışı Türkiye'nin rekabet gücünü azaltacağı için ihracatı olumsuz etkileyen, ithal mallarını ucuzlatacak bir karar olacaktı. Böylece faizler artınca tasarruflar artacak yalanıyla aslında tasarruflar azalacak, Türkiye daha çok dış borca ihtiyaç duyacaktı. Neyse ki dün Merkez, IMF ve faiz lobisi ikilisinin tertiplediği bu tuzağa düşmedi. Merkez, politika faizlerini çoğaltmadı. Politika faizi olan bir haftalık repo faizini yüzde 4.5, faiz koridorunun alt sınırı borçlanma faizini yüzde 3.5, üst sınırı borç verme faizini yüzde 7.75'te tuttu. Anlayacağınız faiz lobisi- IMF ikilisinin hazırladığı bir tuzağı daha böylece atlatmış olduk.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.