YAZARA MAİL GÖNDER Kriz bitti mi?

YAZARLAR

Amerikan Merkez Bankası (AMB) Kasım 2008'de başlattığı parasal genişlemeyi önceki gün azaltmaya başladı. Banka, her ay aldığı 85 milyar dolarlık konut ve hazine bonosu tutarını 10 milyar dolar azalttı. Ve konut bonosu alımlarını 40'tan 35 milyar dolara, hazine bonosu alımlarını 45'ten 40 milyar dolara indirerek aylık toplam bono alımını Ocak 2014'ten uygulanmak üzere toplam 75 milyar dolara geriletti. Tabii bu arada politika faizini yine yüzde 0 ile 0.25 olarak bıraktı. Bu arada politika faizlerinin işsizlik oranı yüzde 6.5 düzeyine gerileyene kadar düşük düzeyde kalacağı belirtildi.
Gelelim parasal genişlemenin nasıl bir süreç izlediğine... Hatırlayacaksınız 15 Eylül 2008'de Lehman Brothers yatırım bankasının batışının ardından piyasaları canlandırmak için AMB Kasım 2008'den itibaren 600 milyar dolarlık konut bonosu ve ardından Kasım 2010'dan başlayarak bu defa 600 milyar dolarlık hazine bonosu alımına başladı. Tabii bütün bu parasal genişleme piyasalarda istenen canlanmayı sağlamayınca AMB, 13 Eylül 2012'de her ay 40 milyar dolar tutarında konut bonosu ve 12 Aralık 2012'den başlayarak her ay 45 milyar dolarlık hazine bonosu almaya başladı. Ve Mayıs 2013'e gelindiğinde ekonomide olumlu verilerin geldiğini söyleyerek AMB Başkanı Bernanke bu defa varlık alımlarını azaltabileceklerini ileri sürdü. Ve bu açıklama küresel piyasalarda oynaklığa neden oldu. Amerikan 10 yıl vadeli hazine tahvil faizleri hızla yükselerek yüzde 1.80'den yüzde 2.90 düzeyine ulaştı. Tabii bu faiz artışı nedeniyle yükselen ülkelerden para çıkışı görüldü. Hindistan, Endonezya, Brezilya, Güney Afrika, Güney Kore paralarında yüzde 20'leri aşan değer kayıpları yaşandı. Bu arada Türk parası Amerikan doları karşısında yüzde 11 değer kaybetti. Türkiye'nin bütçe açığının ve kamu borç yükünün düşük düzeyde olması bu dış şokun etkisini azalttı. İşte yaklaşık altı ay önce açıklanan parasal daralma düşüncesi önceki gün uygulamaya kondu. Ve uzun bir bekleyişin ardından küresel piyasalarda dolar diğer ülke para birimleri karşısında değer kazandı. Euro/dolar paritesi 1.38 düzeyinden 1.3650'ye geriledi. Bu arada altın ons (31.1gram) fiyatı 1.198 dolara kadar geri çekildi.
Peki bundan sonra ne olacak? Varlık alımlarının azaltılmaya başlanması krizin artık bittiğini gösteriyor bize. Ve bundan sonra yumuşak bir geçişle küresel ekonominin normalleşeceğini söyleyebiliriz. Fakat bu arada varlık alımlarının azaltılmasının ardından küresel piyasalarda oynaklık yaşanmaya başladı. Amerikan on yıl vadeli tahvil faizleri yüzde 2.93'e yükseldi. Türk parası değer kaybetti, faizler yükseldi, hisse fiyatları geriledi. Tabii bu arada Türkiye'de operasyonların piyasalara olumsuz etkisinin ağırlığını da unutmamak gerekiyor.
Kısaca kamu maliyesi güçlü olduğundan, Türkiye, varlık alımlarının azaltılmasından kazançlı çıkacak. Çünkü sıcak para girişi azalacak.
Böylece bu ülke lüks tüketim yerine dış ticarete yönelik mal üretmeye daha çok yatırım yapacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.