YAZARA MAİL GÖNDER Hani ekonomik kriz çıkacaktı?

YAZARLAR

Bazıları bu yıl Türkiye'de seçimler nedeniyle kamu harcamalarının hızla artacağını, dolayısıyla bütçe açığının çoğalıp krize neden olacağını ileri sürüyor.
Oysa Hazine Müsteşarlığı cuma günü nakit dengesini açıkladı. Seçim öncesi olmasına rağmen Hazine nakit dengesi şubatta 1 milyar 906 milyon lira fazla verdi. Ve bu yılın ilk iki ayında yani ocak-şubat toplam nakit fazlası 1 milyar 246 milyon lira oldu.
Yine faiz dışı fazla (primary surplus) şubatta 4 milyar 467 milyon lira olarak açıklandı.
Bu yılın ilk iki ayında faiz dışı fazla toplamı 7 milyar 584 milyon liraya ulaştı. Peki ne anlama geliyor faiz dışı fazla? Şu anlama geliyor: Topladığınız vergilerin bir kısmını harcamayıp kamu borç stokunu azaltıyorsunuz.
Böylece kamu borç yükü azalıyor. Dolayısıyla düşük kamu borç yükü nedeniyle kredi verenlerin Hazine'ye güveni artıyor.
Daha uzun vadeli ve düşük faizli borçlanma olanağı ortaya çıkıyor
.
Tabii aynı anda kamu maliyesi sürdürülebilir hale geliyor.
Hemen rakam vermekte fayda var, kamu borçlarının milli gelire oranı 2013'te yüzde 35 oldu, 2014 sonunda yüzde 33'e gerileyecek.
Bu rakam yani kamu borç yükü 2002'de yüzde 94'e yükselmişti. Bu arada Hazine'nin 2002'de 9.4 ay olan ortalama nakit iç borçlanma vadesinin 2013 sonunda 74.3 aya yükseldiğini hatırlatmakta fayda var.
Peki kamu maliyesindeki bu gelişme ne anlama geliyor? Faiz dışı fazla verilerek kamu borç yükünün azaltılması, devletin her yıl yaptığı net borçlanma tutarını azaltıyor. Hemen rakamları verelim: Devlet 2012'de 17.4 milyar lira net iç borçlanma yaparken 2013'te 13.1 milyar lira net iç borçlanma yaptı. Böylece artık devlet, para ve sermaye piyasalarından daha az kaynak kullanarak özel sektöre yeni olanaklar yaratıyor.
Ve özel sektör daha fazla borçlanma olanağı bulduğundan yatırımlarını çoğaltabiliyor. Bu arada devletin borç yükünün azalmasıyla gelecekte ödenecek vergi tutarları öngörülebilir oluyor.
Aksi takdirde artan borç yükü nedeniyle gelecekte ödenecek vergilerin hızla çoğalacağını söyleyebiliriz.
İşte Türkiye azalan borç yükü nedeniyle yatırım için diğer ülkelere göre cazip hale geliyor.
Neden cazip hale geliyor?
Çünkü zengin ülkelerden ABD, İngiltere ve Euro bölgesi kamu borç yükü tutarları sırasıyla yüzde 108, yüzde 90 ve yüzde 85 olarak sıralanıyor.
Yine Hindistan, Brezilya, Polonya gibi yükselen ülkelerin kamu borç yükü yüzde 60'ın üzerinde seyrediyor. Ve bu ülkeler artan kamu borç yükünü sonunda vergi olarak ödemek zorunda kalacaklar.
İşte borç yükünün yüzde 33'e gerilemesi nedeniyle Türkiye'de böyle ağır vergi ödeme riski olmadığından, bu ülke yatırım için daha cazip hale geliyor. Bu arada "seçim öncesi kamu harcamaları artacak, bütçe açığı çoğalıp kriz çıkacak" diyenler yine yanıldı.
Çünkü kamu maliyesi bu seçim döneminde de disiplinli yönetiliyor.
Ekonomik kriz isteyenlere iyi haber yok maalesef.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.