Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SEVİLAY YAZIYOR SEVİLAY YÜKSELİR

Senin adın neden Kıvırcık, Ali?

Tanımazdım yakınen. Ama eşimden dolayı bilirdim.
O çok iyi tanırdı çünkü.
"Şeker gibidir Ali. Şahane bir şahsiyettir! Büyük ozandır!" derdi hep.
Birçok kez sahnesini izledim.
Bir keresinde masamıza buyur etmiştik.
Sormuştum merakla: "Saç yok kafanda neden ön adın Kıvırcık, Ali Bey?"
Gülmüştü kahkahalarla.
"Sen bakma ama şimdi kel olduğuma ablacığım. Dökülmeselerdi kıvır kıvır olacaklardı!"
Anlatmıştı uzun uzun mazisini...
Ne çileliydi yaşamı.
Çok acımıştım. İçim sızlamıştı öyküsünü dinlediğimde.
Annem verdi acı haberi.
İki gözü iki çeşme.
"Kıvırcık ölmüş kızım" derken sanki evden, aileden birini kaybetmiş gibiydi.
Bütün türkü severler için ayrı bir yeri vardı Kıvırcık Ali'nin.
Nitekim cenazesinde gördüğüm manzara da bunun bir ispatıydı.
Bağışlarıyla yapılan Avcılar'ın Yeşilkent Mahallesi'ndeki Er Mahmut Cemevi'ne giriş de çıkış da neredeyse mümkün değildi.
Kıvırcık'ın türkülerinde kendini bulan sevenleri akın akın gelmişti cenaze törenine.
Nasıl bir sevgi seli.
Nasıl bir ağlayış ardından.
Çok üzüldüm.
Ama çok!
Bir yandan da hayran kaldım tabii.
Genç bir ozanın ardından onbinlerce insanın hep bir ağızdan, "Gurban olam sana Aliiiii" haykırışları ile gözyaşı dökmesi beni çok derinden etkiledi.
Allah bütün ozanlara...
Bütün saz üstatlarına Kıvırcık gibi uğurlanmak nasip etsin.
Güle güle Kıvırcık...
Güle güle sana...
Ruhun şad olsun kardeşim.
Mekânın da cennet...

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA