Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Keşke başa bela olan Başbakan Erdoğan'ın dediği gibi sadece Twitter olsa... Hiç değilse daha kolay olurdu başa çıkmak. Ama ne yazık ki bela olan hepsi, bütün sosyal medya ve hatta internet dünyasının tamamı.
Düşünün öyle bir bela ki bu dünya ABD gibi süper bir güç bile başa çıkamıyor. İpin ucu resmen kaçmış. Ve bu ucun nereye gittiğini bulmak için de artık kimse çabalamıyor. Daha doğrusu çabalayamıyor! Çünkü sonu yok! Sonu bilinmiyor! Evet. Birileri günü kurtarmak için geçici tedbirler alıyor ama tam bir pislik çukuruna dönüşen günümüz sanal dünyasında yine de hiçbir şey değişmiyor. Değiştirilemiyor! Ve sınırsız bir sapkınlık, sapıklık, kirlilik olağanca hızıyla devam ediyor.
Geçenlerde 13 yaşında bir oğlu olan arkadaşım aradı. Bu yazıyı kaleme almamın nedeni de aslında o! Başka çocukların ve ebeveynlerinin onların başına gelen şeyleri yaşamasını istemediğinden bilakis yazmamı istedi (Tamamını aktarmayacağım hikâyesinin çünkü bazı şeyler gerçekten ürkütücü). Oğlu gayet normal bir çocukken son zamanlarda garip davranışlar gösterir olmuş. Bu garipliklerine bir anlam veremediklerinden de bir uzmandan destek istemişler. Oğlanı alıp ünlü bir psikiyatra götürmüşler. 2 saatlik seansın sonunda ise uzmanın; "Bu çocuğun bilgisayarını bir inceleyin. Hangi sitelere giriyor, hangi oyunları oynuyor bi bakın bakalım" tavsiyesiyle baş başa kalmışlar. Sonra yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Şifre koyduğu için biz giremedik bilgisayarına. Ve bunun üzerine durumu anlatıp kocamın işinin ehli mühendis bir arkadaşından yardım istedik. Aldık götürdük bilgisayarı ona. 3 gün sonra aradı ve 'hemen buraya gelmelisiniz' dedi. Gittik ve inanılmaz şeylerle karşılaştık. 13 yaşındaki oğlumuzun girdiği, sörf yaptığı adresleri, oralardan indirdiği dosyaları önümüze koyunca şoka girdik. Tamamen sapıklık, sapkınlık içeren dünya kadar cinsel içerikli sitede dolaşmış ve bizim hiçbir şeyden haberimiz olmamış. Hele aralarında bi tanesi vardı ki, kocamla birbirimizin yüzüne bile bakamadık utancımızdan. İnan hâlâ komadayım ve sakinleştiricilerle ayakta duruyorum. Ve hem kendime, kocama, hem de bu ülkenin bilişiminden sorumlu yetkililerine çok öfkeliyim!"
Arkadaşımın "hele bi tanesi vardı ki" dediği site, "ensest"i özendiren bir siteymiş meğer... Sonradan merak saikiyle ben de girdim sözünü ettiği o siteye ve vallahi midem bulandı. Hakikaten korkunç! Anne oğul, baba kız, kardeşler arasında yaşanan cinselliğin ballandıra ballandıra anlatıldığı iğrenç bir sayfa! Fazlasını anlatmaya benim de psikolojim el vermiyor ama "bu kadar da olmaz!" dedirten bu siteler gerçekten de nasıl bu kadar rahat yayın yapabiliyor ve neden kimse bunlara "dur" diyemiyor akıl alır gibi değil. Sonradan arkadaşımın yardım aldığı o bilgisayar mühendisinin telefonunu aldım. Bu sitelere erişimin nasıl engellenebileceğini öğrenmek için. Teknik olarak bi ton şey anlattı ve sonunda ise; "Engelleyemezsiniz çünkü evdeki internete filtre koysanız bile çocuk isterse başka yerlerden yine bu sitelere erişim sağlar" dedi.
Ayrıca Facebook ve Twitter gibi alanlarda da bu türden sapkınlıkların olduğu tonla sayfa olduğunu söyledi. Ben salak gibi sadece işimin gereği olan alanlarla ilgilendiğimden gerçekten bilmiyordum oralarda da böyle şeyler olduğunu. Varmış. Hem de binlerce. Hele de Facebook'ta. Alenen fuhuşa davet eden sayfalar mı dersiniz, cinsel içerikli pornografik sayfalar mı dersiniz ne ararsanız var. Gerçekten de başımıza bela bu sosyal âlem.
Ve bir anne olarak ben ne yapmam gerektiğini bilemiyorum şu anda. Oğluma yasak koysam Facebook ve Twitter konusunda biliyorum ki birbirimize gireriz. Tavsiyelerde bulunsam; "Aman oğlum, etme, tutma sakın şu sapık sayfalara bakma" diye; ne kadar sözüm dinlenir. Hadi diyelim benimki sözümü dinledi de ihtimam gösterdi. Peki ya dünyadan bihaber olan ana babaların çocuklarını kim durduracak? Onların ruh sağlığının bozulmaması için o iğrenç dünyayla aralarına kim "filtre" olacak?
Zor... Vallahi işimiz çok zor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER