YAZARA MAİL GÖNDER "İnfazlama" sırası Fatih Terim de mi?

YAZARLAR

Futboldan anlamam ama bu dünyayı yakından takip eden bir dost çevrem var. Hafta sonu bu dostlarla beraberdim. Siyasetin o boğucu gündeminden çıkıp, "fitbol" üzerine çoğunlukla erkeklere has muhabbetleri dinleyip şöyle bi kafa dağıtayım derken kendimi acayip bir tartışmanın içinde buldum. "Bu yıl hangi takım şampiyon olur?" "Kim ipi göğüsler?" falan filan derken konu döndü dolaştı geçen yılın şampiyonu G.Saray'a ve Fatih Terim'e geldi.
Terim denilince benim için akan sular durur. Enteresan bir sempatim var benim bu adama. Konu o olunca tabii can kulağıyla dinlemeye başladım hakkında çevrilen muhabbeti. İyiydi güzeldi ancak başka bir takım sempatizanı olan arkadaşlardan biri ansızın başladı Fatih Hoca ile ilgili sallamaya! Ama abuk sabuk! Ağzından çıkanı kulağı duymamacasına.
Tam ben şaşkın şaşkın neler olup bittiğini anlamaya çalışırken devreye fanatik Cimbom'lu arkadaş girdi ve öfkeyle ayağa zıplayarak; "Utanmıyor musun sen hoca için bu lafları etmeye? Nasıl vicdanın el veriyor böyle konuşmaya?" sözleriyle tepkisini gösterdi. Ortam epeyce gerildi. Araya girdik ve "yapmayın, etmeyin" filan deyip teskin ettik; sonunda ortamı yumuşatmaya muvaffak olduk.
Ama beni bir merak sardı. Ortam sakinleşir sakinleşmez yanaştım bizim Cimbom'lu kankanın yanına ve öğrendim tabii işin özünü. Meğer futbol dünyası günlerdir bu konuyu tartışıyormuş. İşin temelinde ise milli takım varmış. Güya hocanın G.Saray ile sözleşmesi sürerken gidip TFF ile görüşmüş ve sözleşmeye rağmen milli takım teknik direktörlüğünü kabul etmişmiş. İşte bunun için hainmiş hoca! Çok büyük kelek atmışmış G.Saray camiasına! Umurunda değilmiş G.Saray filan! Tek derdi paraymış onun v.s v.s...
Bir sürü şey anlattı arkadaş. Fatih Hoca'yı itibarsızlaştırma kampanyası yürütüldüğünü ve bu operasyonun da G.Saray'ın derinliklerinde bir yerlerden idare edildiğini iddia etti. Nasıl ve ne için olduğunu ve bu kirli operasyon ittifakında kimlerin yer aldığını da söyledi ama bunları yazmayacağım. Çünkü bilen biliyor nasılsa bu kirli pasaklı işlerin altında ne olduğunu.
Neyse... Arkadaşa konuyu araştırıp, inceleyip yazacağıma söz verdiğimden eve döner dönmez daldım internete. Ve tabii Fatih Hoca ile ilgili yazılanları çizilenleri okuyunca, TV'lerde hakkında yapılan tartışmaları izleyince şoka girdim. Boşuna değilmiş meğer havalara zıplaması.
Çünkü adamı yerin dibine sokup sokup çıkarmışlar defalarca. Sahtekâr demişler. Üçkâğıtçı demişler. Kumpasçı demişler. Demişler de demişler anlayacağınız! İnanın utandım. Evet futbolla zerre ilgim yok ama kariyeri başarılarla dolu olan bir insanın, böyle aşağılık bir şekilde eleştirilmesi, ne yalan söyleyeyim benim gibi futboldan uzak birini bile delirtti. Bir kez daha anladım ki insan tüketme konusunda acayip usta bir milletiz. Hiççç bakmayız dönüp geriye falan. İster dünya markası olsun, ister ününü, başarılarını uzaydakiler bile duymuş olsun, fark etmez; canımızı sıktı mı o kişi ötesini berisini düşünmeden infazlayıp bırakırız oracıkta. Altın tepsiye koyup elden ele gezdirilecek adamı bi kaşık suda boğar atarız.
"Başka örneğin var mı?" diye soracak olsanız onlarca sayarım geçmişten sizlere. Mesela Ahmet Kaya! Solcuların sesli, dindarların sessiz, ülkücülerin gizli gizli dinlediği, şarkılarıyla tüm memleket insanının gönlünde taht kurmuş, herkesin sanatçısı olan o adam ödül aldığı bir gecede ettiği bir cümle nedeniyle bu zihniyet tarafından "bölücü hain" ilan edilip infaz edildi. Süratiyle dünyayı afallatan, devşirme değil özümüz olan Süreyya Ayhan'ı bu zihniyet aşağılayıp, horlayıp köşeye attı! Türkiye'nin Nobelli olan tek edebiyatçısı Orhan Pamuk üç kuruşluk haberlerle bu zihniyet tarafından küstürüldü. Anlayacağınız say say bitmez attığımız manşetlerle, ettiğimiz iftiralarla itibarsızlaştırıp bir kenara attığımız değerlerimiz.
Diyorum ki bu defa onların istediği olmasın millet! Daha öncekilere yapılanlar gibi Fatih Hoca'yı hedef alan çirkin oyunlara bu defa kayıtsız kalmayın.
O bizim göğsümüzü Avrupa'da defalarca kabartan adam ve lütfen pespaye heriflerin onu yemesine de izin vermeyin!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.