YAZARA MAİL GÖNDER Cumhuriyet'in 90'ıncı yılına yakışır proje!

YAZARLAR

Bir karadan diğer karaya denizin altından ilk geçişim değildi Marmaray. Uzun yıllar evvel İngiltere'ye dil öğrenimi için gittiğimde Manş Tüneli'nde epey heyecan veren bir yolculuk hatıram vardı. Londra'dan binip Paris'te indiğiniz ve 40 km'lik mesafesi denizin içinden geçen Eurostar adlı trenin Manş'a giriş noktası tam da gittiğim okulun bulunduğu Ramsgate kasabasına bitişik Dover'de başlıyor ve Fransa'nın Calais kentinde bitiyordu. Şimdi fiyatları nedir bilmiyorum ama o tarihlerde tünel açılalı 6 ay filan olmuştu ve tanıtım amacıyla belirlenen fiyatlar da gayet uygundu. İşte sırf olayı yaşamak ve tabii bir de uygun tanıtım fiyatından da faydalanmak için bizim okul bir hafta sonu Manş Tüneli gezisi düzenlemişti. Bugün gibi hatırlıyorum, sadece İngilizler ve Fransızlar değil, Avrupa'nın birçok yerinden insanlar deniz altından geçen o trene binmek için Dover'e akın ettiğinden bir cumartesiyi saatlerce kuyrukta bekleyerek geçirmiştik.
Tabii gençlik işte... O kuyrukta beklemelerimiz sırasında da tünel ve trenle ilgili İngiliz basınından haberleri anlatıp birbirimizi acayip korkutmuştuk. Onun için çok takmıyorum ben son günlerde Marmaray ile ilgili ortaya atılan senaryoları... Çok iyi hatırlıyorum Manş Tüneli'ne dair, açılmadan ve ilk açıldığı zamanlar yazılıp çizilen senaryolar Marmaray'la ilgili ortaya atılanlardan çok daha korkunçtu. Yalan yok ben çok ürkmüştüm. Hatta bir ara İsveçli arkadaşımla gruptan ayrılıp okula dönmeyi bile düşünmüştük. Ama teknolojiyle tanışıklıkları ve bağlılıkları bizden çok çok ileride olan Japonların teskin eden konuşmalarıyla sonunda İsveçli kankamla Manş'ın içinde 35 dakika kadar süren o yolculuğu yapmıştık.
Büyük bir deneyimdi benim için. Bir daha kısmet olmadı ama İngiltere'ye bir gittiğimde vaktim olsa Fransa'ya geçerken yine Manş'ın altından gitmeyi tercih ederim. Evet adrenalin ister istemez yükseliyor, insanın içini garipppp bir heyecan ve endişe kaplıyor ama inanın bana çok farklı bir duygu denizin altında yolculuk yapmak.
İşte dün... Tam 19 yıl sonra aynı duyguları hissettim. Yenikapı'dan kalkan Marmaray kısa süre sonra denizin altına girdiğinde yine adrenalinim yükseldi, bedenimi bir garip sıcaklık hissi ve heyecan kapladı ama inanılmaz duygular yaşadım. Fakat tabii bütün bu hisler, heyecanlar falan topu topu 4 dakika kadar sürdü. Çünkü Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan Marmaray adlı trenin denizin altından geçiş süresi bu kadar. Yani 4 dakika! Her gün Avrupa'dan Anadolu yakasına geçmek durumunda kalan insanlar için müthiş bir avantaj. Müthiş bir olay.
Tabii bu enteresan yolculukta bize projenin bir numaralı mimarı, mühendisi, teknik adamı... Ne derseniz deyin işte! O öncülük etti. Bana göre sadece AKP iktidarının değil, Cumhuriyet tarihinin gelmiş geçmiş en başarılı Ulaştırma Bakanı olan Binali Yıldırım. İnanılmaz bir zekâ ve inanılmaz bir özgüven var Sayın Bakan'da. Projenin hikâyesini anlatırken o kadar sade ve o kadar tıkır tıkır ki! İşine, projesine öyle bir hâkimiyet var ki! Sorduğunuz en abuk, olmayacak soruya bile anında cevap verebiliyor. Dinlerken ister istemez diyor ki insan kendi kendine; "Aslında adı Binali değil, Cinali olmalıymış!"
Yürekten tebrik ediyorum. Gerçekten muazzam bir olay Marmaray. Hatıra defterime kalın harflerle yazacağım Marmaray'la dünkü seyahati yaparken aklıma 19 yıl evvel Manş'ta yaşadığım o anlar geldi. Ne kadar uzaktı benzer bir projenin benim ülkemde, üstelik de yaşadığım şehirde hayata geçmesi. Ne büyük bir hayaldi! Ve ne tuhaf dün o hayalin gerçeğe dönüşmesine tanık oldum. Çok güzel ve özel duygulardı.
Cumhuriyet'in kuruluşunun 90. yılına yaraşır bu projenin hayırlar getirmesini temenni ediyorum ve bugün açılışı yapılacak Marmaray'la denizin 62 metre altında olabilme duygusunu muhakkak siz de hissedin diyorum!
Avrupa ve Asya kıtasını birbirine bağlayan tünelde, deniz seviyesinin 62 metre altında Marmaray'ı durdurdu Bakan Yıldırım. İşte o derinlikten bir hatıra.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.