YAZARA MAİL GÖNDER Cemaat'in güvercinleri ne düşünüyor?

YAZARLAR

Dünkü yazımın sonuna bir not düşmüştüm.
Hani şu birkaç Gülen Cemaati gönüllüsünün bir gün evvelki ziyaretinden bahsettiğim not. Dün baktım o notum bazıları tarafından o yana bu yana çekiştirilmeye çalışılıyor.
Böyle bir ziyaretin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını söyleyenler.
Gerçekleşmiş bile olsa asla benim o notta aktardığım gibi görüşlerin hiçbir cemaat gönüllüsü tarafından ifade edilemeyeceğini dile getirenler. "Yalancısın! Demagoji yapıyorsun" diyenler...
Velhasıl diyenler de diyenler...
İzin verseler adlarını açık açık yazacağım o cemaat mensubu dostların ama izin vermiyorlar. Haklılar da. Sonuçta bu görüşleri nedeniyle gönüldaş olduklarını düşündükleri insanların hedefi haline gelmek istemiyorlar. Ama bu çekinceleri emin olun korktuklarından falan değil. Yıllardır hizmet şiarıyla bağlı bulundukları topluluğun bir de böyle bölük pörçük görüntüyle daha fazla yıpranmasını istemiyorlar.
Kaldı ki korksalar kalkıp bana gelmezlerdi. Açık ve net biçimde son günlerde yaşanan tartışmalardan mustarip olduklarını deklare etmezlerdi. Hem sanmayın ki bu rahatsızlıklarını sadece bana anlattı bu insanlar. Diyorlar ki; "Dilimiz yettiğince ifade etmeye çalışıyoruz sıkıntı duyduğumuzu ama maalesef muvaffak olamıyoruz." Bunun üzerine hatta ben sordum. "Kime anlatıyorsunuz?
Kimlere dert yanıyorsunuz?
Mesela Fethullah Gülen'e ulaştırdınız mı bu duygu ve düşüncelerinizi?
" diye. "Hocaefendi'ye bizzat ulaşmamız mümkün değil elbette ama ona ulaşacak isimlerle sürekli istişare halindeyiz" diyorlar cevaben.
İsim de veriyorlar.
Mesela birinin Zaman Gazetesi Yazarı Hüseyin Gülerce olduğunu söylüyorlar.
İddia o ki; son günlerde yaşananlardan dolayı rahatsız olan Cemaat mensuplarının aramalarından dolayı Gülerce'nin telefonları hiç susmuyormuş. Bu arada tek susmayan onun telefonları değil tabii. Gazeteciler, Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşil ve Yardımcısı Cemal Uşşak gibi cemaatin önde gelen isimleri de bu nedenle çok yoğunmuş.
Keşke ziyaretime gelen bu insanların anlattıklarının tümünü sizlere aktarabilsem. İzin vermedikleri için bu mümkün değil ama şunu çok net söyleyebilirim ki; cemaat tabanında acayip bir rahatsızlık var.
Ve bu rahatsızlık bugün baş göstermiş değil. Tarihe 7 Şubat olayı olarak geçen ve hükümetle cemaatin arasına kalın bir set çekilmesine neden olan o olaydan beri var olan bir rahatsızlık. Dershanelerin dönüştürülme kararıyla birlikte artan ve Taraf gazetesinin 2004 yılı MGK kararıyla ilgili yaptığı haberler nedeniyle ayyuka çıkan rahatsızlık.
İnanın cemaatin bu "sessiz çoğunluğu" fena halde demoralize durumda. Özellikle sosyal medya üzerinden yürüyen tartışmalar ve cemaatle bağlantılı görüntüsü veren bazı sivri isimlerin üslubu, argümanları çok canlarını sıkmış. İçlerinden biri aynen şu ifadeyi kullandı:
"Çok üzülüyoruz çünkü bu arkadaşlar yüzünden mesela siz dahi yazarken, cevap verirken tüm cemaati aynı kefeye koyuyorsunuz. Sanıyorsunuz ki herhalde tüm cemaat aynı tarza sahip. Twitter'da size veya başkalarına saldıranların her hareketi bizi derinden yaralıyor.
İnanın orada gördüklerinizin, bizler gibi Hizmet'e gönülden bağlı, Hocaefendi'ye gönülden destek veren insanlarla alakası yok! Bir Müslüman'a, bir mümine yakışmayan işler yapan bu arkadaşların verdiği rahatsızlığı tarif etmemiz imkansız!
"
Biliyorum şimdi bazıları -ki ben onları artık "cemaatin şahin kanadı" olarak anmaya karar verdim.
Çünkü ziyaretime gelenler özellikle bu ayrımı yapmamı istedi- yine inanmayacak bu yazdıklarıma.
Ama varsın inanmasınlar.
Çünkü şu anda isimlerinin açıklanmasını istemeyebilirler ama bu insanların saçma sapan bir hale dönüşen bu durumun biraz daha sürmesi halinde ortak deklarasyon yayınlayacaklarının işaretini aldım ben. "Hocaefendi bu duruma el koymalı artık! Yoksa biz gönül dilinden bihaber bu insanlardan duyduğumuz rahatsızlığı sonunda afişe etmek durumunda kalacağız" diyorlar. Yani "Şimdi 'adımızı yazma' diyoruz size Sevilay Hanım ama bir süre sonra bizzat sizden bunu isteyebiliriz" diyorlar...
Merak ediyorum acaba bu yazdıklarımda ne demek istediğimi başta Ekrem Dumanlı olmak üzere onun ekürisi arkadaşlar anladı mı?
Mesela Emre Uslu... Mesela Önder Aytaç... Mesela Mehmet Baransu ve cemaatin güvercinlerinin ne hissettiği, ne düşündüğü umurunda olmadan bu millete pek bir şahin kesilen bu ağabeylerinin peşinden giden klavye kahramanları...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.