YAZARA MAİL GÖNDER Hey gidi yalan dünya heyy!!!

YAZARLAR

Kırk yıl düşünsem, kırk bin kere hayal etsem aklıma gelmezdi bir gün CHP ile Gülen Cemaati'nin aynı noktada buluşacağı.
Birbirlerine sahiplik edecekleri, kol kanat gerecekleri... Son günlerde bu ikili arasında yaşanan büyük aşkı izledikçe aklıma ister istemez daha düne kadar beni;
"Seni gidi Fethullahçı! Cemaat yalakası!" diyerek yaftalayıp, aşağılamaya çalışan CHP'li dostlar geliyor. Bir de rahmetli Neşet Ertaş'ın dillere pelesenk olan şu "Ahh yalan dünya" türküsü...
Dün bir ara üç-beş ay öncesine kadar bana bu biçimde saldıran o dostları tek tek arayıp nazirede bulunmak geçti içimden ama sonra vazgeçtim.
Çünkü görüyorum ki çok mutlular bu ilişkiden ve arayıp da morallerini bozup heveslerini kırmak istemedim.
Bir de açıkçası bu ilişkiden dolayı benim çekememezlik gibi bir ruh hali içinde olduğumu düşünmelerini istemedim.
Çünkü aksine bu dostlara iki çift laf edecek bu müthiş kozu elime tutuşturdukları için minnettarım.
Neyse... Şahsi mevzuları bir kenara itip şimdi işin özüne bakalım. Yani "Ne alaka CHP-Cemaat ilişkisi?" sorusunun cevabını arayalım.
Sanıyor ki bazıları bu alaka hükümetin dershaneleri dönüştürme kararının ardından baş gösteren gerginlik üzerine başladı. Türkiye'deki dershanelerin yüzde 25'ine sahip Gülen Cemaati'nin hükümetin aldığı bu kararı reddederken başlattıkları kara propaganda ile ortaya çıktı. Evet, CHP ile Cemaat'in yanaşması bu vesileyle görüntülendi ama aslında bu ilişki çok evvel başlamıştı. Ne zaman Mustafa Sarıgül çıkıp "CHP'ye geçip, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmak istiyorum" dedi. İşte ilişki o zaman başladı.
Bilenler bilir. Tam 1 yıl önce bir yazımda Cemaat'in Sarıgül'ün arkasında olduğunu yazmıştım.
Gülmüştü bazıları.
İtiraz telefonları almıştım hem Cemaat, hem de iktidar cephesinden.
Hiç unutmuyorum AB Bakanı Egemen Bağış bir sohbetimizde bu yazım üzerine "Hayal kuruyorsun!" demişti bana. Hayal kurmadığımı, yazdığımın tamamen gerçek olduğunu söylemiştim Bağış'a ama inandıramamıştım.
Sadece onu değil, kimseyi inandıramamıştım.
Sanırım artık benim bir şey anlatmama gerek yok. Çünkü her şey gün gibi ortada. Cemaat Sarıgül'den ötürü CHP'yi seviyor. CHP de Sarıgül sayesinde yakaladığı bu ilişkiyi en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyor. Bu konuda sonuna kadar iddialıyım.
Eğer varsa Sarıgül'ün bu yazdıklarıma bir itirazı çıksın desin ki; "Hayır benim cemaatle böyle yakın bir ilişkim yok!" Ve "Hayır Fethullah Gülen'le hiç görüşmedim. Ondan destek almadım. O bana katiyen 'Mustafa seni oğlum gibi severim.
Korkma çık aday ol! Arkanda biz varız' demedi" desin!
Bakın şuracığa yazıyorum. Sarıgül bunu diyemeyecek. Çünkü yazdıklarım kelimesi kelimesine gerçek. Ha ayrıca derse eğer bu defa diyeceğim başka şeyler var. Bir de şunu not düşeyim.
Bana garip gelmiyor Sarıgül'le Gülen Cemaati arasındaki ilişki. Çünkü bu, onlar açısından yeni başlayan bir ilişki değil. Evveliyatı var. Kaldı ki Sarıgül zaten kendisi deklare ediyor sorulduğunda; "Benim bütün cemaatlerle aram iyidir. Gülenciler de bunlara dahildir. Elimden geldiğince onlara hep destek oldum ve olmaya da devam edeceğim!" diye.
Bana garip gelen, CHP'nin üst makamlarının bu ilişkiyi pek çabuk kabullenmesi. Biliyorsunuz Kılıçdaroğlu ABD ziyaretinde Gülen Cemaati'nin önde gelenleri ile bir kahvaltı yaptı. Ve bu kahvaltı sonrasında da basına çok güzel fotoğraflar yansıdı. Daha düne kadar birbirine husumet besleyen iki tarafın birdenbire sarmaş dolaş olması ve cemaatten bahsederken onların istediği dili kullanma çabaları enteresan.
Mesela Kılıçdaroğlu'nun örtülü danışmanlığını yaptığı bilinen Radikal Yazarı Koray Çalışkan, önceki gün Cemaat'in kanalı Bugün TV'nin konuğu olan Cemaat'in önde gelen ismi Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkan Yardımcısı Cemal Uşşak ile ilgili attığı tweette "Cemaat" demek yerine onların sevdiği dili kullanıp "Hizmet" demeyi tercih etti ve Uşşak'ın konuşmalarından çok etkilendiğini yazdı.
Pekiiii... Nereye gider bu aşkın sonu? Cemaat tabanı ve CHP'nin oy deposu olan Aleviler bu nişanın nikâhla sonlanmasına onay verir mi?
Ona da yarın devam edelim.
Ayrılmayın çünkü anlatacağım çok bomba şeyler var!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.