YAZARA MAİL GÖNDER Hanefi Avcı derhal serbest kalmalıdır!

YAZARLAR

"Gördüğüm manzara korkunç; kadrolu devlet adamları devleti yönetemiyor, Emniyet Genel Müdürü, hatta İçişleri Bakanı haklı olduğunu bildiği bir kişiyi, doğruluğundan emin olduğu bir olayı ya da davayı savunamıyor, güvendiği ve inandığı adamları tuzağa düşürülüyor, haysiyetleri ile oynanıyor ama onlar bu kişilere sahip çıkamıyor! Kozanlı Ömer kod adlı Osman Hilmi Özdil mi yoksa Emniyet Genel Müdürü, Daire Başkanları mı polis teşkilatını yönetiyor?"
Bu satırların sahibi şu anda Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan ünlü polis şefi Hanefi Avcı. Daha, "Haliç'te Yaşayan Simonlar" adını verdiği kitabı yayına çıkar çıkmaz okumuştum ama hafta sonu bir kez daha elime aldım. Özellikle, "CEMAAT" başlığı altında kaleme aldığı bölümü satır satır okumak için. Ve gördüm ki bir kez daha bugün yaşanacakların neler olabileceğini tek tek anlatmış Avcı o kitabında. Ve en acısı da hükümete, Başbakan Erdoğan'a, açık açık o gün kendisine ve arkadaşlarına kumpas kuran bu paralel yapının bir gün mutlaka aynı yöntem ve taktiklerle onların da başına çorap öreceğinin mesajını vermiş. Demiş ki 586. sayfada: "Bugün bu olaylara mani olma makamında olmasına rağmen yeterince müdahil olmayanlar şunu bilmelidir ki kendileri hakkında da şu an cemaat tarafından arşivlenen bilgiler bir gün aynı şekilde basına servis edilecektir!"
Şimdi yine bazıları çıkıp; "Madem Avcı haklıydı yazdıklarında... O halde neden adamı içeri tıktıklarında sesini çıkarıp, itiraz etmedin?" diyecek. Valla bunu hükümet yanlısı birçok gazeteci, yazar ve siyasi için diyebilirler ama bana kimse böyle bir şey di-ye-mezzzz! Allah'ıma şükürler olsun ki bu konuda vicdanım çok rahat. Çünkü Avcı'nın tutuklanması ile ilgili görüşlerimi daha ilk anda, üstelik de yine, "yandaş, yalaka" falan şeklinde yaftalandığım daha o günlerde; "Acaba Hükümet ne der? Hükümet nasıl bakar bu söylediklerime?" telaşına düşmeden, "Avcı'ya yapılan bir komplodur" diyerek bangır bangır haykırdım. O nedenle kimse höykürmesin, bugün Avcı'yı ve yazdıklarını referans gösterdiğim için. Aksine hayatımda bir kez bile görmediğim ve bendeki algısı sadece, "solculara geçmişte kötü muamelelerde bulunan bir adam" olan bir insana daha o gün, ilk anda sahip çıktığım için bugün referans gösterme hakkım var. İşte bu haktan hareketle şimdi bu ülkenin yönetenlerine seslenmek istiyorum değerli okurlarım. En başta da tutukluyu affetme yetkisine sahip olan Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e!
Sayın Cumhurbaşkanım... Türkiye'nin başına bela olan ve önü alınmaz ise sonsuza değin de bela olarak kalacak paralel devletin ipinin çekilmesi ve Emniyet'e, Yargı'ya, daha birçok kurum ve kuruluşa sızıp devletin en kilit noktalarını teslim alıp kendilerine gizli bir imparatorluk kuran bu derin yapının sonunun getirilmesi için Hanefi Avcı'nın serbest kalması şarttır artık! Çünkü bu yapının devletin dehlizlerinde nasıl, ne şekilde konuşlandığını en iyi bilen isim Avcı. Bilmiyorum kitabını okuma fırsatı bulabildiniz mi ama devlet içine çöreklenen bu yapının, devletin imkânlarını kullanarak sahte belgelerle, belgeler üzerinde tahrifatlarla, düzmece mektuplar ve kurgu senaryolarla insanlara nasıl karakter suikastları yapıldığını tek tek anlatıyor. Oyun içinde oyun kuran bu yapıyla ters düşen Avcı'yı bugün bulunduğu noktaya taşımak için de aynı yöntemi kullanmışlar. İktidarın Avcı'ya sahipliğini engellemek ve iftira atarak içeri tıktıklarında hükümetin sessiz kalması için binbir dalavere çevirmişler. Düşünün... Başbakan'ın ve çevresinin Avcı'ya karşı mesafeli bir duruş alması için, öyle olmadığı halde "Hanefi Avcı eşinizin telefonlarını dinliyor" diyerek bir ön tuzak kurmuşlar. Efendim... Bu kirli yapının deşifre olması için ona ihtiyacı var bu ülkenin. Emin olun bunların ipini pazara çıkaracak en doğru isim Avcı ve ekibi. Kaldı ki siz de biliyorsunuz ki bugün tutukluğuna sebep olan iddiaların tümü külliyen palavradan oluşmaktadır. Aynı paralel yapı, tutuklanmasından daha 1 ay öncesine kadar Eskişehir'de Emniyet Müdürü olan Avcı'yı düzmece ve uydurma belgelerle terör örgütü üyesi olarak yaftalamış ve bütün hukuk kurallarını çiğneyerek adamı hapse atmıştır. Elbette ki Avcı'ya yapılan bu haksızlığa imza atanlar er geç hem bu dünyada, hem de öbür dünyada cezasını misli misli çekecektir ama biz artık bu zulme, bu günaha ortak olmayalım Sayın Cumhurbaşkanım. Ve imkânımız ne ise, elimizden ne geliyorsa devreye sokup Avcı'nın özgürleşmesinin önünü açalım!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.