Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SEVİLAY YAZIYOR SEVİLAY YÜKSELİR

Şimdi çatı katında inziva vakti!

Bundan bir süre önce Doğan Medya Grubu'nda çalışan eski bir dostumla sohbet ederken, patronu Aydın Doğan'ın işleriyle ilgili tüm yetkileri kızlarına devretmesine rağmen siyaset dizaynı konusunda neden hâlâ en ön saflarda olduğunu sormuştum.
"Ee duramaz! Çünkü Aydın Bey'in 'Ölmeden bu adamı bitiremezsem eğer, gözlerim açık gider' yemini var" demişti. Dostumun "Bu adam" lafından kimi kastettiğini anlamışsınızdır. O adam Tayyip Erdoğan. Ondan ölümüne nefret ettiğini ve kin beslediğini tahmin ediyordum ama işi yemine vardıracak kadar bir hırsa sahip olduğunu inanın bilmiyordum.
Önceki gün CHP ve MHP'nin birlikte çatıya çıkarttıkları Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun adı gündeme düşünce anladım ki gerçekten Aydın Bey ipin ucunu kaçırmış bu konuda. Tabii ilk gün fikir babası konusunda çok çeşitli tezler ortaya atıldı. CHP'li kaynaklarımdan biri bana "fikrin babası"nın Süleyman Demirel olduğunu söylemişti.
Dayanamayıp hemen Twitter'da takipçilerimle paylaştım bu kulisi. Sonradan anlaşıldı ki evet gerçekten de işin içinde Demirel varmış. Ama fikrin babası olarak değil, onaylayıcısı olarak. "BABA" bu defa Aydın Doğan'mış.
Tevfik Diker meğer bunu "Kurtlar Medyası" adını verdiği kitabında çok önceleri yazmış. Aydın Bey, İhsanoğlu'na Cumhurbaşkanı adayı olması yönünde teklifi ta 2011'de götürmüş.
Tabii başka başka tezler de var. Pensilvanya'daki Sakalsız'ın da bu çatının ustalarından biri olduğu söyleniyor, ki bu hiç şaşırtıcı değil. 17 Aralık'ta zaten bir şekilde el ense tokat ilişkisini başlatan bu tayfanın içinde Sakalsız'ın olmaması absürt kaçardı.
Anlayacağınız Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'nin tek görevi çatıda durup İhsanoğlu'nu yukarı çekmek; diğerlerinin işi aşağıdan dayanak olup "Hadi koçum... Hadi hocam sen bu çatıya yakışırsın" demek olmuş. Yani sıksan, zorlasan, ağızlarını burunlarını kırsan; "Oturun len şu yuvarlak masada da 2 dakika muhabbet edin" desen zinhar bir araya gelmeyecek bu kadar değişik tipte, cüssede, fıtratta adamın bir çatının altında toplaşmasının nedeni yine aynıymış: Tayyip Erdoğan'ın Köşk'e giden yoluna taş koymak!
Tabii biz artık kanıksadık bu kirli, pasaklı ittifakın akla ziyan projelerle zırt pırt kamuoyunun karşısına çıkmasından. Şaka değil vallahi bu iş bizim açımızdan artık bir eğlence haline dönüştü. Biz öyleyiz de ama bu alengirli işler, bu çatı ustalarına güvenip de umut besleyen özellikle de CHP'li vatandaşları yoruyor artık çok fena.
Mesela baktım bunlardan oluşan bizim mahalledekilerin çoğu bunalımda. Birkaçıyla karşılaştım dün. Kılıçdaroğlu'ndan umudu kesmiş, yorgun, bitap düşmüş bir haldeler ve ne yapacaklarını bilemez durumdalar. "Bu mudur yahu! Bu mudur!" sözleri ile isyanlarına tanık oldum. Baktım ki bir teselli arıyorlar. Teselli edecek birkaç söz... Aklıma işte o anda benim de çok sevdiğim Gökhan Türkmen'in şu meşhur "Çatı Katı" şarkısı geldi. Şarkı aslında bir aşk şarkısı ama pekala Kılıçdaroğlu ve avanesi tarafından atılan son gol nedeniyle büyük bir yalnızlığa terk edildiğini düşünen, hisseden CHP'li dostların düştüğü hazin durumu anlatmak için uyarlanabilir.
Sakın ola bir ironi falan yaptığım sanılmasın bu şarkıyı tavsiye ederek. Asla böyle bir şey yok! Gerçekten de Kılıçdaroğlu tarafından yaşatılan travmayı atlatmak isteyen dostlarımın durumlarını en iyi özetleyen bir şarkı olduğu için tavsiyede bulunuyorum. İşte o şarkının sözleri... Evet. Battı balık yan gider ama... Yine de bir teselli işte... Söyleyip dursunlar artık:
"Şimdi çatı katında inziva vakti...
Nerede aranacak haklının hakkı?
Dinlemeliydim vaktinde aklı.
Seni unutmaya çalışmak da varmış.
Bana bıraktıklarınla teselli avında.
Demek ki elleri boş dönmek de varmış,
Bu günleri görmek de varmış.
Yarın hatırımı sorsan ne olur?
Bugün hevesimi kırdın bir kere!
Gitme dememle kalsan ne olur?
Gönlün çoktan yola çıkmış bir kere!"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA