YAZARA MAİL GÖNDER CHP'de SULTAN'lık dönemi!

YAZARLAR

2010 yılıydı. Bir yıl önce yapılan yerel seçimlerde İstanbul'da gösterdiği başarıyla dikkat çeken Kılıçdaroğlu ile Fatih'te ki At Pazarı'nda buluşmuş uzun bir sohbet gerçekleştirmiştik. Dün CHP'li kaynağımın parti içine dair anlattığı kulisleri dinlerken nedense o gün geldi aklıma.
Kemal Bey'in kafeteryaya girişinden çıkışına kadarki anları tek tek hatırlamaya çalıştım. Başörtüleri nedeniyle eğitim hayatlarını devam ettiremeyen genç kızların CHP'ye yaptıkları sert eleştirilere karşın sergilediği o demokrat, serinkanlı duruşu ile hayran bırakmıştı hepimizi.
Hatırlarsanız o günler partinin kurultaya gittiği ve parti içi muhalefetin de aday çıkarmak için gecesini gündüzüne kattığı günlerdi. Çok uğraşmıştık hep beraber. Ersin Kalkan, Elif Çakır, Ersin Çelik, Atılgan Bayar falan... Israr etmiştik aday olması konusunda ama Kemal Bey asla yanaşmamıştı. "Ben böyle iyiyim..." diyerek kestirip atmıştı.
Yalan yok. Onu uğurladıktan sonra kendi aramızda yaptığımız sohbette Baykal gibi tecrübeli bir ismin karşısına çıkartılabilecek kapasiteye sahip bir kişi olmadığı yorumlarını yapmıştık. O gün gördüğümüz Kılıçdaroğlu'nda yoktu yani bir liderlik kumaşı... Belki bir liderin her zaman danışabileceği ikinci adam olabilirdi ama asla birinci adam olamazdı.
Ama oldu. Sohbetimizden yaklaşık 20 gün sonra gündeme bomba gibi düşen Baykal kasetinin üzerine yapılan kurultayda Atatürk'e bile verilmeyen delege desteğiyle partinin genel başkanlık koltuğuna oturdu. O kurultayı izlerken Atılgan'la yaptığımız yorum şuydu: "Kemal Bey bu kurtlar sofrasında fazla kalamaz. Bu kurtlar onu yer ve geldiği yere geri gönderir!"
Tabii biz bu yorumu daha 20 gün önce birlikte olduğumuz Kılıçdaroğlu üzerinden yapmıştık. Yanılmışız! Meğer Kemal Bey öyle bir kurtmuş ki sofrada oturacak adam bırakmadı. Önce Baykal'a yakınlığı ile bilinen ekibi tasfiye etti. Sonra o kurultayda adaylığının arkasındaki mimar Önder Sav ve ekibini... Sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığında onunla sokakları arşınlayan Gürsel Tekin'i ve İstanbul'daki ekibini. Ve en sonunda da Mustafa Sarıgül'ü! Ha baktığınızda Tekin hâlâ genel başkan yardımcısı ama emin olun hikâyeden. Hikâye olmasaydı partinin destekleyeceği Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu olduğunu tıpkı bizim gibi ilk kez televizyonlardan duymazdı.
Sadede gelirsek... Biliyorduk CHP'de tek adamlığa doğru bir gidişatın olduğunu. Bu bir önceki yerel seçimlerde Kılıçdaroğlu'nun gösterdiği adayları partidaşlarına sormayıp Pensilvanya'dan icazet almasından belliydi. Şimdi netleşti. Yansıtmıyor çoğu ama bilin ki kıyamet kopuyor parti içinde. Muharrem İnce hesabı kesmeye başlamış. Sorulduğunda; "Desteklemiyorum" demiyor ama yakınlarına, partilelerine; "Zinhar destek vermem!" diyerek Kılıçdaroğlu'na alenen tepkisini koyuyor. İddiaya göre ikili arasında bu yüzden çok sert de bir tartışma yaşanmış. Kılıçdaroğlu; "Örgütü ikna etmek size düşer" deyince İnce de cevaben; "Böyle bir sorumluluk üstlenmem. Siz örgütü Akif'le (Hamzaçebi) ikna etmeye çalışın" demiş.
Aslına bakarsanız İnce'nin tepkisi İhsanoğlu ismine değil. Kılıçdaroğlu'nun başına buyruk, tek adam olma gayretlerine. MYK üyelerinin tamamı dahil kimseye danışmadan vermiş bu kararı. Sadece açıkladığı günün sabahı belli sayıda PM üyesini çağırıp; "Bugün bir isim açıklayacağım. Tam desteğinizi istiyorum" demiş. İnce'nin Akif Hamzaçebi üzerinden laf çakmasının sebebi de buymuş. Çünkü o çağrılanlar arasında Çebi de varmış.
Sözün özü; CHP tabanının, tavanının AK Parti ile ilgili yaptığı en bilinen eleştiri de artık ellerinde patladı. Biliyorsunuz fırsatını buldukları her yerde; "Erdoğan partisini padişah gibi yönetiyor" derlerdi. Diyemezler artık! Çünkü Kılıçdaroğlu CHP'yi bırakın padişah gibi falan yönetmeyi SULTAN gibi yönetmeye başladı! SULTAN!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.