YAZARA MAİL GÖNDER CHP vakfa dönüştürülsün!

YAZARLAR

Boşuna dememiş atalarımız; "Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir" diye... Gerçekten de öyledir. Günler öncesinde yazmıştım yine ben bu köşede CHP'nin büyük sıkıntılara gebe olduğunu... Nitekim tespitlerimde ne kadar haklı olduğum ortaya çıktı. Dün internetteki haber sitelerinin çoğunun manşetini "CHP'de deprem" başlıkları süslemişti. Fokur fokur kaynıyor partinin içi. Bu kaynama ama yeni değil. Alttan alttan zaten devam ediyordu Cumhurbaşkanlığı seçimi biter bitmez gün yüzüne çıktı. Çok değil. Topu topu 6 gün önce kaleme aldığım yazıda bugün ana muhalefet partisinde nelerin yaşanacağını yazmıştım. (Bu arada herkesten rica ediyorum bu yazıya bir daha göz atmalarını. http://www. sabah.com.tr/Yazarlar/ yukselir/ 2014/08/06/secim-sonrasi-kurultay-kapida)
Dün Süheyl Batum, Nur Serter, Emine Ülker Tarhan ve İsa Gök'ün aralarında bulunduğu ulusalcı kanat basın mensuplarının karşısına geçerek büyük bir hezimet yaşanmasına sebep olan Kılıçdaroğlu ve ekibinin istifasını istedi. İstediler de ne oldu? Tabii ki tıpkı benim linkini verdiğim yazıda olduğu gibi doğrudan ret! Genel merkez, olabilecekleri öngörüp daha ilk günden sığındı; "Seçmenimiz sandığa gitmedi, MHP tabanı oy vermedi" türünden saçma sapan argümanlara! O nedenle de ulusalcı kanadın epeyce sert tonda dile getirdiği istifa çağrısına cevaben açıklama yapan Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan önceden hesaplandığı üzere çıkıp dedi ki; "Tabanda böyle bir talep yok! Genel Başkan'ın istifasını istemek yeterli değil. İstifa çağrısını yapanlar toplasınlar gereken 586 imzayı partiyi kurultaya götürsünler!"
Şimdiden söylüyorum ve lütfen not edin! O imzalar top-la-na-ma-ya-cak!!! Çünkü kurultay delegelerinin neredeyse büyük çoğunluğu Kılıçdaroğlu'na ölümüne sahip çıkmaya yemin etmiş isimlerden oluşturuldu. Bir blok halinde onun arkasında duruyorlar ve inanın 3 değil, 5 seçim dahi kaybetse Kılıçdaroğlu'nun o koltuktan inmesine zinhar izin vermeyecekler. O nedenle parti içi muhalefetin bu bağırış çağırışlarının çok bir önemi olduğunu düşünmüyorum. Önemi yok derken anlamsız ve gereksiz manası çıkmasın. Anlamlı ve de elbette ki çok gerekli ama bizim zaviyemizden böyle okunan mesele Genel Merkez ve Genel Başkan nezdinde ise sadece ulusalcı kelaynakların tantanası olarak yorumlanıyor.
Tabii bu yazdıklarımdan; "CHP olağanüstü bir kurultaya gitmeyecek!" manası çıkmasın. Gider. Gidebilir ama bunu Kılıçdaroğlu ve ekibinin istifasını isteyen muhalifler değil, bizzat kendileri sağlar. Bu kurultayı yaparlar ve ölümüne bağlı delegelerinden güvenoyu alıp yeniden yola devam ederler. Bu böyle olur yani, emin olun!
O nedenle naçizane tavsiyem fazla yormasın parti içi muhalefet kendini ve derhal yeni bir yol haritası belirleyip yolunu çizsin. Zaten bence artık halkta karşılığı belli bir oyun üzerine çıkamayan CHP de parti olmaktan çıkarılıp bir vakfa dönüştürülmeli. Evet. Çok ciddiyim bu konuda! CHP vakıf olsun! Kılıçdaroğlu da istiyorsa o vakfın genel başkanı olarak yoluna devam etsin. Daha saygın ve hiç değilse ismini daha az tartıştıracak bir pozisyonu dilediği kadar kullanma şansı elde etmiş olur.
Ha... Bu arada bunca başarısızlığına rağmen hâlâ onun peşinden körü körüne gitmeyi düstur edinmiş kurultay delegeleri, şakşakçıları da vakfın birer onursal üyesi olarak yerlerini alsınlar. İlla ki bu kadar körlüğün de bir karşılığı vardır. Bakarsınız CHP'nin karşılayamadığı daha doğrusu karşılık veremediği kitleler için ileride kurulacak bir partiye vakfın temsilcisi olarak transfer edilip mecliste siyaset yapma olanağı elde ederler.
Di mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.