Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bu yapının yani Paralel Örgüt'ün yani nam-ı diğer Gülen Cemaati'nin devletin en kilit noktalarına sızarak, elde ettikleri güçle uyarlarına gelmeyeni şantajla boyun eğdirmek için röntgenlediklerini, dinlediklerini ve kaset kaset arşiv yaptıklarını ilk yazanlardan biri değilmişim gibi dün yazdıklarımdan enteresan sonuçlar çıkarmış bazıları. Sanki ben her iki yazıda da; "Bu örgüt ak sütten çıkmış kaşıktır!" falan demek istemişim gibi anormal tepkilerle karşılaştım. İnanın öyle saçma yorumlar yapıldı ki kendim bile yazdıklarımdan şüpheye düşüp, sabah gazeteyi açıp kendi yazdıklarımı bir kez daha dikkatlice okudum. Dedim ki; "Acaba ben ne demek istediğimi mi anlatamadım!" Gördüm ki hayır! Ne demek istediğim gayet açık ve net. Sorun şu galiba; Birileri bazı şeyleri başka tarafa çekmeye çalışıyor. Israrla hem de... Ama ben bu tuzağa düşmem. Dün yazdığım iki yazının da arkasındayım sonuna kadar ama bu kirli örgütle ilgili fikrimde de ilk günkü noktadayım.
Evet... Yıllarca insanları şantajla dize getirdiler.
İnsanların yatak odalarına girip özel hayatlarını kaydedip siyaseti, devletin bürokrasisini ve idaresini dizayn ettiler. Bunu yaptıklarına dair onlarca örnek var elimizde. Bizim zaten bu yapıyla mücadelemiz bunadır. Bu alçaklıklarına, kullandıkları çirkin yöntemlere. Öyle bir dönem yaşadık ki bunlar yüzünden; En yakın arkadaşımızla, anamızla, babamızla, eşimizle bile telefon görüşmelerini yapamadık. Ağzımızdan çıkacak en ufacık bir sözün öyle ya da böyle aleyhimize delil olarak kullanılacağı korkusuyla tüm iletişim kanallarını askıya aldık. İletişim hakkımız resmen devletin polisleri, yargı mensupları tarafından gasp ediliyordu ve kimse de bunlara ses çıkaramıyordu. Çünkü yıllar boyu sinsice devletin kılcal damarlarına sızmış ve bir korku imparatorluğu kurmuşlardı ve bu imparatorluk sayesinde de diledikleri gibi davranma lüksü elde etmişlerdi.
Bu konuda hala aynı noktada olduğumdan kimsenin şüphesi olmasın. Ancak biz bunlara karşı mücadele verdiğimiz alanlarda aynı yanlışlara düşülmemesi için de gayret etmeliyiz. Bizim yolumuz, bizim duruşumuz bu konuda gayet net! Aramızda sehven, istemeden hatalara düşenleri eleştiririz, uyarırız ama inandığımız yoldan da dönmeyiz! Bu böyle biline...
Ama tabii üzücü olan bir nokta var ki buna değinmeden geçemeyeceğim. O da şudur; Her daim kıçı başı oynayanların, bu çetenin yıllar boyu yaptığı alçaklıkları, kasetlerle kararttıkları insanların hayatlarını görmezden gelip, bu çeteye karşı mücadele verenleri onların kirli yöntemlerini kullandığı iddiasıyla itibarsızlaştırmaya çalışmasıdır. Dünkü gazetemizin manşeti şahaneydi! Tebrik ediyorum bütün yazı işlerini. Çünkü Doğan Medyası korkunç bir sahtekarlık içerisinde. Meral Akşener'le ilgili tavrımda ne kadar net olduğumu dün yazdım. Ancak bu mesele üzerinden alenen karakter suikastina girişen ve sanki şantajcı, kasetçi, röntgenci bugün el ele kol kola yürüdükleri Pensilvanya merkezli örgüt mensupları değilmiş de, bu tarafmış gibi iğrenç bir algı operasyonu çeken Hürriyet başta olmak üzere tüm Doğan Medyası'nın ikiyüzlülüğünü de bu millet görmüyor değil! Kendilerine servis ettikleri kasetlerle vaktinde hangi projeleri hayata geçirdiklerini, siyaseti nasıl dizayn ettiklerini dünkü gazetemizde çookkkk güzel anlatılmıştı.
Sözün özü; Ben herkesten iktidara dost olmasını beklemiyorum. Düşman olabildikleri kadar olsunlar ama "Düşmanımın düşmanı dostumdur" ilkesizliği, iğrençliği etrafında birbirine kenetlendiklerini de artık itiraf etsinler! En azından; "Evet aslında bu kasetçi, şantajcı çeteyi uyarımıza geldiği için şu an kullanıyoruz! İşimiz bittiğinde onları da kaldırıp atacağız başımızdan!" desinler! Bu çirkin, kirli ittifak daha ne kadar devam edecek bilmiyorum ama emin olunuz artık benim bunlardan midem bulanıyor. Hem de çok fena bulanıyor!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER