’nin çöktü

’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ailesini hedef alan ‘iftira’ siyaseti kısa sürede çamura battı. CHP Sözcüsü Tezcan’ın belge diye dağıttığı fotokopiler de iddiaları kanıtlamadı. Tezcan’ın belgelerin sahte olup olmadığı sorusuna “Sahte işi bilemeyiz” yanıtı dikkat çekti

Giriş Tarihi: 2.12.2017 16:27 Güncelleme Tarihi: 13.12.2017 16:38
CHP’nin iftira siyaseti çöktü

lideri Kemal 'nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ailesi ve yakınlarını hedef alan yurt dışına para çıkarma iddialarıyla ilgili belge şovu üç günde bitti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın belgeleri talep etmesinin ardından CHP Parti Sözcüsü dün basın toplantısı düzenleyerek, sözde belgelerin fotokopilerini kamuoyuyla paylaştı. Tezcan Kılıçdaroğlu'nun yurtdışına para aktarıldığı iftirasını doğrulayamadı. Çünkü Tezcan'ın elindeki fotokopiler bile para çıkışını değil tam tersine para girişini gösteriyordu. Bunun nedeni ise CHP'lilerin yurt dışına para gönderilirken kullanılan swift mesajı belgelerini bilmiyor olmaları.
Tezcan'ın gazetecilere dağıttıfı fotokopiler Kılıçdaroğlu ve parti yönetiminin uluslararası ticarete uygun meşru bir ticari faaliyeti suç gibi göstermeye çalıştığını ortaya koydu. Söz konusu ticari faaliyeti ima, soru ve iddialarla suç gibi kamuoyuna yansıtmasına rağmen Tezcan 28 Kasım'da Parti Meclisi toplantısı nedeniyle yaptığı basın toplantısında Kılıçdaroğlu'nun belgelerle ilgili açıklama yaparken suç ekseninde bir değerlendirme yapmadığını söylemişti.
Tezcan da lideri Kılıçdaroğlu gibi 'Sıdkı Ayan' ismini yanlış telaffuz ederek 'Sıtkı Ayhan' dedi. Tezcan basın toplantısında belgelerin sahte olduğuna ilişkin suçlamalara yanıt verirken ise "Sahte işi bilmeyiz, biz yapmaya kalksak ayağımıza dolaşır" dedi.

İSPAT YERİNE YENİ SORU
Basın toplantısında 'belge' ve 'dekont şovu' yapan Tezcan, iddiaları net olarak ispatlayacak belgeleri ortaya koyamadı ama hem elindeki paketlenmiş kutuyu göstererek hem de yeni sorular yönelterek 'iftira' siyasetini bir süre daha sürdüreceklerinin işaretini verdi. "Hangi şirketi sattılar, adı ne? Sattıkları şirketin sermayesi ne kadar? Kim almış, kim satmış, bu ticaretin içinde kim var, ne vermiş?" "Bu ticaretin kaynağı nedir" sorularını yönelten Tezcan, iddiaları ispat etmeye yönelik hiçbir somut bilgi ve belge göstermedi. CHP'nin orijinali olduğunu belirttiği söz konusu belgeleri pazartesi günü savcılığa sunması bekleniyor.

'İFTİRALARI DEŞİFRE OLMUŞTUR'
CHP sözcüsü Tezcan'ın açıklamalarına AK Parti'den tepki geldi. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş: "Evraklar iki banka arası para transferini gösteriyor. Belgeler Mayıs 2017'de ucu FETÖ'ye dayanan bir internet sitesinde yayımlanmış. Belki yayımlanmış bir şeyi tahrif ederek bugüne getirmeye çalışıyor. Kılıçdaroğlu yanıltma, saldırı yalanının taşeronu. Belgeleri bir memurdan aldım diyor. Orada da yalan söylüyor. Belgelerin tarihleri, MİT müsteşarına yönelik operasyondan 2 ay önce. Bazı isimler "daksil"le silinmiş üzerine tekrar isimler yazılmış. Kılıçdaroğlu, hesap uzmanıyım diyor. Basit bir ayrıntıyı bile bilemeyecek kadar gözü dönmüş, ya da mesleğini unutmuş. AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş: "Bülent Tezcan'ın açıkladığı kağıt parçalarıyla Kılıçdaroğlu'nun iftirası deşifre olmuştur. Kılıçdaroğlu 'Yurt dışına giden paraları açıklayacağım' dedi. Kağıt parçalarında yurt dışına giden tek kuruş olmadığı ortaya çıktı." AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan: Gelinen noktada söz konusu olay artık yargıya taşınmıştır. Bir suç varsa yargı buna karar verecek. Ama CHP'li yöneticiler de açık bir şekilde bunun suç teşkil etmediğini söylediler. İlk günden beri çelişkili açıklamalarıyla ortamı bulandıran CHP, bir kez daha iddialarının altında kaldı.

ERDOĞAN VE YAKINLARINDAN 1.5 MİLYONLUK DAVA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve yakınları, haklarında iddialarda bulunan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'ndan 1 milyon 500 bin lira manevi tazminat istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, oğlu Ahmet Burak Erdoğan, eniştesi Ziya İlgen, kardeşi Mustafa Erdoğan, dünürü Osman Ketenci ve iş adamı Mustafa Gündoğan'ın avukatları tarafından hazırlanan dilekçe, İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunuldu. Dilekçede, Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan ve adı geçenleri hedef alan, küçük düşürücü, aşağılayıcı, gerçek dışı ithamlar isnat ederek ağır hakaretlerde bulunarak, müvekkillerin toplumun kin ve nefret duygularına maruz bırakılmasına sebep olduğu kaydedildi.

KILIÇDAROĞLU BİLMEDİĞİ 'SWİFT' İLE SUÇLAMIŞTI
CHP, ""ni banka dekontları ve swift mesajlarıyla beslemeye çalışırken Kemal Kılıçdaroğlu salı günkü grup toplantısında swift mesajlarıyla ilgili "Şimdi 'Bunların belgesi var mı?' diyecekler. Bu paraların swift mesajları elimizde. Swift mesajı ne demek? Ben de bilmiyordum tabii, bankacılara sorduk. Yurtdışına dolar gönderirken bu mesajla gönderiyorsunuz. Yetiyor mu? 'Bu beni tatmin etmez, bankaların dekontu lazım' dedim" diye konuşmuştu.
BİZE ULAŞIN
ARKADAŞINA GÖNDER
CHP’nin iftira siyaseti çöktü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz