(USASABAH)
Nur Özkan Erbay / Washington DC
NATO ve Avrupa'nın önümüzdeki 10 yıllık süreci kapsayan ve ortak savunmada yeni bir stratejik konsepte geçiş için karar vereceği NATO Zirvesi 19-20 Kasım tarihlerinde Lizbon'da gerçekleştirilecek.
Zirveye az bir zaman kala yeni konseptin öngördüğü tartışmalı Balistik Füze Savunma Sistemi'nin oluşturulmasında mutabakata varmak için taraflar arasındaki görüşmeler tüm hızıyla sürüyor.
NATO üyesi ülkeler arasında yeni konseptin öngördüğü maddelerin çoğunluğunda anlaşmaya varıldığı ancak olası füze saldırılarını önceden haber veren radar sisteminin Güney Doğu Avrupa ülkelerinde ya da Türkiye'de konuşlandırılması konusunun henüz bir netlik kazanmadığı belirtiliyor.
Türkiye'nin de yeni konsepte ilişkin oy vereceği NATO zirvesi öncesinde özellikle Füze Savunma Sistemi konusunda vereceği karar NATO çevrelerinde olduğu kadar Washington'da da merakla bekleniyor.
The German Marshall Fund'un Transatlantik ilişkiler, Avrupa Birliği, NATO ve Türkiye konularındaki baş uzmanı Dr. Ian Lesser, Lizbon Zirvesi'ne gidilen süreçte, NATO'nun yeni konsepti ve ABD Başkanı Barack Obama'nın girişimleri ile şekillenen yeni Balistik Füze Savunma Sistemini ABD-Türkiye-İran-NATO ekseninde USASABAH'a değerlendirdi.
Lizbon'daki Zirvenin öneminden bahsedebilir misiniz? Yeni Füze Savunma Sistemi Konsepti'ne muhalefet edecek ya da süreci sekteye uğratacak hususlar var mı? Şu anda Avrupa'da Atmosfer nasıl?
NATO üyesi ülkelerin yeni stratejik konsepti ile ilgili görüşlerini ortaya koyabilecek olması açısından çok önemli görüyorum zirveyi. Öte yandan transatlantik ilişkiler çerçevesinde NATO'nun yeni misyonunun ne olması gerektiğine ilişkin Atlantik'in iki yakasında kafa karışıklıkları ve soru işaretleri vardı. Yeni konsept konusunun açık bir şekilde tüm üyeler arasında anlaşılması ve kabul görmesi tüm NATO üyeleri için önemli olacaktır. Diğer yandan Füze Savunma Sistemi konusunun da bu yeni misyon çerçevesinde öngörülen reformlar listesinin en başında olduğunu görüyorum.
Yaklaşan NATO Zirvesi öncesinde özellikle son haftalarda artan bir şekilde, gerek ABD gerekse Türk basınında iki ülkenin Füze Savunma Sistemi konusunda görüş ayrılıkları olduğu iddia ediliyor. Sizce bu iddialar ne derece doğru ?
Tabi, yeni Füze Savunma Sistemi'nin mimarisi ve ne şekilde uygulanacağı Kasım ayındaki NATO zirvesi yaklaştıkça daha da önemli bir konu haline geliyor. NATO'da yeni mimarinin ortaya konulabilmesi ve hayata geçirilmesi ABD ve NATO'nun en önemli gündem maddesi. Öte yandan Türkiye'nin açıkça birtakım tercihleri olduğu görülüyor. Bu noktada Türkiye'nin tercihlerinin olması bir sorun teşkil etmiyor. Bu durum NATO gündeminin tamamını da etkilemeyecektir ancak asıl soru nihai anlaşmada neler olacağı ve anlaşmaya varmak için ABD ve Türkiye'nin farklılıklarını bu süreçte nasıl bir araya getirecekleridir.
NATO'nun 19 Kasım'dan sonra oluşturacağı yeni Füze Savunma Sisteminde Türkiye'nin önemi ve rolü nedir?
Türkiye bu konuda anahtar ülkelerden bir tanesi. Birincisi coğrafi konumu itibariyle bir diğeri de Türkiye'nin İran'la ilişkilerinin ne olacağı konusu ki bu da hayli tartışılan bir konu. Türkiye ile ABD'nin bu konuda makul oranda anlaşma şansı olduklarına inanıyorum. Anlaşmaya varmak için bir formül bulacaklardır.
Türkiye'nin önemini ortaya koyan diğer bir nokta da şu : Türkiye NATO ülkeleri arasında en korunmasız ülke, ki bu noktada bir mutabakat var. Yeni kurulacak savunma sistemi ne olursa, ne şekilde olursa olsun bu aynı zamanda Türkiye'nin tamamını kapsayacak. Öte yandan bu sistem spesifik olarak bir ülkeyi, bir düşmanı hedef almıyor, İran'dan bahsediyorsak şayet. Bu, NATO üyesi ülkelerin daha geniş bir alanda savunulması anlamına geliyor.
Türkiye ve ABD'nin anlaşamaması durumunda ortaya çıkacak tablo ne yönde olur?
Türkiye-ABD ilişkileri çerçevesinden baktığımızda ise bu konuda bir anlaşmaya varmakta başarısız olunursa; bu durum iki ülke arasındaki ilişkilerde hali hazırda Türkiye'nin İran politikası, Türkiye'nin İsrail ile ilişkileri ve Hamas gibi konulardaki mevcut görüş farklıklarını daha da arttıracaktır. Bilindiği üzere bu konularda biraz problemliyiz özellikle de Amerikan Kongresi nezdinde. Şayet uzlaşmaya varılırsa, Washington politik atmosferinde Türkiye lehine olumlu bir hava esecektir. Bu konuda farklılıkların aşılacağını düşünüyorum. Ben Türkiye ve ABD'nin bir uzlaşı içerisinde olduğuna inanıyorum. Öte yandan bu konu sadece ABD-Türkiye ilişkileri için NATO'nun kendi içerisindeki ilişkileri açısından da önemli. Füze Kalkınma Sistemi NATO misyonun en önemli sac ayaklarından bir tanesi. Bu yönde mutabakata varılması noktasında tarafların yaklaşımları ve yöntemlerinin ne olacağı merak konusu.
NATO'da Füze Kalkınma Sistemi önerisinin kabul görmemesi ABD nezdinde nasıl karşılanır?
Bunun Amerikan iç politikası açısından bir sorun teşkil edeceğini zannetmiyorum ancak yönetim için hayal kırıklığı olur. Bu aynı zamanda Obama yönetimi için de çok önemli bir konu. NATO'da oylamaya sunulacak bu yeni konsept Başkan Obama döneminde oluşturuldu ve Bush yönetiminin ortaya koyduğu konseptten çok farklı. Yeni konseptin NATO müttefikleri tarafından kabul görmemesi büyük hayal kırıklığı yaratacaktır. Benim kanaatim uzlaşmanın sağlanacağı ancak nasıl ne şekilde olacağına dair detayları biraz daha beklememiz gerekecek.
NATO'nu yeni savunma konseptinin bir NATO projesi değil ABD projesi olduğu görüşü de azımsanmayacak oranda fazla. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Diğer üye ülkelerin bu yorumlara karşı duruşu nedir? Sizce ABD Paktın diğer üyelerini nasıl ikna etti ya da edecek?
Bu önemli bir soru aslında. Yeni konseptin aldığı pozisyon çok daha ortak bir savunma sistemini amaçlıyor. Bush planı aslında daha çok ABD'nin savunmasını amaçlayan bir proje gibiydi. Bu plan ise daha kapsayıcı ve NATO'nun tüm üyelerini kapsıyor, özellikle Güney Avrupa ülkeleri. Türkiye buradan bakıldığında en korunmasız olarak görülüyor ve bu bir problem. Tüm NATO üyelerinin de böyle düşündüğünü umuyorum.
NATO'nun yeni stratejik konseptinin tartışılması ve onaylanması sürecinde bölgedeki diğer önemli aktörler olan İsrail ve Rusya'nın tutumunu ve bunların ABD ve Türkiye ile ilişkilerini nasıl değerlendirirsiniz?
Türkiye'nin İsrail ile olan mevcut ilişkilerinin 1990'ların sonlarındaki durumundan çok farklı olduğu bir gerçek ve kısa vadede de özellikle de birtakım spesifik konulardan kaynaklanan sorunlardan dolayı o yıllardaki durumuna geri dönmesi hemen gerçekleşmeyecektir. Bunun yanında Türkiye, ABD, İsrail ve Avrupa'nın füze savunma sistemi problemi ile ilgili ortak bir paydası olduğunu düşünüyorum. Öte yandan Füze Savunma Sistemleri konusu her zaman Rusya için hassas bir konu olagelmiştir. Tartışılan yeni öneri ile ilgili Rusya'nın her konuda ikna olması da zaman alacaktır. Bu yüzden yeni sistem uygulamaya konulduğunda dikkatli davranılması gerekiyor.