Hüseyin KOCABIYIK: Anadolu Çağı başladı!..

Giriş Tarihi: 20.3.2013
Benim 2007 yılından bu yana seslendirdiğim bir tez var: Değişimin merkezi artık İstanbul değil… Değişimin merkezi, Ankara merkezli Anadolu!.. 1950'li yıllarda, 60'lı, 70'li, 80'li ve 90'lı yıllarda elbette statükonun merkezi Ankara'ydı; değişimin merkezi ise İstanbul. Ama son on yıldır başka bir tarih yaşanıyor. Ülkede kesin bir zihniyet devrimi gibi rol değişimi de yaşanıyor. İstanbul gayrimenkul çılgınlığının, çalgının, çenginin merkezi olmuş… Bir de statükonun tartışmasız yeni adresi. Değişime karşı, eskiden Ankara'nın direndiğinden daha fazla direniyor İstanbul… Bugünün Ankara'sı ise bu direnci kırmak için açık-gizli bir mücadelenin içinde. Aslında bu mücadele Anadolu'yla, 150 yıllık imtiyazlarını kaybetmek istemeyen, daha açıkçası "pastayı paylaşmaya yanaşmayan" yerleşik İstanbul sermayesinin arasında yaşanıyor.

***

Hiç uzatmayalım… Esasen bu savaş yaşandı ve Anadolu parlak bir zafer kazandı. Anadolu, hükümetleri belirliyor. Siyasi gücü kendi adamlarının eline veriyor. Anadolu zenginleşiyor. Köşemi rakamlarla doldurmak istemiyorum. Bugün Anadolu sanayisi ileri teknoloji ürünleri üretiyor. Ürettiğini satıyor. Geçen yıl sadece Afrika'yla aramızdaki ticaret 17 milyar dolardı. Anadolu'nun eseridir bu. Anadolu'nun iyi üniversiteleri giderek artıyor. Bu üniversitelerin AR-GE'leri harıl harıl çalışıyor. Teknokentler, teknoparklar çoğalıyor. Anadolu insanı çocuklarını en iyi okullarda okutuyor. Lisan öğretiyor. En etkin sivil toplum kuruluşları Anadolu'dan çıkıyor. Ve Anadolu, Türkiye için meşruiyet üretiyor. Mesela şu malum Kürt meselesi… Anadolu'nun rızası olmasaydı bu süreç işler miydi? İstanbul-Ankara tartışması yaptığımız arkadaşlara " İstanbul artık bir müzedir; İstanbul'un kentsel dönüşümüne bile Ankara karar veriyor" diyorum. Haklı değil miyim?

***

Bütün sosyolojik gelişmeler, bütün iktisadi sıçramalar, bütün rakamlar yeniden bir Anadolu Çağı'nın başladığını gösteriyor bize. Mütevazı olmaya lüzum yok; bu bir Anadolu Rönesansı'dır. Aslında 13. yüzyılda olan hadise tekrarlanıyor. Türk milletini tarihin ana meydanına çıkaracak ruh ve maneviyat yine Anadolu coğrafyasında teşkilatlanıyor. Moğol'un arkasında bıraktığı enkazı kimler temizledi, bir düşünelim! Milleti yeniden ayağa kaldıran kimlerdi? Ahmet Yesevi dervişleri niye gelmişlerdi Anadolu'ya? Mevlana niye Konya'daydı? Hacı Bektaş niye Nevşehir'e ocak kurdu? Yunus gönüllere neden Eskişehir'de seslendi? Osmanlı'yı cihan devleti yapan ruh iklimi böyle oluşmadı mı Anadolu'da? Tarih yeniden tekerrür ediyor… Üstelik bu kez felaketimiz için değil, mefahirimiz için tekrarlıyor tarih kendini. Anadolu nesillerinin eli iş tuttu. Bizim çağımız, Anadolu'nun Çağı başlıyor. Bilinmelidir ki erenlerin, evliyaların Anadolu'ya yeniden yolu düşmüştür. Bu dünyada, üstünde "Anadolu" yazan her şeyin muteber olduğu bir döneme girilmiştir. Anadolu artık bir fırsatlar ve imkanlar coğrafyasıdır. "Sabah Anadolu" da işte böyle bir ruhun ve anlayışın ifadesidir.
Ve Anadolu'nun sesidir! Öyleyse, Bismillah ve dahi Selamünaleyküm…
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Hüseyin KOCABIYIK: Anadolu Çağı başladı!..
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN