Pozitif ebeveynlik

Giriş Tarihi: 30.11.2017 15:44 Güncelleme Tarihi: 5.12.2017 16:08
Pozitif ebeveynlik

• Pozitif psikoloji nedir? • Pozitif ebeveynlik nasıl uygulanır? • Araştırma sonuçları • Anne-babalara öneriler

Sağlıklı bir psikolojiye sahip olmak için menin önemi büyük. Özellikle küçük yaşlarda pozitif düşünme biçiminin öğretildiği çocuklar, kendi potansiyellerinin farkına daha çok varan ve daha mutlu bireyler oluyor. NPİSTANBUL Hastanesi'nden Öksüz, çocuğun olumlu yönlerinin ortaya çıkarıldığı pozitif ebeveynlik yaklaşımını her anne-babaya öneriyor. Çünkü bu yaklaşım; tıpkı anne-babaların hayal ettiği gibi mutlu, başarılı, özgüvenli ve hayata gülen gözlerle bakan çocuklar yetiştirmeye yardımcı oluyor.

Pozitif psikoloji
Pozitif psikoloji; kişinin kendi potansiyellerini ortaya koyarak hem kendisi hem sosyal çevresi için verimli bir birey olmasını hedefl er. Her bireyin birbirinden farklı olması insanın doğasıdır ve toplum için faydalıdır. Böylece kişiler; yaratıcı, çok yönlü ve renkli bireyler haline gelirken farklılıklara tahammül etme becerisi geliştirirler. Ayrıca pozitif psikolojiyle, acı deneyimler daha iyi göğüslenir. Çünkü bu sayede, olumsuz bir durum olduğunda, bununla baş edebilecek olumlu yönleri kullanacak esneklik kazanılır. Karamsarlığa kapılmak yerine, kötü deneyimler Sağlıklı bir psikolojiye sahip olmak için pozitif düşünmenin önemi büyük. Özellikle küçük yaşlarda pozitif düşünme biçiminin öğretildiği çocuklar, kendi potansiyellerinin farkına daha çok varan ve daha mutlu bireyler oluyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi'nden Uzman Klinik , çocuğun olumlu yönlerinin ortaya çıkarıldığı pozitif ebeveynlik yaklaşımını her anne-babaya öneriyor. Çünkü bu yaklaşım; tıpkı anne-babaların hayal ettiği gibi mutlu, başarılı, özgüvenli ve hayata gülen gözlerle bakan çocuklar yetiştirmeye yardımcı oluyor. hayatın doğal bir parçası olarak görülür. Kişi, çözüm seçenekleri olduğunu bilir. Olumlu duyguları fark etmek, olumsuz duyguları fark etmekten daha zordur. İşler yolunda giderken insanın bunu kendisine hatırlatması ayrı bir "Mutlu olma ya da iyi olma" becerisi gerektirir. Pozitif psikoloji, bu konuda araştırmalar yapılan ve insanların yaşam kalitelerini artt ırdığı kanıtlanan yeni bir alandır. Örneğin; soğuk havalarda kalın giysiler giymek, C vitamini içeren besinler tüketmek, iyi dinlenmek soğuk algınlığından korur. Pozitif psikoloji de kişilere iyi olma becerisi kazandırarak, onların olası bir psikolojik hastalıktan korunmalarını sağlar.

Pozitif psikoloji kavramları
'nde paylaşılan pozitif psikoloji kavramları kısaca şöyle: Akış ve keyif alma: Akış demek, kişinin ekstra bir çaba harcamadan o anda yaptığı işe yüksek motivasyonla kendini bırakması demektir. Çok keyif alınan bir işi yaparken zamanın nasıl geçtiği fark edilmez. O işi yapabilmek için ekstra bir çabaya ihtiyaç kalmaz. Bu tür işlerle ilgilenirken beyindeki mutluluk hormonları ve üretkenlik zirve yapar. Her insanın akışı deneyimlediği bir şeyler mutlaka vardır. İyi olma ve psikolojik sağlamlılık: Kişilerin yaşam kalitesini artt ıran alışkanlıkları bir rutin haline getirmeleri gerektiğini vurgular. İyi olma ve psikolojik sağlamlılık; sağlıklı beslenme, düzenli uyuma, fi ziksel ve zihinsel egzersizler yapma ve sosyalleşme gibi yaşam kalitesini artt ıran her türlü faaliyeti kapsar. Bilişsel esneklik: Herhangi bir durumla ilgili birden fazla bakış açısı olabileceğini bilmektir. Böylece her duruma aynı çözüm yoluyla yaklaşmak yerine yeni yollar aramaya açık olunur. Bunun dışında sağduyulu olmak, yardımseverlik, şükretmek, alçak gönüllülük, yeni deneyimlere açık olmak, yaratıcılık, insafl ı olmak, samimi olmak gibi kavramlar üzerinde oldukça durulur. Bu kavramlar pozitif psikolojinin üzerine araştırmalar yaptığı ve artmasını hedefl ediği özelliklerdir.

Pozitif ebeveynlik nasıl uygulanır?
Pozitif ebeveynlik; çocukların güçlü yönlerini ortaya çıkarmayı ve bu yolla psikolojik sağlamlıklarını artt ırmayı hedefl er. Pozitif psikolojinin çıkış noktası budur. Pozitif ebeveyn, kendi hayallerini gerçekleştirmekten ziyade çocuğunu tanımak için adeta bir keşif yolculuğunda bulunur. Bu bakış açısı pozitif ebeveynliğin olmazsa olmazıdır. Böylece çocuğu yönetmekten ziyade, ona mutlu bir yetişkin olması için rehberlik etmiş olur. Her çocuğun kendine özgü üstünlükleri olduğunu unutmamak önem taşır. Bu özelliklerin keşfedilmesi için çocuğun akademik faaliyetlerinin yanı sıra, bedensel ve sanatsal faaliyetlere yönlendirilmesi de gerekir. Mutlaka bazı faaliyetleri daha keyifl e yapacaktır. Keyif aldığı şeyler, ileride zor kapıları açmak için anahtar olacaktır. Çocuğun kendine özgü üstünlükleri ve güçlenmesi gereken yönleri olabileceğini de unutmamak gerekir.

Araştırmalar ne söylüyor?
Pozitif psikoloji, sadece yetişkinlerde değil çocuklarda da duygusal zeka ve yaşam doyumlarını yükseltir. Avrupa Pozitif Psikoloji Kongresi'nde 10-12 yaş arasındaki çocuklar üzerinde yapılan çalışma için; yaş, cinsiyet ve sosyoekonomik düzeyleri benzer çocuklardan iki grup oluşturuldu. 5 ay süren çalışma boyunca bir gruba (kontrol grubu) herhangi bir müdahale yapılmazken, diğer gruba (deney grubu) pozitif psikoloji çalışmaları uygulandı. Çalışma öncesi ve sonrasında her iki gruba uygulanan "Çok Boyutlu Öğrenci Yaşam Doyum Ölçeği", "Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri" ve "Bar-On Duygusal Zeka Ölçeği" testinde etkileyici sonuçlar elde edildi. Deney grubundaki çocukların duygusal zekasında yüzde 20, problem çözme becerilerinde yüzde 15, kendilerine güvende yüzde 12, yaşam doyumlarında ise yüzde 15 oranında artış olduğu gözlendi. Buna karşın hiç çalışmaya katılmamış çocukların duygusal zekalarında, yaşam doyumlarında ve kendilerine güvenlerinde yüzde 2, problem çözme becerilerinde ise yüzde 12 azalma görüldü. Bu çocuklar TEOG'a hazırlanan önemli bir stres altındaki çocuklar oldukları için çalışma süresince geçen zamanda bir tükenmişlik yaşadılar. Bu nedenle deney grubu güçlenirken, onların dirençleri de bu faktörlerin etkisiyle azalma gösterdi. Çalışma için özellikle psikolojik sorunu olmayan çocukların seçilmesine dikkat edildi. Çünkü olası bir psikolojik sorun yokken de yaşam doyumlarının, duygusal zekalarının artıp artmadığı ölçmek istendi. Ortaokul çocuklarıyla çalışma nedeni ise, yaşamlarında TEOG gibi bir stres faktörü olması. Yani belli bir stres faktörüne karşı sorunu olmayan çocukların baş etme becerisi kazanıp kazanmadıkları değerlendirildi. Deney grubuyla yapılan çalışma 12 oturumdan oluştu. Çocuklar, bazı oturumlarda takım oyunları oynadılar, birbirlerine nasıl bir kişi olduklarıyla ilgili olumlu geribildirimler verdiler ve yapıcı eleştirilerde bulundular. Bazı oturumlarda ise kolaj çalışması yapıldı. Oturum aralarında çocuklar gerçek hayatt a uygulayabilecekleri ödevler yaptılar. Çalışma sonucunda çocukların duygularını ifade etme ve başkalarının duygularını anlama becerilerinin geliştiği görüldü. Çocukların yaşadığı diğer etkiler ise şöyle; kaygı, öfke gibi yönetmesi nispeten zor olan duyguları yönetebildiler. Aile ve arkadaşlarıyla daha açık ve yakın ilişkiler kurmaya başladılar. Bu sonuçlar da, çocukların duygusal zekasının artt ığını göstermiştir.

Anne-babalara öneriler
• Çocuğunuza yaşına uygun sorumluluklar verin ve onun başarılarını kutlamayı unutmayın. Bununla birlikte, başarısız olduğunda da yanında olduğunuzu ve başarısızlığın bazen yaşanabilecek doğal bir sonuç olduğu mesajını verin. Çocuğunuz hata yaptığında telaşa kapılmayın.
• Sevdiği şeyleri yapması için motive edin. Bilgisayar, tablet, telefon oyunları gibi faaliyetlere kendini kaptırıyorsa bilin ki henüz kendi becerilerini keşfetmemiştir. Bu faaliyetler, aslında korkulacak sonuçlardan kaçış anlamına da gelir (Başarısızlık korkusu gibi…).
• Sosyal faaliyetlere yönlendirin. Hayvanlara ve insanlara yardım etmesi için teşvik edin.
• Hayatta iyi giden şeyleri fark etmesini sağlayın. Örneğin; her gün birlikte güzel giden 3 tane şey bulun, bir deftere not etmesini sağlayın. Kendisine iyi gelen şeylerle ilgili teşekkür etmesi için teşvik edin. Aynısını siz de yapın.
• Duygularını ifade etmesi için yüreklendirin. Sizler de duygularınızı ifade edin. Duygularla ilgili konuşun, bol bol oyun oynayın.
• Kural koyarken net olun. Koyduğunuz kuralı takip edin, uyduğunda mutlaka ödüllendirin. Tutarlı davranın.
• Gereksiz ve aşırı kurallardan kaçının. Eğer kurallara uymuyorsa, "Bu çocuk söz dinlemiyor." diye düşünmek yerine, nedenini araştırın.
• Çocuğunuzu önyargısız dinleyin. Örneğin; hiperaktif bir çocuğunuz varsa uzun süre oturduğu yerde bekleme görevi vermek yerine, size sofrayı kurarken yardım etmesi gibi bir görev verin.
• Mükemmeliyetçi olmayın. Kendine göre eksikleri, hataları ve üstün yönleri olan bir çocuk yetiştirmeyi hedefl eyin. Gerçekçi beklentiler içinde olun.
• Düzenli uyuması, sağlıklı beslenmesi ve spor yapması için teşvik edin.
• Doğada zaman geçirin. Çocuklarınızın mümkün olduğunca doğada zaman geçirmesini sağlayın. Şehirleşmeye rağmen bizlerin de o doğal sistemin bir parçası olduğunu unutmayın.

"Aşırı korumacı olmayın"
Anne-babalar, çocuklarının yeni deneyimlere açık olmasını sağlayabilirler. Aşırı koruyucu davranışlar yerine, güvenli bir ortam sunduktan sonra küçük hatalar yapmasına izin verebilirler. Böylece çocuk kendini geliştirmek için küçük riskler almaktan çekinmez.
Psikolog Nazende Ceren Öksüz

Pozitif psikoloji, çocuğu Polyanna mı yapar?
"Pozitif" sözcüğü yanlış anlaşılmamalıdır. Pozitif olmak, her konuya aşırı iyimser olmak anlamına gelmemelidir. Eğer ebeveynler, bazı zorlu durumları da gerçekçilikten uzaklaşarak olumlu algılamaya çalışırlarsa çocuğun sorun çözme becerisi gelişmez. Halbuki pozitif yaklaşımdaki amaç, çocuğu zor durumların üstesinden gelebilecek psikolojik sağlamlılıkta yetiştirmektir. Aşırı iyimser davranmak, olası bir tehlikeye karşı önlem alma davranışını engeller. Dolayısıyla çocuğun baş etme gücü elinden alınmış olunur. Öte yandan aşırı iyimser davranışlar, anne-babaların aşırı koruyucu davranışlarda bulunmasıyla da sonuçlanabilir. Bu da çocuğa "Sen yetersizsin, sen kendini koruyamazsın ama neyse ki biz seni koruyabiliriz." mesajı verir. Çocuk, yanında kendisinden güçlü ebeveynler görmek ister, ancak bu imaj abartılı bir hale getirilirse çocuğun gelişimi engellenir. Çocuğa, kendini koruyabileceği düşük riskli bazı durumlarda kendini koruma izni verilmelidir. Pozitif ebeveynlik kavramını yanlış anlamanın bir başka sakıncası ise olumsuz duyguların reddedilmesidir. Duygular değişkendir ve bazen olumsuz duygular da hissetmek insanın doğasında vardır. Üstelik olumsuz duygular birer uyarı niteliğindedir ve oldukça da faydalıdır. Yeter ki bu duyguların o anki işlevi fark edilerek ve uygun şekilde ifade edilebilsin. Özetle pozitif ebeveynlik, "Polyannacılık" değildir. Aksine çocukları zorlu yaşam koşullarından güçlenerek çıkabilecek, kendi iradelerine sahip bireyler haline getirmeyi amaçlar.

ARKADAŞINA GÖNDER
Pozitif ebeveynlik
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN