Japonya'da nisan ayı geldiğinde iki hafta boyunca güneyden kuzeye doğru yayılarak, ülkeyi bir tablo gibi güzelleştiren kiraz ağacı sakuraların çiçekleri, Japon kültüründe önemli bir yer tutuyor. Bin yıl önce aristokratların bahçelerinde yetiştirilmeye başlanan sakura çiçekleri, şarkılardan şiirlere, kimono desenlerinden sayfa süslerine kadar kullanılıyor. Japonlar, baharın müjdecisi gibi gördükleri sakura çiçeklerinin yenilenmeyi, aşkı ve sevgiyi simgelediğine de inanıyor. Başka ülkelerle ilişkilerini geliştirmek için de dostluk amacıyla hediye edilen sakuralar, ABD'de Washington ve New York, Almanya'da Berlin başta olmak üzere pek çok şehrin bahçelerini renklendiriyor. İstanbul'da da bundan 120 yıl önce Japonya'ya yapılan dostluk ziyaretinden dönerken batan Ertuğrul Firkateyni'nde şehit olan 600 denizcimizin anısına ekilen sakura ağaçlarının anlamı büyük. Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi'nde oluşturulan ve Ertuğrul Adası adı verilen özel bir bölümde yetiştirilen sakuraların çiçeklerini görmek isteyenler, nisan ayının 10'una kadar bu benzersiz şöleni kaçırmamak için bahçeyi ziyaret ediyor. İstanbul Anadolu yakasında bir enstitü niteliği de taşıyan Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi'nin Müdürü Prof. Dr. Adil Güner, sakuraların Japonya'dan İstanbul'a uzanan yolculuğunu anlattı.
- Sakuralar, Japonya'dan İstanbul'a hangi amaçla geldi?
- Japonya'daki Sakura Vakfı, bütün dünyada sakura ağaçlarını barışın sembolü haline getirmek için çalışıyor. Vakıf, çeşitli ülkelerle temaslar kuruyor; bu ağaçların dikilip halkın görebileceği mekanlar arıyor. Türkiye'de de TEMA Vakfı aracılığıyla bizi buldular. Vakıf, bir yer ararken ağaçların daha sonraki bakımını da sürdürebilecek bir kurum olmasını istiyor. Gönderilen sakuralar 2006'nın ekim ayında ekildi, 29 Ekim'de töreni yapıldı. Amaç, Ertuğrul Fırkateyni'nin anısına da dikmekti. Her şehit ve gazi için bir ağaç dikmek istediğimiz için 600 tane ağaç dikildi. Büyük bir kısmı da botanik bahçesi içinde Ertuğrul Adası adı verilen bölüme yerleştirildi.
- Ağaçların hepsi yerini sevip, tuttu mu?
- Hayır. Normal ağaç sökümü aralık ayı olduğu için fidanlar Japonya'da biraz erken sökülmüştü, geldiğinde de bir süre gümrükte bekledi. Bu yüzden ertesi yıl yarısının öldüğünü gördük. Bu kez devreye kiraz konusunda dünyada bir numara olan Alara firması girdi. Hemen harekete geçip ağaçları çoğaltarak, ölen ağaçların yerine yeni fidanları koyduk.
- Sakura ağaçları Türkiye'ye ilk o tarihte mi geldi?
- Daha önce de çeşitli vesilelerle sakuralar geldi. Yalova'daki Karaca Arboretumu'nda da İstanbul'daki saray bahçelerinde de var.
- Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi'ndeki sakuralar özel bir çeşit mi?
- Japon kirazı sakuraların yüzlerce çeşidi var. Vakfın bize gönderdiği çeşidin adı yoko. Sakuranın kirazları, normal kiraz ağaçlarından farklıdır, meyvesi yenilmez.
- Kolay yetiştiriliyor mu? İstanbul'un iklimini sevdiler mi?
- Yerini severse iyi büyüyor. Kökünün su altında kalmasını sevmiyor, yani ayakları ıslak olmayacak. İstanbul'un havasında rahat yetiştiriliyor. Sakuraların çiçek süresi çok kısa. Nisan ayının ilk 10 günü bunu görmek için en uygun dönem. Japonya'da da zaten çiçeklerinin güzelliği için yetiştiriliyor. Biz de 9 Nisan'da düzenlenecek Bahara Merhaba Şenliği kapsamında Ertuğrul şehitlerini kiraz çiçekleriyle anacağız.
- Vakıf, gönderdikleri sakuraların yaşayıp yaşamadıklarını takip ediyor mu?
- Tabii. Her yıl ağaçlar hakkında bilgi ve fotoğraflarını gönderiyoruz. Bilgi için tel: (0216) 456 44 37