Haberleri izlediniz!

Altı dalda Oscar'a aday olan Spotlight, araştırmacı gazeteciliğin önemini tekrar hatırlatırken, en iyi gazetecilik filmi olarak kabul edilen Başkanın Tüm Adamları'nın yanı başına konumlanıyor

Giriş Tarihi: 30.1.2016
Haberleri izlediniz!
Watergate skandalını anlatan 1976 yapımı Başkanın Tüm Adamları/ All the President's Men sinema ve gazeteciliğin tam da kesiştiği noktada duran anıtsal filmlerden biridir. Anıtsal olmasının sebebi, filmin yaptıkları haberlerle ABD Başkanı Nixon'ın istifa etmesini sağlayan gazetecilerin hikayesini anlatırken, salt gazetecilik faaliyetinin gücünü göstermesidir. Özellikle de araştırmacı gazeteciliğin... Bu filmden sonra gazetecilikle ilgili birçok film çekildi. Ölüm Tarlaları/The Killing Fields, Ateş Hattında/ Under Fire, Pelikan Dosyası/ The Pelican Brief, Asılsız Haber/ Shattered Glass, Frox/ Nixon... Ama hemen hemen hepsi Başkanın Tüm Adamları'nın gölgesinde kaldı. Oyuncu, senarist ve yönetmen Tom McCarthy'nin çektiği Spotlight, hem anlatı, hem de sinematografik olarak Başkanın Tüm Adamları'nın izinden giden ve baştan söyleyelim onun yanı başına konumlanan bir film. O film gibi araştırmacı gazeteciliğin hâlâ ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Çoğu gazeteci filmi gibi gerçek olaya dayanan yapım, yerel bir gazete olan Boston Globe'un yayın yönetmeninin değişmesi sonrasında Boston'daki kimi rahiplerin çocuklara yönelik cinsel istismarıyla ilgili bir haberin peşine düşmesini konu alıyor. Bu işle, sonradan yaptıkları haberle Pulitzer ödülü kazanacak olan gazetenin özel haber birimi Spotlight ekibi ilgileniyor. Fakat ekip, meselenin münferit olmadığını, Boston'da yaklaşık 70 rahibin cinsel istismar olayına karıştığını, daha fenası bütün bunları da Katolik Kilisesi'nin örtbas ettiğini öğreniyor. Hollywood romantizminden ısrarla uzak duran film, haberi en doğru şekilde vermek için gazetecilerin çabaları ve bu tür bıçak sırtı haberler yapılırken editörlerin güç ilişkileri karşısındaki tutumlarıyla ilgileniyor asıl olarak. (Yani gazetecilik dünyasına içeriden ve sahici bir bakışı var.) Senaryoyu Josh Singer ile birlikte yazan yönetmen Tom McCarthy'nin, serinkanlı ve dingin bir anlatıyı tercih etmesi, oyuncuların içe dönük performansları, ele alınan meseleyi gerçekçi aktarma çabası filmin gücünü katbekat artırıyor. En iyi film, yönetmen dahil altı dalda Oscar'a aday olan yapım en iyi film kategorisinde Oscar'ın en güçlü adaylarından. Yılın da en iyilerinden...

Bir zamanlar Türkiye!


Yüksel Aksu, Ege taşrasının kendi çelişkileriyle barışık halini filmlerine iyi bir şekilde yansıtır ve kendine özgü bir yerellikten beslenir. Ama ele aldığı konular evrenseldir. Aksu, yaz tatilinde gazozcu Cibar Kemal'in (Cem Yılmaz) yanında çırak duran Adem'in (Berat Efe Parlar) bir günlük oruçla olan mücadelesini anlattığı İftarlık Gazoz filminde bu tavrını koruyor. Ama Ramazan orucuyla, 12 Eylül darbesi döneminde yaşanan ölüm orucu arasında kurduğu bağ sebebiyle de film 'Eylül filmleri' kategorisine dahil oluyor. Dolayısıyla filmin politik bir yanı da var... Ama Aksu'nun meseleye bakışı Babam ve Oğlum ile benzeşiyor... Ağırlıklı olarak 70'lerin başında geçen filmde anlatılan 70'ler Türkiyesi farklı hayat görüşlerinin ve biçimlerinin birlikte yaşayabildiği bir Türkiye. Herhangi bir acı karşısında yek vücut olunabilen, insanların kategorize edilmediği, ortaya çıkan harmoninin renkliliğine vurgu yapılan bir Türkiye. Adem'in kişiliğine yansıyan bu harmonide oruç, teravih, cami, futbola meraklı imam da var, duvarlara yazılama yapan solcu abiler de, ustalara değer verilmesi de... Aksu bunun nasıl mümkün olduğu Adem'in gözünden anlatırken 12 Eylül'ün bu uyumu tarumar ettiğini de savlıyor. İftarlık Gazoz, neşeli, sıcakkanlı, ama nihayetinde gözyaşlarınızı da tutmanın zor olduğu bir film. Aksu'nun da en iyi yapımı...
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Haberleri izlediniz!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN