Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Çocuklarımızı şekerle avlamaya çalışıyorlar

Temel amacı gıda satmak olmayan işletmelerde şurubu içeren abur cuburların satıldığı stantlar çocukların sağlığına göz dikmiş. Hansel ve Gretel masalındaki cadının şekerden yaptığı ev gibi çocuklarımızı avlamaya çalışıyorlar

Çocuklarımızı şekerle avlamaya çalışıyorlar

Bir anne için çocuğunun yemek yemesi dünyanın en önemli meselesidir. Onu sağlıklı bir şekilde beslemek, en taze sebze ve meyveleri bulmak için Fizan'a bile gideriz. Hangi yemeğin besin değeri nedir, şeker kullanmadan kek nasıl yapılır? Hepsi bizden sorulur. Peki, biz çocuğumuzu bin bir emekle sağlıklı bir şekilde beslemeye, özellikle de şurubundan uzak tutmaya çalışırken etrafımızı sarmış sözde pazarlama stratejistlerinin hileleriyle nasıl başa çıkacağız? Ben bunlara pazarlama cinlikleri diyorum. Keza, çocukların zaaflarına ve sağlıklarına göz dikmiş olanlara daha ağır şeyler de söylenebilir!

MAĞAZA GÖRÜNÜMLÜ BAKKALLAR
Biz çocuklarımızı mısır şurubu içeren şekerlemelerden uzak tutmaya çalışan anneleriz. En azından üç yaşına kadar etraftan gelen her tepkiye rağmen sağlıklı bireyler yetiştirmek için mücadele veriyoruz. Tüm hayatları boyunca karşılaşabilecekleri hastalıkların oranını en aza indirmek için çocukluk dönemlerinde aldıkları gıdaların önemli olduğunu biliyoruz. Peki ya, giyim mağazalarının, ayakkabı dükkanlarının, oyuncakçıların bundan neden haberi yok? Neden çocuklara ve annelere saygı duymuyorlar? Neden sattıkları ürünün dışında başka bir üründen de para kazanma yolunu seçiyorlar? Demek istediğimi şu satırları okuyan tüm ebeveynler anlamıştır. Durum şu, çocuklarımızla bir ayakkabı dükkanına giriyoruz adı üstünde ayakkabı alacağız. Ancak o da ne, mağazanın ortasında mısır şurubuyla yapılmış şeker ve çikolatalardan oluşan stantlar var. Oyuncak alacağız, kasanın yanı, reyonlar şekerlemelerle dolu... Çocukların aklı ister istemez o renkli, yüzlerce çeşit şekerlemenin asılı olduğu yerde kalıyor. Üstelik tam da çocukların boyuna göre yapılıyor bu stantlar, çocuklar rahatlıkla erişebilsin diye. Konfora bakar mısınız?



MASAL CADILARI ŞEHRE İNDİ
Tıpkı Hansel ve Gretel masalında cadının çocukların ilgisini çekmek için şeker ve çikolatadan yaptığı ev gibi. İşte o cadı gibi avlıyorlar çocuklarımızı. Temel amacı gıda satmak olmayan bu işletmelerde karşımıza çıkan bu abur cuburların satışına eminim ki, Gıda, ve Hayvancılık, Sağlık ve Aile, Çalışma ve Bakanlığı tepkisiz kalmayacaktır. Çocuk kanallarında bu tür gıdaların reklamının yapılması nasıl engellendiyse, giyim mağazaları, oyuncakçılar gibi gıda satmayan dükkanlar için de harekete geçilecektir. Çocuklar bu ülkenin geleceği, eğitimleri kadar sağlıkları da önemli. Çocuklarımıza yapılan her türlü yatırım gelecek neslimizin de kalitesini artıracaktır. Çocukların sağlıklarına göz dikmiş bu pazarlama stratejisi lütfen artık son bulsun!



BİR BALON 30 LİRA
Biz çocukken harçlıklarımızla balon alabilirdik. Parkta ya da sokaktan geçen baloncudan balon alıp oynamaya cebimizdeki harçlık yeterdi. Peki ya şimdi, bırakın çocukları ebeveynlerin bile maddi gücü yetmeyebilir. Hafta sonu bir alışveriş merkezinde dolaşırken, kızım bir çizgi film kahramanının üzerinde olduğu pembe bir balon gördü. Çok sevdi. Ben de onun bu beğenisine kayıtsız kalamadım ve almak istedim. Satıcı balonu aldı ve bütün sevimliliği ile kızıma uzattı. Eylül çok mutlu, ben de! Kasaya geçtim, ne kadar dedim? 30 lira dedi. Yahu, bir balon 30 lira eder mi? Yok karakterliymiş, uçan balonmuş falan filan... Aldım ama kafamda deli sorular kaldı. Balonun maliyetini merak ettim ve araştırdım. İnternette 5 liraya satıldığını gördüm. Eminönü'nde de onluk paketleri 10 lira. Ticaretin de bir insafı olmalı, bire 25 kar da nedir? Üstelik yine çocukların zaafları üzerine... Bırakın, ekonomik geliri ne olursa olsun anne-babalar çocuklarına balon alabilsin.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Çocuklarımızı şekerle avlamaya çalışıyorlar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN