Türkiye'nin en iyi haber sitesi

genç tasarımcılara moda koridorlarında ayakta kalmanın sırlarını verdi!

Ünlü moda tasarımcısı ile markasının 10’uncu yılını kutladığı defile için bir araya geldik. Ağış genç tasarımcılara moda koridorlarında ayakta kalmanın sırlarını verdi

Giriş Tarihi: 12.10.2019
Gül Ağış genç tasarımcılara moda koridorlarında ayakta kalmanın sırlarını verdi!

Arka arkaya defilelerin ve lansmanların yapıldığı moda dünyasındaki herkes için yoğun ve yorucu bir haftayı tamamladık. Her gördüğünüz etkinliğin, defilenin, hatta birkaç saat süren en küçük bir lansmanın arkasında bile onlarca insanın emeğinin olduğu herkesin çok çalıştığı bir haftaydı... Biz de bu hafta Gül Ağış'ın yani Lug Von Siga markasının yaratıcısının defile hazırlık sürecine konuk olduk... "Neden Gül Ağış?" derseniz "Çünkü aynı İstanbul'daki moda haftası gibi Lug Von Siga da 10'uncu yaşını kutluyor bu sene" diye cevap verebilirim... Yurt dışında moda eğitimi alan, Türkiye'den yurt dışına kıyafet üreten bir firmada uzun süre çalışan ve sonrasında kendi markasını kuran bir kadının gözünden hem sektörü, hem kendi kariyerini hem de defileye hazırlık sürecini konuşalım istedik... Şimdi sizleri bu keyifli sohbetle başbaşa bırakıyorum...

- Kurduğu marka 10'uncu yılını deviren bir moda tasarımcısı olarak neler hissediyorsunuz?
- Arkamda hiçbir yatırımcı olmadan, aile desteği olmadan bugünlere getirdim markamı. Kolay bir süreç değildi. Eminim tüm tasarımcı arkadaşlarım da benzer hisler içindedir. Çoğu zaman kendimizi dev bir tekstil ülkesinde yaşamamıza rağmen bir adada aynı Robinson Crusoe gibi terk edilmiş hissediyoruz.



- Biraz açabilir misiniz, dikkat çekici bir tespit bu...
- Bir tasarımcı markası kurduğunuz zaman kimse sizin elinizden tutmuyor. "Tutması gerekiyor mu?" diyenlere cevabım "Şu an dünyada bildiğiniz neredeyse tüm tasarım markalarının ardında holdingler var" olur. Başka türlü hiçbir tasarımcı markası büyüyemez... Burada sadece tasarlamak yetmiyor, iş insanı olmanız gerekiyor. Hâlâ kumaş üreticileri bizden binlerce metre kumaş almamızı bekliyor. Hâlâ aksesuvarcılar fason üreticiymişsiniz gibi on binlerce adet fermuar siparişi vermenizi bekliyor.

- Ve kimse sizlere yatırım yapmıyor mu yurt dışında olduğu gibi?
- Hayır... Kimse "Kumaşların için destek olayım", "Bir marka kurdun, bu tasarım markasına yatırım yapayım beraber büyütelim. Finansman için destek olayım" demiyor. Bu benim gibi yılları deviren tasarımcılar için bile bir büyük zorlukken, mesleğe yeni başlayan genç arkadaşlarımız için nasıl büyük bir sorun olduğunu anlatamam...



- İster istemez bir moda tasarımcısı her şeyi kendi yapmak zorunda kalıyor sanırım...
- Bir moda markasının ekonomik kısmını idare etmek hiç de kolay değil. Bunu yapamayan zaten sektörden siliniyor. Hâlâ ayakları üzerinde duran her birimiz zaten bu yüzden ekonomiyle ilgili her konuda da uzmanlaştık.

- Yurt dışında tasarım eğitimi almak yeterli değil o zaman?
- Moda dünyasını global anlamda öğreniyorsunuz yurtdışında okuduğunuz zaman. Ben Milano'da Instituto Marangoni'de moda üzerine eğitim aldım. Ardından Milano Üniversitesi'nde burslu olarak master yaptım. Milano'da Costume National markasında bir süre tasarımcısı olarak görev aldım.

AYLAR SÜREN BIR ÇALIŞMANIN SONUCU
- Sonra Türkiye serüveniniz başlıyor...

- Ailevi nedenlerden Türkiye'ye döndüm. Yurt dışında eğitim almak bir vizyon kazandırdı bana. Ama belki de markamın ayakta kalmasını Türkiye'de çalıştığım ve hızlı moda markaları için üretim yapan firmada kazandığım deneyim sağladı. O deneyim olmasa başarılı olmazdım markamın yönetiminde.

- Gelelim bir araya gelmemize vesile olan 10'uncu yıl defilenize...
- Moda haftasının son günü yaptım defilemi. Venedik Taciri'den ilham alan koleksiyonumu Venedik Sarayı'nda tanıttım... Modaya dair ilk ana eğitimi İtalya'da aldığım için oraya bir gönderme yapmak istedim. -

ize biraz defileye dair detaylar
verebilir misiniz? En çok ne zorladı sizi mesela?
- Her sezon farklı bir konu daha zorlayıcı oluyor. Bu sezon manken seçimi zorladı beni ve tüm ekibi. Defilemizin tarihini değiştirmemiz gerekti ve sonrasında tarih değişikliğiyle birlikte bazı mankenler çoktan bir başka tasarımcıya söz vermişti. Cidden son güne kadar hâlâ bir mankenimiz eksikti. Her manken tek bir kombin giysin isterdim ama bu sefer öyle olmadı. Bazıları üstlerini değiştirmek, birden fazla kombin giymek durumunda kaldı.

- Peki styling, şovun hazırlanma süreci?
- Yaklaşık bir hafta öncesinden tamamladık. Bu sefer ilk kez Mahizer Aytaş ile çalıştık. Neyse uyum yakaladık hemen. Ama tabii ki her defilede olduğu gibi bu defilede de koleksiyon ve styling arasında farklı düşünülen anlar yaşandı. Çok doğal olarak biz tasarımcılar en sade ve en satışa uygun halde çıksın isteriz koleksiyon. Styling'i yapan kişi de onu daha gösterişli ve daha iddialı farklı bir havaya sokmak ister.

- Başka neler yaşandı peki?
- Venedik Sarayı'na girebilmek için nüfus kimlik bilgileri gerekiyor tabii ki. LCV sorunu olan bir moda haftasında bu bir sorundu. Bir de satın almacılardan da özellikle de yabancılardan bu bilgileri istemek gerekti o da zorlu bir süreçti.



- Güzel şeylere gelelim...
- Aylar süren bir çalışmanın en son anı defile. Tüm koleksiyon eylül ayında tamamen elimdeydi. Yurt dışında çalıştığım showroom'lar aracılığıyla çoktan görücüye çıkmıştı tabir-i caizse.

- Ne kadar sürede hazırlanıyor bir koleksiyon?
- Koleksiyon aylar süren bir demlenme sürecinin ardından yeterli deneyime sahipseniz yaklaşık 20 günde hazırlanıyor. O sırada siz de o hayal dünyanıza dair detayları şovunuza eklemek için uğraşıyorsunuz.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Gül Ağış genç tasarımcılara moda koridorlarında ayakta kalmanın sırlarını verdi!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN