Hz. Sa'd’ın Hayatı, Kıssası ve Ölümü

İslam’ı kabul eden ilk yedi kişi arasında yer alan ve bu nedenle cennetle müjdelenen Hz. Sa’d aynı zamanda komutanlık da yapmıştır. Cesareti, sadakati ve Allah yolundaki kararlılığı ile tanınan Hz. Sa’d’ın hayatı, kıssası ve ölümü İslam tarihinde önemli bir yer tutar.

Hz. Sa'd’ın Hayatı, Kıssası ve Ölümü

Hz. Sa'd bin Ebi Vakkas Mekke'de yaşayan Kureyş kabilesine mensup olup İslam'ın ilk yıllarında, henüz çok gençken Müslümanlığı kabul etmiştir. Hz. Peygamber ile birlikte hayatı boyunca Bedir, Uhud, Hendek dahil tüm savaşlara katılmış ve İslam'ın yayılmasında önemli rol oynamış olan Hz. Sa'd aynı zamanda ok atma yeteneği ile bilinmektedir. Seçkin bir komutan da olan Hz. Sa'd'ın hayatı, kıssası ve ölümü Müslümanlarca merak edilmektedir.

Hz. Sa'd'ın Hayatı

Hz. Sa'd bin Ebi Vakkas 595 yılında Mekke'de doğmuştur. Kureyş kabilesinin Zühreoğulları koluna mensuptur. Genç yaşta İslam'ı kabul eden ilk yedi kişiden biri olarak bilinir. Hz. Ebubekir'in davetiyle çok genç yaşta Müslüman olmuş ve İslam'ın ilk dönemlerinde büyük sıkıntılar yaşamıştır.

Mekke döneminde ailesinin baskılarına rağmen inancından vazgeçmemiştir. Hicret ederek Medine'ye gitmiş ve burada İslam toplumunun inşasında aktif rol almıştır. Hz. Sa'd, Bedir, Uhud ve Hendek başta olmak üzere pek çok savaşa katılmıştır. Özellikle Uhud Savaşı'nda Hz. Peygamber'i koruyan sahabelerden biri olmuştur.

Hz. Peygamber (s.a.v.) ok atmadaki ustalığıyla bilinen Hz. Sa'd hakkında "Allah'ım! Sa'd'a nişanını isabetli kıl" (Tirmizî, Menâkıb, 27) diye dua etmiştir. Bu dua onun savaşlardaki başarısının bir işareti olarak kabul edilir.

Hz. Sa'd "Aşere-i Mübeşşere" yani cennetle müjdelenen on sahabeden biridir. Aynı zamanda İslam ordularının önemli komutanlarından biri olmuştur. Diyanet kaynaklarında yer alan bilgiye göre Hz. Sa'd hem askeri başarıları hem de dini hassasiyeti ile öne çıkmıştır.

İslam alimlerinden İbn Kesir onun hakkında "cesareti ve sadakati ile örnek bir sahabedir" ifadesini kullanır (el-Bidaye ve'n-Nihaye, c. 7, s. 115). Bu değerlendirme onun İslam tarihindeki yerini ortaya koyar.

Hz. Sa'd'ın Ölümü

Hz. Sa'd bin Ebi Vakkas, uzun bir ömür sürmüş ve İslam'a büyük hizmetlerde bulunmuştur. Hz. Osman ve Hz. Ali dönemlerinde de önemli görevler üstlenmiştir.

Hayatının son dönemini Medine yakınlarında geçirmiştir. Hz. Sa'd 675 yılında Medine'de vefat ettiğinde sahabeler arasında hayatta kalan son "Aşere-i Mübeşşere" üyelerinden biri olarak bilinmektedir.

Onun cenazesi büyük bir saygı ile kaldırılmış ve Müslümanlar tarafından hayırla anılmıştır. İslam Ansiklopedisi'nde yer alan bilgilere göre Hz. Sa'd'ın ölümü sahabe döneminin sona yaklaşmasının önemli işaretlerinden biri olarak kabul edilir.

Hz. Sa'd'ın Kıssası

Sa'd bin Ebi Vakkas henüz genç yaşta İslam ile şereflendi. Rivayetlere göre annesi oğlunun dininden dönmesi için günlerce yemek yememeye yemin etti. Hz. Sa'd; "Anne! Senin yüz canın olsa ve hepsi birer birer çıksa, ben yine bu dini bırakmam." diyerek İslam uğruna aile baskısına rağmen kararlılığını gösterdi.

İslam tarihindeki önemli rivayetlerden birine göre Sa'd bin Ebi Vakkas Allah yolunda ilk ok atan sahabe olarak bilinmektedir. Mekke döneminde müşriklerin baskısı giderek artarken Müslümanlar zaman zaman savunma yapmak zorunda kalıyordu. Bir gün müşriklerle yaşanan gerginlik sırasında Sa'd bin Ebi Vakkas eline aldığı bir deve kemiğiyle karşı tarafı yaraladı. Bu olay Müslümanların kendilerini savunmak zorunda kaldıkları ilk hadiselerden biri olarak aktarılır. Daha sonra savaşlarda büyük cesaret gösterdi ve okçuluğuyla meşhur oldu. Resûlullah'ın Uhud Savaşında onun için: "Anam babam sana fedâ olsun ey Sa'd, at!" dediği aktarılır. (Buhârî, "Feżâʾilü aṣḥâbi'n-nebî", 15; Müslim, "Feżâʾilü'ṣ-ṣaḥâbe", 41-42).

Büyük fetihlere kumandanlık yapmasına rağmen Sa'd bin Ebi Vakkas sade bir hayat yaşamaya devam etti. Mal ve makam hırsından uzak durduğu rivayet edilir. Hayatının son dönemlerinde Medine yakınlarında mütevazı bir şekilde yaşadı. Kendisine gösterilen büyük saygıya rağmen dünya nimetlerine aşırı bağlanmamaya dikkat etti.

Vefatı yaklaşınca eski ve sade bir cübbenin getirilmesini istediği, Bedir Savaşı'na katılırken üzerinde bulunan elbiseyle kefenlenmeyi arzuladığı nakledilir. Bu davranışı onun dünyaya karşı mesafeli yaşayışının göstergelerinden biri olarak anlatılır.

Hz. Sa'd cesareti, sadakati, annesine karşı saygılı tavrı, Peygamber Efendimiz'e bağlılığı ve dualarının kabul edilmesiyle bilinen İslam tarihinde özel bir yere sahiptir. Özellikle genç yaşta İslam'ı seçmesi ve baskılar karşısındaki kararlılığı Müslümanlara örnek olmuştur.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.