Dönere giriştiler

Giriş Tarihi: 20.8.2013 11:30
Girişimlerde fark yaratılan nokta her zaman inovatif bir ürün meydana getirmek değildir. Vizyonunuz, olduğunuz sektörde fark yaratıyorsa, doğru uygulamayla rakiplerinizden öne çıkabilirsiniz. Bugün, hikayesini okuyacağınız Baydöner, gıda sektöründe Türk mutfağının vazgeçilmezi döneri marka haline getirerek alışveriş merkezlerinin yemek katlarında konumlandırdı. Endeavor tarafından yılın girişimcisi seçildikten sonra daha da ivme kazanan, Turquality'nin marka destek programı kapsamındaki tek gastronomi şirketi olan Baydöner 'in başarı hikayesini öğrenmek için kurucu ortağı Levent Yılmaz'la sizin için görüştüm:

Eğitiminizi ve özgeçmişinizi öğrenebilir miyiz?
İzmir Bornova Anadolu lisesini 1986 yılında bitirdim. Sonrasında, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden 1990 yılında mezun oldum. İş hayatına, 1993 yılında şimdiki iş ortağım Feridun Tuncerle beraber yakıt pazarlama şirketi kurarak başladım. Daha sonra 2000 yılında denizcilik ve dış ticaret şirketi kurduk 2006 yılında da Baydöner'i kurduk.

Bu işe başlama fikri nereden geldi ve nasıl gelişti?
Baydöner markasını oluştururken, Türkiye'de Fast Food gıdalara yoğun bir rağbet olması ve bunun da ağırlıklı olarak alışveriş merkezlerinde konumlanmasından yola çıktık. Ayrıca, Türk mutfağının zenginliğine karşı sektörde henüz yeterince Türk markası olmadığını da farkettik. Fast Food'a alternatif olabilecek ve Türkiye'nin her yanında açılan AVM'lerde iş yapacak, hızlı büyüme potansiyeline sahip bir restoran zinciri konsepti oluşturmaya karar verdik. Bu konseptte sunulacak olan menüyü belirlemek üzere ilk olarak tüketici eğilimlerinin tespit edildiği kapsamlı bir araştırma yaptık. Tüketicinin sevdiği, iyi yapıldığında kolaylıkla tercih ettiği dönere karar verdik, ardından, fark yaratacak bir sunumla ve uygun fiyatla döneri tüketiciyle buluşturduk. Fast Food'un tercih edilme sebeplerinden en önemlisi olan uygun fiyat ve hızlı servisi aynen uyguladık. Fast Food'dan farklı olarak masaya servis yapılan şık restoran konseptiyle önemli bir fark yarattık. Baydöner, kalite standartları konusunda uluslararası zincirlerde var olan tüm kalite standartlarını uygulamaktadır. Etlerin lezzetli olması için, bölgesel araştırmalar yaparak en kaliteli etleri sağladık ve sektörde deneyimli ustaların yer aldığı ekiple Baydöner'e özel bir reçete oluşturduk. Ayrıca, restoranların verimli çalışabilmesi için tüm iş süreçlerini kurgulayarak mutfak altyapısını yoğun zaman dilimlerinde aynı masayı 10 kez kullanabilecek şekilde hazırladık. Baydöner'in ilk şubesini, 6 aylık bir hazırlık sürecinin ardından 2007 yılının nisan ayında İzmir Balçova Kipa AVM'de hizmete açtık. İlk restoranın beklenenin üzerinde bir başarı ve ilgi görmesiyle birlikte Baydöner markasını stratejimiz doğrultusunda büyütmeye başladık.

Ne kadar sermayeyle bu işe başladınız?
İlk restoranımızı 100.000 TL nakit, 250.000 TL kredi kullanarak açtık.

Herhangi bir yatırım aldınız mı?
Bugüne kadar tüm yatırımlarımızı kendi öz kaynaklarımızla yaptık, dışarıdan bir yatırım almadık.

Ekibinizi nasıl kurdunuz ve şu an kaç kişi çalışıyor?
İşimizi yaparken en önem verdiğimiz unsur ekip oluşturmaktı. O yüzden sektörün en deneyimli ustalarını bulup onlarla yola çıktık, bir taraftan ekibimize doğru insanları koymaya çalışırken diğer taraftan onların kişisel gelişimleri içinde düzenli eğitimlerle kendilerini geliştirmelerine destek oluyoruz. Bugün, 1050 kişilik çalışan ekibimiz var.

Baydöner ismi nereden geliyor?
Hem ürünü yansıtan hem de kolay akılda kalabilecek bir isim olsun istedik. Türkiye'de ve dünyada dönerin markası olmak amacıyla yola çıktığımız için marka isminde dönerin mutlaka yer almasına karar vererek Baydöner ismini belirledik.

Bunlar olurken, Endeavor girişimcisi seçildiniz, bunun size katkıları ne oldu?
Endeavor, gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerine ivme kazandırmak için etkin girişimcileri desteklemektedir. Ben ve ortağım, Endeavor tarafından Türkiye'de girişimci adayı seçildik ve ülkemizi Dubai'de temsil ettik. Dünyanın birçok ülkesinden gelen seçici grup tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, uluslararası Endeavor girişimcisi olma hakkı kazandık. Bu sayede hem Türkiye'de hem de yurtdışında birçok üst düzey yönetici ve şirket sahibiyle görüşme, markamızı değerlendirme ve onların markamız hakkındaki yorumlarını dinleme şansı bulduk. Hem networkumuz hem de vizyonumuza ciddi katkı sağladık. Endeavor bize halen yurtiçinde veya yurtdışında ulaşmak istediğimiz kişi veya kurumlara ulaşmamızda ciddi destek sağlıyor. Ayrıca, işimizi daha iyi yapabilmemiz içinde konusunda uzman kişilerden oluşan bir danışma kurulu oluşturuyorlar ve bize destek olmaya devam ediyorlar.

İşinizde sizin için dönüm noktası sayılabilecek bir zaman dilimi kişi oldu mu?
2008 krizi bizim için iş hayatımızda önemli dönüm noktası olmuştur, çünkü rakiplerimiz krizle birlikte durma ve yeni projelere girmeme kararı aldılar, biz böylece normalde yer bulmanın imkansız olduğu avm yatırımcılarıyla kolaylıkla temasa geçerek 8 yeni restoran açtık. Hem ülkenin birçok şehrine ulaşma fırsatı bulduk hem de avm yatırımcılarıyla bu zor dönemde işbirliği yaparak önemli bir avantaj sağladık. Daha sonra, konseptimizin getirdiği avantajla birçok yeni yatırımda tercih edilen marka olduk ve kısa zamanda restoran sayımızı hızla arttırdık.

Şu an markanızın yönetimini nasıl yapıyorsunuz?
Marka stratejimizi yönetim ekibimizle belirliyoruz bunun için düzenli olarak pazar araştırmaları yapıyor ve reklam ajansımızla değerlendirmelerde bulunuyoruz.

Markanızı kendi sektörünüz içinde, rakiplerinize göre nasıl konumlandırırsınız?
Biz kendimize rakip olarak uluslararası fast food markalarını görüyoruz. Müşterilerimize de standart kalitede hızlı ve makul fiyatlı hizmet sunmaya çalışıyoruz. Rakiplerimize göre temel farkımız ise Türk mutfağının geleneksel ve en sevilen yemeği olan döneri fast fooda yakın koşullarda restoran hizmeti vererek sunmamız ve bunu Türkiye'nin her bölgesinde; 30 şehirde yaygınlaştırmamız olarak görüyorum.

Sizce, sizin başarınızın sırrı nedir?
Biz tüketicinin ne isteyeceğini öngörmeye çalıştık. Her zaman tüketici faydasını ön planda tuttuk. En büyük gücümüzün çalışan ekibimiz olduğunu düşünüyorum. Bunlar dışında zengin Türk mutfağını standart kalite ve doğru iş modeliyle birleştirmemizin başarıyı getirdiğini düşünüyorum

Gelecekte nasıl büyümeyi hedefliyorsunuz?
Hem yurtiçinde hem de yurtdışında Baydoneri büyütmeye devam edeceğiz, önümüzdeki 5 yıl içinde yurtiçinde 200 yurtdışında 50 restoran sayısına ulaşmayı hedefliyoruz. Aynı zamand, verimli konseptimiz sayesinde çok miktarda franchise talebi alıyoruz. Biz finansal yatırımdan ziyade bize lokasyon kazandıracak franchise'lara öncelik tanıyoruz. Yurtdışında daha çok franchise modeliyle büyümeyi düşünüyoruz. Türkiye'deki franchiselarımızın tüm iş organizasyonlarını insan kaynağı takibi de dahil olmak üzere biz üstleniyoruz. Bugün 24 adet franchiseımız var.

Fast food ve restoran kategorisinde Turquality marka desteği alan tek Türk firmasınız. Bu süreci anlatır mısınız?
Turquality; dünyanın devlet destekli ilk ve tek marka destek programıdır. Ülkemizin rekabet avantajını elinde bulundurduğu ve markalaşma potansiyeli olan ürün gruplarına sahip firmaların, üretimlerinden pazarlamalarına, satışlarından satış sonrası hizmetlere kadar bütün süreçleri kapsayacak şekilde yönetsel bilgi birikimi, kurumsallaşma ve gelişimlerini sağlamak suretiyle uluslararası pazarlarda kendi markalarıyla global bir oyuncu olabilmeleri amacıyla oluşturulmuş destek platformudur. Yurt içinde ve yurt dışında büyüme potansiyelimize ivme kazandıracak bir yöntem ararken Gastronomi sektörü Turquality'e dahil edildi. Biz de Baydöner olarak dünya markası olma yolunda Turquality gibi bir itici gücün yanımızda olması için başvurumuzu yaptık. Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda Bakanlık, Baydöner i marka destek programına aldı. Programa kabul edilen ilk ve tek restoran olmamızı hem Türk mutfağını temsil eden konseptimize hem de standart kaliteyle hizmet sağlayabilmek için oluşturduğumuz doğru iş modelimizle bağlıyoruz.

Turquality kapsamında olmak markanıza ne katacak?
Her şeyden önce, Türkiye'nin dünyadaki marka imajına katkıda bulunan bir kuruluş olmanın kıvancı geliyor. Kurumsallaşma ile birlikte iş süreçlerimiz etkin ve verimli hale gelecektir. Turquality'nin sunduğu avantajlara yurt dışında markamızın daha hızlı büyüyeceğine inanıyoruz.

Bütün bunlar olurken, normal bir iş gününüz nasıl geçer?
Günlük işlerde daha çok izleyici olmayı tercih ediyorum, merkez ofisimizde konusunda çok deneyimli uzman bir ekiple çalışıyoruz. Bu yüzden kararları departman yöneticilerimizin verdiği ve gerektiğinde bizlere onaylattığı iş modelini tercih ediyorum. Ben daha ziyade büyüme projeleri, yeni lokasyonlar ve markamızın doğru stratejilerle yönetilmesi konularına odaklanmayı tercih ediyorum. Şirket faaliyetlerini de kullandığımız SAP erp sisteminin sağladığı detaylı raporlama sistemleri sayesinde kolayca izleyebiliyorum.

Sektörünüz, sizce Türkiye'de nereye gidiyor?
Gastronomi sektörü Türkiye'de son 10 yılda çok önemli mesafe kattetti. Önümüzdeki yıllarda da bunun artarak devam etmesini bekliyorum. Ülkemizde ekonomi geliştikçe, kadınlar üretime daha fazla katıldıkça dışarıda yemek yeme alışkanlığının artacaktır. Makul fiyatlı fast food ve restoran zincirlerinin de dışarıda yemek yemeye olanak sağladıklarını düşünüyorum. Ayrıca, Türkiye'nin birçok şehrinde açılan AVMlerde sektörün gelişmesine zemin hazırlıyorlar.

Türkiye ve dünyadaki girişimcilerin farkları ve benzerlikleri sizce nelerdir?

Girişimcilerin genelde zor koşullarda yaşayan kesimlerden çıktığını düşünüyorum. Bunun sebebi de zor koşullar insanın mücadele gücünü geliştirmesi. Türkiye'de mücadele gücü gelişmiş, risk almayı bilen girişimciler var. Bunlar çok başarılılar. Dünyada da buna benzer bir yapı olduğunu düşünüyorum, önemli olan girişimcileri destekleyip onların başarılarını arttırmak için gerekli mentorluk desteğini vermek.

Duygu Eren

Stratejik İletişim ve Kariyer Danışmanı

Yazarla iletişim için: duygu@dpdanismanlik.com

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Dönere giriştiler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN