Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Anadolu rock ozanı:

'nin en özgün sesine ve stiline sahip şarkıcılarından, Anadolu rock müziğinin , ve Fikret Kızılok'la 4 öncüsünden birisi sayılan , ölümünün 16'ncı yılında anılıyor.

Anadolu rock ozanı: Cem Karaca

'nin en özgün sesine ve stiline sahip şarkıcılarından, Anadolu rock müziğinin , ve Fikret Kızılok'la 4 öncüsünden birisi sayılan , ölümünün 16'ncı yılında anılıyor.

Anadolu rock ozanı: Cem Karaca

Kendisini "Anadolu rock ozanı" olarak tanımlayan Karaca, asıl adı Irma Felekyan olan Ermeni asıllı opera ve tiyatro sanatçısı Toto Karaca ile tiyatro sanatçısı Azeri Mehmet İbrahim Karaca'nın çocuğu olarak, 5 Nisan 1945'te İstanbul'da dünyaya geldi.

"Muhtar Cem" adı verilen Karaca, yeteneğini fark eden annesi sayesinde henüz 6 yaşındayken müzik eğitimine başladı

"Sahne tozunu" küçük yaşlarda yutmasına karşılık , doktor ya da mühendis olmayı istedi. "Suadiyeli Nesrin" olarak hatırladığı bir genç kızı etkilemek için sokak ortasında söylediği şarkı, müzik kariyerinin başlangıcı oldu. Beyoğlu Spor Kulübünün lokalinde arkadaşlarını kırmayıp sahneye çıkarak profesyonelliğe adım atan Cem Karaca, "Dinamitler" ve "Jaguarlar" adlı gruplarla "Rock and Roll" parçaları seslendirdi.

Anadolu rock ozanı: Cem Karaca

"BURALARIN MÜZİĞİNİ YAP"

Baba Mehmet Karaca ise hariciyeci olmasını istediği oğlunu şarkıcılıktan vazgeçirmek için neredeyse her şeyi yaptı. Sahnede Elvis Presley şarkıları seslendiren oğlundan, "Aman Adanalı" türküsünü istemesi için adam kiraladı, oğlunu yuhalattı. Annesinin desteğini alan Cem Karaca'yı bu sevdadan vazgeçiremeyen Mehmet Karaca, oğluna "Buraların müziğini yap" diyerek tavsiyede bulundu.

Lise diplomasıyla eğitim hayatını noktalayan , ilk evliliğini 1965'te tiyatro oyuncusu Semra Özgür ile yaptı. Evlendikten 3 gün sonra askere Antakya'ya gitti. Vatani görevi sırasında bir Mehmetçik'in bağlamasıyla söylediği türkü, Cem Karaca'da ve müziğinde adeta dönüm noktası oldu.

Anadolu rock ozanı: Cem Karaca

Bir röportajında , "Ben o güne kadar ne garip, ilkel bir müzik diye düşünürken bir de baktım ki benim o anda içinde bulunduğum hissiyatı o müzik canlandırıyor, dile getiriyor, anlatıyor." ifadelerini kullandı. Batı enstrümanlarıyla Anadolu müziği yapma kararı alan Cem Karaca, vatani görevi bitip İstanbul'a döndüğünde Mehmet Soyarslan'ın kurduğu "Apaşlar" grubuyla çalışmaya başladı. Cem Karaca, bir plak şirketinde tanışıp sıkı dost olduğu Aşık Mahsuni Şerif'in türkülerini de repertuvarına aldı.

Anadolu rock ozanı: Cem Karaca

İLK 45'LİK

, 1967'de Hürriyet gazetesinin düzenlediği Altın Mikrofon yarışmasına sözleri Erzurumlu Emrah'a ait, "Emrah" bestesiyle katıldı. Yarışmada birinciliği "Mavi Çocuklar"a kaptırarak ikinci olan Cem Karaca ve Apaşlar'ın ilk plağı, Hürriyet gazetesi tarafından yayımlandı. Grup, aynı yıl "Hudey", "Vahşet" ve "Bang Bang-Bir Anadolu Hikayesi" eserlerinin olduğu bir 45'lik daha çıkardı.

"RESİMDEKİ GÖZYAŞLARI"

Almanya'ya giden Cem Karaca ve Apaşlar, Fredy Klein Orkestrası ile şarkılar kaydetti. 'deki en önemli popüler müzik eserlerinden birisi olarak nitelendirilen sözü ve müziği Mehmet Soyaslan'a ait "Resimdeki gözyaşları" da bu kayıtlar arasındaydı. Şarkı ilk kez 1968'de, "Resimdeki Gözyaşları/Emrah" adlı plakta yer aldı.

Karaca, bir röportajında ise Mustafa Altıoklar'ın yönettiği "Ağır Roman" filmiyle 1997'de müzikseverlerce bir kez daha keşfedilen bu şarkının, Mehmet Soyaslan'la gittikleri Moğollar konserinden sonra, "Ne yaparız da onları sollarız" diye kara kara düşünürken ortaya çıktığını anlattı.

Daha önce tiyatro deneyimi olan Cem Karaca, 1970'te ise başrolleri Murat Soydan ile paylaştığı yönetmen Yücel Uçanoğlu'nun çektiği yerli kovboy filmi "Kralların Öfkesi"nde oynadı.

Anadolu rock ozanı: Cem Karaca

12 MART

, 1971'de müzik çalışmaları için Kardaşlar grubuyla Almanya'ya gitti. Plak çalışmalarını tamamlamak üzereyken 12 Mart 1971 Muhtırası yayınlandı. "Oy gülüm oy" plağının toplatılması kararı alınınca Almanya'da bir süre daha kalan Cem Karaca ve grubu, daha sonra yurda döndü.

Müzik yolculuğuna Moğollar'la devam eden Cem Karaca, 1974'te "Namus Belası" ve "Gurbet" şarkılarının olduğu bir 45'lik çıkardı. "Namus Belası", ilk günden itibaren listelerin en üst sırasında yer aldı.

Bu başarıya rağmen Cem Karaca, Moğollar'la vedalaşıp, Kardaşlar grubundan ayrılan Ünol Büyükgönenç'i birlikte çalışmaya ikna ederek Dervişan'ı kurdu. Cem Karaca ve Dervişan, müzikte Progressive Rock'a yaklaşırken "Tamirci çırağı", "Kavga", "Parka", "İhtarname", "Yoksulluk kader olamaz", "İşçi Marşı", "Maden ocağının dibinde" gibi şarkılara imza attı. Sarper Özsan'ın bir tiyatro oyunu için bestelediği "1 Mayıs Marşı" seslendiren Cem Karaca'ya bu plak nedeniyle dava açıldı.

Dervişan ile yolları ayrılan ve bir süre tedavi için yurt dışında bulunan Barış Manço'nun kurduğu Kurtalan Ekspres'le de çalışan Cem Karaca, "Edirne'den Ardahan'a" söyleminden esinlenerek ismini verdiği "Edirdahan" grubunu kurdu. Karaca ve Edirdahan, 1978'de "rock opera" olarak nitelendirilen "Safinaz" albümünü çıkardı.

Anadolu rock ozanı: Cem Karaca

DÖNÜŞ

Sıla hasretiyle yanıp tutuşan , Mehmet Barı ve Mesut Yılmaz'ın aracılığıyla Hannover Fuarı nedeniyle Almanya'da bulunan dönemin Başbakanı Turgut Özal ile görüşme fırsatı yakaladı. Münih'teki bir otelde gerçekleşen bu görüşme, "Cem Karaca, Özal'ın elini öptü, af diledi" şeklinde yansıdı. Görüşmeden yaklaşık 2 yıl sonra 27 Haziran 1987'de yurda döndü.

BİZE ULAŞIN