Türkiye'nin en iyi haber sitesi

‘Romantizm bazen lüks kalıyor bu hayatta’

Güzel oyuncu iki çocuğu ile birlikte mutlu ve huzurlu bir evliliğin tadını çıkarıyor. Romantizmi yaşayabilmek çocuklarla da mümkün diyor ve ekliyor: "Kızım prematüre doğduktan sonra hayata bakışım da değişti. Anne babaların çok farklı duaları var. Romantizm bazen lüks kalıyor hayatta"

Aslı Tandoğan ‘Romantizm bazen lüks kalıyor bu hayatta’

Dünyalar güzeli bir kadın . Gözleri ışıl ışıl... Mutlu ve huzurlu olduğu her halinden belli. Annelik ona öyle güzel yakışmış ki, şefkat ses tonuna gelip yerleşmiş. Oğlu Atlas beş, kızı Arya ise bir yaşında... İnsan belli bir olgunluğa kolay erişmiyor. O da kızı Arya'nın erken doğumuyla bir annenin yaşayabileceği en büyük zorluklardan birini yaşamış. Prematüre bebeği ve yüreğinde binbir endişe ile günleri yıl etmiş. Ama içindeki sonsuz umut ve güç ile bebeğine şefkatle sarılmış ve şu an kızı Arya bir yaşında çok sağlıklı bir bebek. Tandoğan ile yeni vizyona giren filmi Söz Vermiştin'i konuşmak için Four Seasons Hotel'de bir araya geldik. Oldukça romantik bir film Söz Vermiştin. Hâlâ tuşlu telefon kullanan bir erkek olan Nesim'le plazada çalışan modern bir kadın Lilyan'ın hikayesi nostaljik bir fonda izleyiciye aktarılıyor. Bu vesile ile eski aşkları da konuştuk, modern hayatı da... Romantizmin hayatımızdaki yerini de tartıştık hayatın asıl gerçeklerini de... Tandoğan, "Evlilik bizim romantizmimizi öldürmedi, biz çocuklarımızla birlikte romantik olmayı bilenlerdeniz" diyor ama şunu da eklemeyi ihmal etmiyor: "Kızım prematüre doğduktan sonra hayata bakışım da değişti. 'Evet, kızım sağlıklı' demek bile beni çok mutlu ediyor. Anne babaların çok farklı duaları var. Romantizm bazen lüks kalıyor bu hayatta."

Aslı Tandoğan ‘Romantizm bazen lüks kalıyor bu hayatta’

- Kızınız Arya bir yaşına girdi. İki çocuklu hayat nasıl gidiyor?
- Hiç kolay değil. Sürekli anne ve anneannelerimizi yâd ediyorum. Çok güçlü kadınlarmış. Hiç söylenmeden hem ev işlerini yapıp hem de çocuklarla ilgileniyorlarmış. Gerçi eskiden aileler daha bağlıydı, daha yakın oturuyorlardı ve birbirlerine yardımcı oluyorlardı. Ama yine de çocuklu hayat zor.

- Anne olmanın en zor olduğu dönemde olduğumuzu söylüyor birçok uzman. Siz de katılıyor musunuz buna?
- Çok fazla bilgi bombardımanı var. Hem çalışıyorsun. Çalışman bitince koşa koşa eve gidip çocuğunun başında duruyorsun. Uykusuz kalıyorsun. Evini düzenli tutup işini ihmal etmemen gerekiyor. Yeni doğum yapan annelerin de işi zor. Çünkü çok fikir var ortalıkta ve herkes akıl vermeye kalkıyor. Oysa annelere destek olunmalı. Çok fazla baskı ile fikirlerini zorla yaptırmaya çalışmamalılar.
- Siz en fazla hangi noktada yardıma ihtiyaç duydunuz?
- Aslında her an yardıma ihtiyacı oluyor annenin. Ama Arya erken doğdu ve kuvözde kaldı. Eve geldiğimizde çok küçüktü ve o an "Acaba bir hemşireden yardım almalı mıyım" diye çok düşündüm. Sonra "Hayır, küçük de olsa bunun altından kalkabilirim" dedim. Bir ay boyunca evdeki hiç kimse Arya'ya dokunamadı. Sadece ben bakıyordum. Etraftaki insanların da pervane olması gerekiyor. Çünkü ne kadar sağlam durmaya çalışsan da içinden "Neden bu başıma geldi, bir yerde yanlış mı yaptım?" diye düşünüyordum. Bu yüzden prematüre annelerine geçmişe yönelik "Keşke şunu şöyle yapsaydın?" gibi sözler söylememek lazım. Çok kırılıyoruz çok...

Aslı Tandoğan ‘Romantizm bazen lüks kalıyor bu hayatta’

- Peki, eşiniz neredeydi, size destek oldu mu bu günlerde?
- Hep yanımızdaydı eşim. Babalara da çok görev düşüyor bu zamanlarda. Onun desteği olmasaydı olmazdı. Annenin yanında babanın her zaman bir kalkan gibi durması gerekiyor. Eşim de hep öyleydi çok şükür.
- Hayat çocuktan önce ve çocuktan sonra olmak üzere ikiye ayrılır, derler. Siz de katılır mısınız buna?
- Kesinlikle öyle. Çünkü içinde başka bir dünya daha açılıyor ve onun tüm sorumluluğu senin üzerinde. Tabii ki eşin ya da sevgilin olduğunda onunla bir şeyler paylaşıyorsun ama ondan sorumlu değilsin. Çocuk olduktan sonra, sen onu doğurmuşsun ve A'dan Z'ye her şeyi senin üzerinde. O emaneti en iyi şekilde yetiştirmeye çalışmak farklı bir dünya oluyor.

EVDE KORKULAN FİGÜR KALMADI
- Evlilikler çocuktan sonra çatırdayabiliyor. Zorlandığınız oldu mu?

- Çok şükür bizde olmadı. Eşim aileyi çok seven biri. Bazı insanlar sadece eşiyle yalnız olmak ister. Benim eşim öyle değil. Geniş ve kalabalık aileleri seviyor. Bu yüzden hep çok ilgilendi çocuklarıyla...
- Çocukların bakımıyla da ilgili bir baba mı?
- Evet, biz Arya'yı uyutmaya çalışırız uyumaz ama eşim Tan kucağına aldığında Arya hemen babasının göğsüne yatar ve uyuyakalır. Altını değiştirir, gezdirir. Oğlum daha büyük olduğu için onu müzelere, sergilere götürür. Ben de onlarla giderim ama Arya'yla kaldığım zamanlar baba-oğul baş başa çok takılırlar.
- Son zamanlarda eski tip babalığı överek, çocuğuyla sürekli ilgilenen, oyun oynayan babaların rol yaptığını ve yapmacık durduğunu söyleyenler de oluyor...
- Erkeklerin çok uzun süre numara yapabileceklerini düşünmüyorum. İlgileniyor ya da ilgilenmiyorlardır. Yeni dönem babalar kendi babasıyla yaşayamadıklarını kendi çocuklarıyla yaşamak istiyorlar. Sadece yeni çocuklarda bir disiplinsizlik sorunu var. Eski tip babalar çok otoriterdi ve evde korkulan bir figürdü. Şimdi evde korkulan figür kalmadı. Bakalım şimdiki çocuklar nasıl yetişkinler olacak ve onlar çocuklarına nasıl davranacak? Tüm bunları zaman gösterecek.

Aslı Tandoğan ‘Romantizm bazen lüks kalıyor bu hayatta’

- Sizin kalbinize ne dokunur? Eşiniz sizin kalbinize nasıl dokundu?
- Duyguların gerçek olması ve o duyguları bana yansıtması beni etkiledi. Ben gerçeklik arıyordum ve eşimde bu vardı. Bu da birbirimizi kavramımızı sağladı. Yaptığım işte de duygularla çalışıyorum. Karşındaki insana baktığında onun ne düşündüğünü, hissettiğini anlayabiliyoruz.
- Sonsuz kadar mutluluk mümkün mü?
- Bazı zorluklar, kavuşmamak aşkı daha etkileyici hale getiriyor.
- Evliliğin sihri de burada mı bitiyor acaba? Sonuçta kavuşuyorsun...
- Evlilik de başka bir sihir... Daha gencim, altı yıldır evliyim. Çok mutlu ve huzurlu bir evliliğim var. Tabii ki hayatta deneyimler, yaş, zaman o kadar çok şey öğretiyor ki insana... Eşlerin birbirine kredisi olmalı. En ufak bir şey de hemen parlamamalı, silip atmamalılar.
- Anne olduğunuz için reddettiğin ve içinde kalan bir iş oldu mu?
- Ben evine ve çocuklarına düşkün bir insanım. Hatta set olduğunda "Şu an evde olmak istiyorum" diyorum. İçimde kalan bir şey olsaydı, hayatımı düzenleyip yine o işe gidebilirdim. Tek başına hayat mücadelesi veren çok kadın var. Çalışmak zorunda ve çocuğunu annesine bırakıyor. Belki kalbi yaralanıyor ama hayatını devam ettirebilmek için bir şeyler yapıyor.

Aslı Tandoğan ‘Romantizm bazen lüks kalıyor bu hayatta’

KADINLAR EKSTRA ALMASINLAR
- Siz de anne olduktan sonra anneniz benzeyenlerden misiniz?

- Her saniye anneme dönüşüyorum ( gülüyoruz). Annemin prototipi oluyorum, klonlamış gibi. Surat ifadelerim de bile annemin maskesini takıyor gibiyim. Annem çok haklıymış deyip her geçen gün anneme hak veriyorum.
- Modern kadın, anne, iş hayatında yoğun ve kariyer sahibi... İşe, çocuğa, eve yetişme konusunda mükemmel gibi görünseler de yoruldukları da oluyor, yıprandıkları da... Onlara ne tavsiyeler veririsiniz?
- Annelerin üzerinde çok yük var. Neden? Çünkü bunu kaldırabiliyorlar. Her türlü yoğunluğun, stresin içinde yine çocukları, eş, evi hatta kendi annesiyle ilgili herhangi bir ayrıntıyla uğraşacak gücü içinden bulup çıkartabiliyor. İçinden can çıkan bir yaratık kadınlar. Ona öyle bir güç verilmiş. Her kadın kendi taşıyabileceği yükü bilir. İnsanlar da bizler her şeyin altından kalkabiliyoruz diye ekstra yük vermesinler. Kadınlar sadece kendi istedikleri yüklerin altından kalksınlar başkalarının istediği değil.
- Anne olduktan sonra başka bir Aslı ile karşılaştınız mı?
- Üşenmeme ve sabır. Anne olduktan sonra bu özelliklerim çok gelişti. Çünkü çocukla ilgili bir şey varsa o an yapmalısın. Daha aklına gelirken harekete geçmelisin. Bu sadece annelerin yapabileceği bir hareket. Bu yönümü çok geliştirdi. Çünkü üşengeçtim. Birazdan yaparım derdim hep.

Aslı Tandoğan ‘Romantizm bazen lüks kalıyor bu hayatta’

AİLECE DANS EDERİZ
- Evlilikte romantizm devam eder mi çocuklarla birlikte?

- Tabii ki, eşimle birbirimize zaman ayırıyoruz. Birlikte seyahatlere çıkıyoruz. Biz zaten ailece romantik bir atmosfer içindeyiz. Çocuklarımızla birlikte de romantiğiz. Onları ayırmıyoruz. Ama baş başa kalmak istediğimizde seyahat ediyoruz. Seyahatlerde birbirimizi besleyip sonra çocuklarımızla birlikte romantik olmaya devam ediyoruz.
- Çocuklarla birlikte nasıl romantik olunur?
- Birlikte dans ediyoruz. Tan Atlas'ı ben Arya'yı alırım. Dans eder, oyunlar oynarız.
- Oysa çocuktan sonra kadın da erkek de romantizmin kalmadığından şikâyet eder...
- O romantizmin devam edebilmesi için erkeğin de kadının da birbirine destek olması gerekir. Hissetmiyorlarsa yapamazlar ama. O anda kadın yorulmuşsa, çocukla uğraşmışsa romantik olayım diye bir şeyler yapamaz. İçinden gelmiyorsa romantik de olmayıverelim. İnsanlar pek çok hayat sıkıntısının içinde ne romantikliği ya diyebilir. Çünkü günü kurtarmak derdindeler. O yüzden sürekli romantik olmak da kolay değil.
- Beklentilerimiz yanlış galiba...
- Kızım prematüre doğduktan sonra hayata bakışım da değişti. "Evet, kızım sağlıklı" demek bile beni çok mutlu ediyor. Geçim sıkıntısı, sağlık problemi olan insanlar var. Anne babaların çok farklı duaları var. Romantizm bazen lüks kalıyor bu hayatta.

Aslı Tandoğan ‘Romantizm bazen lüks kalıyor bu hayatta’

AŞK ACISI ÇEKMENİN DE BİR TARZI VAR
- Nesim'in çektiği aşk acısı günümüz için biraz ütopik kalıyor gibi...
- Sevdiği kadının peşini bırakmaması çok etkileyici. Gerçekten âşık. "Gidiyorsan git" deyip gurur yapmıyor. Peşinden gidiyor. Mutlaka aşk acısı çekenler vardır hâlâ.
- Aşk acısı jenerasyona göre değişir mi acaba?
- Aşk acısı çekmenin de bir tarzı var. Eskiden şiir vardı, acıyı şiirlerle anlatıyorlardı. Belki şimdi sosyal medya üzerinden videolar çekip gösteriyorlardır. İnsanlık tarihinden beri var olan acı bir jenerasyonla bitmez.
- Siz çağın kadını mısınız yoksa nostaljik mi?
- Benim iki tarafım da var. Müzik dinlerken duygulanmak da nostaljik bir şey.

BİZE ULAŞIN