Türkiye'nin en iyi haber sitesi

sürüm değiştiriyor! İnsanlık buna hazır mı?

Ölen yakınlarımız ile sanal gerçeklikte bir araya gelmek, evden çıkmadan başka ülkeleri ziyaret edebilmek, tüm verilerimizin yapay zekaya aktarılması bizi heyecanlandıran gelişmeler olsa da teknolojinin insanlığı nereye doğru götürdüğü hepimizi düşündürüyor. Uzmanlar da 2025'te bir devrim yaşanacağını ve yeni bir düzeni kurulacağını söylüyor. Üstelik; din, demokrasi, sağlık, aile, üretim ve tüketimi de kökten değiştirecek radikal bir devrim...

Dünya sürüm değiştiriyor! İnsanlık buna hazır mı?

Ölen yakınlarımız ile sanal gerçeklikte bir araya gelmek, evden çıkmadan başka ülkeleri ziyaret edebilmek, tüm verilerimizin yapay zekaya aktarılması bizi heyecanlandıran gelişmeler olsa da teknolojinin insanlığı nereye doğru götürdüğü hepimizi düşündürüyor. Uzmanlar da 2025'te bir devrim yaşanacağını ve yeni bir düzeni kurulacağını söylüyor. Üstelik; din, demokrasi, sağlık, aile, üretim ve tüketimi de kökten değiştirecek radikal bir devrim...

Dünya sürüm değiştiriyor! İnsanlık buna hazır mı?

Geçtiğimiz haftalarda Güney Kore'de kızını dört yıl önce kaybetmiş bir annenin arttırılmış teknolojisi ile kızının avatarı ile bir araya gelmesi izleyenleri gözyaşlarına boğarken diğer yandan da tüylerini ürpertti.

Ölen yakınlarımız ile sanal bir ortamda bile olsa yüz yüze bakmak, konuşmak, iletişime geçmek insanı düşündüren biraz da korkutan bir teknoloji. Ancak teknolojinin ne kadar hızlı ilerlediğini kısa zamanda hayatımızda neleri değiştirdiğini hepimiz yaşayarak deneyimledik.

Hayal gibi görünen birçok şeyin hayatımıza yakın vakitte gireceği fikri hiçbirimizi artık şaşırtmıyor.
Ancak göz ardı ettiğimiz bir nokta var. Bu teknolojilerin psikolojimizi, toplumsal hayatımızı, inancımızı ve değerlerimizi ne yönde etkileyeceği...

Dünya sürüm değiştiriyor! İnsanlık buna hazır mı?

Sonsuz imkânlar içinde yaşayan hareketsiz ve yalnız insanlar haline gelebiliriz. Dokunmadan, göz göze gelmeden, yürümeden ve korkarak yaşayan bireyler olmak yaşam sevincimizi kaybettirebilir.

Biz de bu hafta bizi ölen yakınlarımız ile tekrar bir araya getirebilecek kadar ilerleyen teknolojinin yakın zamanda başka hangi yenilikleri hayatımıza sokacağını, teknolojinin arka planda yeni düzenini kurma çalışmalarına nasıl hizmet ettiğini Uluslararası Sosyal Medya Derneği Başkanı Said Ercan'la, teknolojinin belirlediği yeni dünyada insanların nasıl yalnızlaştığını ve gelecekte insan psikolojisini nelerin beklediğini ise Prof. Dr. Nevzat Tarhan ile konuştuk.

Dünya sürüm değiştiriyor! İnsanlık buna hazır mı?

- Teknolojinin ölen yakınlarımızı sanal ortamda dahi canlandırabilmesi heyecan verici olduğu kadar ürpertici de. Bizi yakın vakitte başka neler bekliyor?

- Said Ercan: Teknoloji genelde eğlence üzerinden geliyor. Ölen yakınlarınızın avatarı ile sanal gerçeklikte buluşabiliyorsunuz ama dokunamıyorsunuz aslında. Ancak yakın vakitte sanki dokunuyormuşsunuz hissini de vermeyi başaracaklar.

- Bu insanı korkutuyor da...

- S.E: Ölmüş dedenizle konuşabileceksiniz demişti Amerikalı yazar Ray Kurzweil. Rüyalar film olarak izlenebilecek. Sabah kalkıp Ahmet'in rüyasını indirip izleyeceğiz. O gün en çok kimin rüyası izleniyorsa onu konuşacağız. Bunun demoları başladı.

Dünya sürüm değiştiriyor! İnsanlık buna hazır mı?

- Gerçekliğin önemini yitirdiği bir gelecekten bahsediyorsunuz...

- S.E: Öyle, mesela Facebook'un öncülük ettiği bir teknoloji var. Facebook'un kurucusu Mack Zuckerberg Güney Amerika'da sel olan bir şehre gideceğini ve bölgeyi gezip onlar için para toplayacağını söyledi. İnsanlar onun bölgeye gideceğini zannetti ama o teknolojisi ile bir bot üzerinde bölgeyi gezdi.

Bu sanal gerçekliği 60 bin kişi canlı izledi ve o sırada onlardan para topladı. Toplanan parayı bağışladı ve artık böyle gezilecek mesajı verdi dünyaya.

- Yani her yere evimizdeyken gidip sadece sanal iletişim kurduğumuz bir nevi izole bir gelecekten bahsediyorsunuz siz...

- S.E: Dünyada son yaşananlara baktığınızda aslında tüm amacın bu olduğunu ve insanların buna nasıl alıştırıldığını görebilirsiniz. Çin küreselcilerin yeni merkezi. Çünkü ABD'yi sermaye kullandı ve attı. ABD Trump üzerinden millileşti artık. Halk hesap sormaya başladı. Dolayısıyla buralarda küreselcilerin oyunu bozuldu. Küreselciler şimdi de Çin'i yeni merkezleri olarak belirlediler ancak nüfusu çok fazlaydı.

Dünya sürüm değiştiriyor! İnsanlık buna hazır mı?

Koronavirüs ile 65 yaş üstü nüfusu yok etmek istediler. Bu ABD'nin de işine geldi. Tek tip insan oluşturma amaçları da böylelikle hayata geçiyor. Koronavirüsle birlikte hayatımıza maskeler girdi. Buradaki amaç belli, yüz yüze iletişimi kesmek. Herkesi eve sokma operasyonu. Karantina süresi 14 gün iken 24'e çıktı. İnsanları evden dışarı çıkarmamaya çalışıyorlar.

Dünya sürüm değiştiriyor! İnsanlık buna hazır mı?

- Bu kulağa bir komplo teorisi gibi geliyor...

- S.E: Ama değil. 2025'te dünyada bir devrim düşünüyorlar. 2025'te sokakta kimse olmayacak. Şimdiki karantina durumuyla buna insanları alıştırıyorlar. Nüfusu 500 milyona düşürmeyi amaçlıyorlar. Bütün din ve dilleri yok edip tek bir din ve dilde birleştirmek hedefleri. Küresel güçler kendi krallıklarını bozacak hiçbir hareket istemiyor.

Yüz tarama sistemiyle herkesi kontrol altında tutacaklar. Türkiye 2023'e kadar tüm yapılanmasını bitirip kafa tutacak seviyeye gelmek istiyor. 2023'te "Benim kendi gücüm var, kendi politikalarımı kendim belirlerim" diyecek güce gelmeyi hedefliyor. Türkiye uyanık. Arka planda harıl harıl çalışıyor.

- Peki, yeni dünya düzenini nasıl inşa etmek istiyorlar?

- S.E: Transhümanizm bunun adı. İnsanlığı robota aktarma... Üremeyi durdurmak, aile kavramını yok etmek, sadece Batılı kafayla yaşayanları yaşatmak istiyorlar.

SON DAKİKA