UEFA Avrupa Ligi 5.hafta maçında Galatasaray ile Hollanda ekibi AZ Alkmaar karşı karşıya geldi. Mücadele 1-1 sona erdi.
Ev sahibi takım 2. dakikada Mijnans ile öne geçerken, Galatasaray'da Osimhen 44'te skoru eşitledi. Bu sonuçla Galatasaray puanını 11, AZ Alkmaar 7 yaptı.
Sabah Spor'un usta isimleri Levent Tüzemen, Bülent Timurlenk ve Ömer Üründül, karşılaşmayı yorumladı. İşte yazarların yorumları…
"YANLI KURULAN 3'LÜ SAVUNMA..."
LEVENT TÜZEMEN: ASIK YÜZÜ GÜLEÇ HALE GELDİ!
Okan Buruk eğer G.Saray'ı 3'lü defans ile oynatacaksa üçlünün göbeğinde mutlaka Davinson oynamalıdır. AZ Alkmaar önünde iki farklı G.Saray izledik. İlk yarı üretemeyen, çok pas hatası yapan, rakibe orta alanda geniş alan bırakan ve kalesinde tehlikeler yaşayan bir G.Saray vardı. Neden? 3'lü savunmanın sağında Sanchez, göbeğinde Nelsson oynadı. G.Saray ritim yakalayamadı. Bir de buna Batshuayi'nin top tutaması ve isabetli pas kullanamaması eklenince AZ Alkmaar oyuna hakim oldu. Özellikle Hollanda ekibinin hızlı atakları yanlış kurulan 3'lü savunmanın dağılmasına yol açtı.
Yenilen gol de Nelsson'un hamle yapmakta ağır kalması yüzünden oldu. Osimhen'in istekli hali, çalışkanlığı ve attığı gol ilk yarı için kötü oyuna moral getirdi. 2. yarı Sanchez 3'lünün göbeğine geldi, Nelson çıkıp Metehan girdi ve sağ savunmaya yerleşti. Bu hamle G.Saray'ın asık yüzünü güleç hale getirdi. Sanchez'in geriden oyunu yönetmesi Sara'yı da Mertens'i de Yunus'u da toparladı. G.Saray oyunun kontrolünü eline geçirdiği gibi AZ Alkmaar kalesinde pozisyonlar üretti.
İlk yarı Muslera art arda gelişen iki pozisyonda net gollük şutları önledi. Buruk, Nelson-Metehan değişikliğini ilk yarı bitmeden yapmalıydı. Kritik anlarda Alkmaar ataklarını önleyen Metehan artık G.Saray'da daha fazla süre almalıdır.
Bu arada Mertens'in liderliğinin yanı sıra çalışkanlığını, rakibini kovalamasını ve önde baskı yapmasını alkışlıyorum. İkinci yarı çok baskın oynayan Galatasaray kazanamadı ama yoluna yenilgisiz devam ediyor.
"G.SARAY İÇİN ENDİŞE VERİCİYDİ..."
BÜLENT TİMURLENK: BARDAĞIN DOLU TARAFI
Transfer dönemi kapandığından beri Galatasaray'ın ulaştığı bir oyun tavanı var. Elbette tabanı da… Fenerbahçe derbisi ve zirve noktası Tottenham maçı... Diğer tarafta ise Rigas ve Kasımpaşa karşılaşmalarının ikinci yarıları ile Bodrum deplasmanındaki ilk 45 dakika. Okan Buruk'un rakip analizi için Fenerbahçe maçını izlemesi yeterliydi. Hollanda ekibinin atletizmi ve geçiş oyunu sorun yaratacaktı. Erken gelen golle ve ardından her an iki olacakmış gibi duran oyun iki kulvarda yola namağlup devam eden Galatasaray için endişe vericiydi. Nelsson bitik, Barış ve Yunus verimsiz, Sara ve Davinson gibi sezonun liderleri de vasatın altındaydı.
İlk yarının son çeyreğinde Barış'ın sol kanada geçmesi verimlilik getirdi ve sahada en büyük mücadeleyi veren Osimhen ile golü buldular. İkinci yarıda Metehan'ın girişi ile birlikte üçlü defanstan vazgeçmeyen Okan Buruk'un takımının rakibe bu kez çok da fazla hücum imkanı vermediğini, ikinci golü bulmak için de yeterli sayıda pozisyona girdiğini söylemek lazım. Kaan ve Jakobs sakatken 'Bu takım dörtlü defans oynamalı' diyebilmek mümkün değil. Ancak İcardi'nin önce isminin ağırlığı ve elbette sahada yaptıklarıyla Buruk'un kafasına yerleşen çift santrfor mecburiyetini Batshuayi karşılayamıyor. 'Bu futbolun karşılığı galibiyetti' diyebilmek mümkün değil.
"TAM BİR HARAKİRİYDİ..."
ÖMER ÜRÜNDÜL: BURUK, İLK 11'İ İLE HARAKİRİ YAPTI
G.Saray dün gece maça çok erken yediği golle adeta yenik başladı. Devre sonuna kadar çok sıkıntılı bir dönem geçirdiler. Galatasaray oyunu karşı alana yıktı. Ama rakibin çok koşan ve deparlı oyuncuları her kazanılan topta geniş alanlardan arka arkaya pozisyonlar buldular. İki tane Muslera'nın çok önemli kurtarışı var. İki tane de gençliklerinden dolayı acemice kaçırdıkları goller var. Yani maç farklı bir yenilgiye gidecekken devre sonunda Osimhen'den skora denge geldi. İkinci yarıya G.Saray oyunu kontrol altına alarak başladı. İlk yarının aksine de rakibe etkili atak şansı verilmezken hücum girişimlerinde ise bazı tehlikeler yaratsalar da net bir üretkenlik sağlayamadılar ve 90 dakika deplasman için iyi bir skorla döndüler.
Gelelim Okan Buruk hocaya; sahaya çıkardığı ilk 11, bu tip fizik açıdan güçlü ve hızlı takımlara karşı tam bir harakiriydi. Çift santrfor da nereden çıktı? Madem İcardi'den sonra çift santrforla devam etmek istiyordun neden Bodrum maçına böyle başlamadın? Gelelim en büyük hataya... Nelsson yedek kaldığı için zihinsel ve fiziksel hazır değil. 3'lü defansa monte ediyorsun hem de ortasına! Bu şekilde Sanchez'in süpürücülüğü de hayal oluyor. Metehan-Nelsson değişikliğine gidip Sanchez'i orta stopere çekti.