YÖK korkusu!

Güvenlik güçlerinin başarılı operasyonları karşısında bitme noktasına gelen PKK terör örgütünün imdadına koşan 1295 akademisyene başta meslektaşlarından olmak üzere toplumun her kesiminden tepki yağmaya başladı. Akit’e konuşan öğretim üyeleri, “YÖK gerekeni yapsın, ülkesine ihanet eden mandacılar üniversitelerden atılsın” çağrısında bulundular.

Giriş Tarihi: 14.1.2016 10:47
YÖK korkusu!
Güvenlik güçlerinin başarılı operasyonları karşısında şehir merkezlerinde fareler gibi köşeye sıkışan terör örgütü PKK'lıların imdadına koşan 1295 akademisyene meslektaşlarından sert tepkiler gelmeye devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözde akademisyenleri "Siz aydın değil, karanlıksınız" diyerek ülkeye ihanet etmekle suçlamasının ardından, Akit'e konuşan öğretim üyeleri, "Ülkesine ihanet eden mandacılar, üniversitelerden atılsın" çağrısında bulundular. Akademisyenler, dünyanın hiçbir ülkesinde bu şekilde bir bildiriye imza atılamayacağını söylediler.

89 ÜNİVERSİTEDEN 1295 TERÖR HAMİSİ

7 Haziran seçimleri sonrası Çözüm Süreci'ni bitirerek, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini savaş alanına çeviren, şehir merkezlerine hendekler kazarak ve barikatlar kurarak hayatı durduran, Kürt vatandaşları zorla göç ettiren terör örgütü PKK'ya yönelik yapılan operasyonlar, bir takım sözde akademisyenleri rahatsız etti. Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi adlı grrup, Ocak ayının başında "Bu Suça Ortak Olmayacağız" başlıklı terör bildirisi başlattı. Grup, 10 Ocak'ta terör bildirisine imza atan akademisyen sayısının 89 üniversiteden 1295 olduğunu açıklarken, dünyadan da 357 yabancı akademisyenin bildiriye destek verdiğini duyurdu. Bildiri Türkçe ve Kürtçe yayınlandı.

"BU AKADEMİSYENLER YÜZ KARASI"


Eli kanlı terör örgütü üyelerine karşı yürütülen mücadelede devleti suçlayan akademisyenler, sivilleri ve çocukları kalkan olarak kullanan teröristleri savunarak büyük bir ihanete imza attılar. Bu ihanete tepkiler ise gecikmedi. Toplumun birçok kesiminden sözde akademisyenlere sert eleştiriler gelirken, ortak çağrı, "Terör destekçisi akademisyenler görevden uzaklaştırılsın" oldu. Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Caner Arabacı, terörün bir insanlık suçu olduğunu hatırlatarak teröre destek verenlerin büyük bir insanlık suçu işlediğini söyledi. Arabacı, "Terörle mücadele sadece askerin ve polisin görevi değil. Bu herkesin görevi. Teröre destek veren bu akademisyenler ise yüz karası" dedi.

"NESİLLERİ İHANET EDENLERE EMANET EDEMEZSİNİZ"

"Hem bu ülkeden maaş alıp hem bu ülkeye ihanet edenler cezasız kalmamalı" ifadelerini kullanan Arabacı, şöyle konuştu: "Terör suçtur. Bu bildiriyi imzalayan öğretim üyeleri büyük bir suç işlediler. İmzacılar hakkında YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı gerekli işlemleri yapmalı. Her gün şehitler gelirken akademisyenlerin ekmek yediği çanağı kirletmemesi gerekir."

"TERÖRDEN NEMALANANLAR

BARIŞ NARALARI ATIYOR"

Öğretim Elemanları Sendikası (ÖGESEN) Genel Başkanı Vahdet Özkoçak ise, bildirinin tarihte görülmüş en büyük ihanetlerden biri olduğunu söyledi. Özkoçak, "Ne yazık ki günümüzde barış kavramının içi boşaltılmaya çalışılmaktadır. Terörden nemalananlar sürekli sözde barış naraları atmaktadır. Artık bu tür boş laflara milletimizin karnı toktur. Terör hiç bir şekilde mazur görülemez ve gösterilemez. Aklı başında hiçbir akademisyen terörle mücadele edildiği için devleti suçlamayacaktır" dedi.

"SAVCILAR GEREKENİ YAPMALI"

Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu da, söz konusu bildiriye imza atmanın teröre açıkça destek vermek olduğunu belirterek, akademisyenler hakkında savcıların harekete geçmesi gerektiğini söyledi. Fendoğlu, "Bu metin kabul edilemez. Türkiye, bir hukuk devleti. 'Ben hukuku tanımıyorum, devletin kararlarını kabul etmiyorum' ya da 'Bu operasyonlar dursun' diyemez. Terör bildirisine imza atanlar hakkında hukuki açıdan gerekli işlemler yapılmalı" şeklinde konuştu.

DÜNYADA ÖRNEĞİ YOK

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mazhar Bağlı da, dünyanın hiçbir yerinde bu şekilde bir bildiriye rastlanılamayacağına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Avrupa'da DAEŞ terör örgütüne karşı yürütülen operasyonları durdurmak için bu şekilde bir bildiri yayınlayıp, buna imza atamazsınız. ABD'de İkiz Kuleleri bombalayan El-Kaide'ye destek veren bir bildiriye akademisyenler asla destek veremezler. Bu, düşünülemez bile. Bu tür bildiriler nedense hep Türkiye'de oluyor. Terör örgütüne karşı vatandaşını koruyan devleti suçlu olarak kabul etmek akademik açıdan mümkün değil. Akademisyenler her türlü soruyu sorabilirler ama bu tür bir bildiriye imza atılması çok saçmadır."

İHANETE TEPKİLER ÇIĞ GİBİ


Teröristleri aklayan, devleti karalayan ihanet bildirisine çok sayıda üniversite yönetimlerinden de sert tepkiler geldi. Başkanlığını Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer'in yaptığı Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Akademik özgürlük, bir ülkenin varlığını, güvenliğini ve bekasını tehdit etmenin aracı olarak istismar edilemez. Akademik özgürlüklere saygı duyan hiçbir demokratik ülke ayrılıkçı teröre desteği ve kendi güvenliğine saldırıyı meşru göremez. Üniversitelerarası Kurul olarak milletimize karşı olan borcumuzun ödenemez olduğu bilinci içinde, ülkemizin bilim ve teknoloji üretimine katkı yapmak ve yükseköğretim vermekle görevli üniversitelerimizin çalışmalarına kararlılıkla devam edeceğini, her türlü tehdidi büyük bir özgüven içinde bertaraf edecek güçte olduğunu ifade etmek isteriz" ifadelerine yer verildi.

"BEŞİNCİ KOL FAALİYETİ"

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, "Akademisyen ve araştırıcı sıfatıyla terör ile bölücü unsurların yanında yer alarak açıkça gaflet, dalalet ve hatta hıyanet çizgisinde olduğunu belli eden birtakım kişilerin bildirisini nefretle kınıyoruz" dedi.

"ÖNCE TERÖRÜ LANETLEYECEKSİN"

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Yücel Acer de, imzacıların önce terörü lanetlemesi gerektiğini belirterek Avrupa'da böyle bir bildiriye rastlanmayacağını anlattı. Acer, "Batılı ülkelerde terör saldırılarında bütün kesimler birleşir. Mesela Fransa'da olduğunda hiçbir muhalefet hükümeti bile ilk adımda suçlamadı. Neden? Çünkü onun hesabı başka şekilde yapılır. Akademisyenler, düşünce özgürlüğünün sınırlarını daha iyi bilmek zorundalar" dedi.

"ÜNİVERSİTELERDE BARINDIRILMAMALI"

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Köse de şu açıklamayı yaptı: "Böyle bir ortamda 'çocuklar öldürülüyor, sivil vatandaş öldürülüyor, barış olsun' diye açıklama yapan herkesin PKK'yı desteklediği çok aşikar. Açıklamayı yapan akademisyenlerin geçmişteki açıklamalarıyla bunları bütünleştirdiğiniz zaman terör örgütüne açık bir şekilde destek verdikleri ortada. Bu tavır akademik değil, ideolojik ve siyasal bir tavırdır."

ÜNİVERSİTELERDEN ORTAK TAVIR

Burdur-Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'nden (MAKÜ) bir grup akademisyen, yayınladıkları ortak açıklamada; akademilerin, bir devletin geleceğinin inşa edildiği güzide kurumlar olması gerektiği ancak terör ve bölücülük zehrini bünyelerinde taşımakta beis görmeyen zevatın, bunu ilan etmenin, devlete karşı kin ve nefret söylemleri geliştirmenin akademisyenlik olmadığı belirtildi. Erciyes Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Adnan Öztürk, "Sadece devlet suçlanarak terörün önlenmesi mümkün değildir" değerlendirmesinde bulundu. Gaziantep-Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz, "Toplumla devleti karşı karşıya getiren söylemler iç barışı ve huzuru zedeler" dedi.

TERÖR DESTEKÇİSİ AKADEMİSYENLERE KINAMA

Çorum-Hitit Üniversitesi Rektörlüğü, "Barış için Akademisyenler İnisiyatifi" kapsamında yapılan açıklamayı kınadı. Üniversite rektörlüğünden yapılan yazılı açıklamada, kardeşlik ortamını bozmaya yönelik oyunların asla amaçlarına ulaşamayacağı belirtildi. Rize-Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Senatosu, "Barış için Akademisyenler İnisiyatifi'"nde yer alanları kınadı. Van-Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Senatosu, halkı kin ve nefrete sürüklemeye, ayrıştırma ve bölmeye yönelik her türlü açıklamadan hassasiyetle kaçınılması gerektiğini bildirdi.

"BÖYLE AKADEMİK ÖZGÜRLÜK OLMAZ"

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü, "Özellikle birlik ve beraberlik göstermek gerektiği, vatanın birliğinin tehdit edildiği günlerde, böyle bir akademik özgürlük olmaz, olmaması gerekli" dedi. Bahçeşehir Üniversitesi Senatosu, bildiride yer alan ifadeleri kabul etmenin mümkün olmadığını bildirdi. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, "Devlet, oradaki insanların huzur içinde yaşaması ve kamu düzeninin sağlanması için çalışıyor. Burada devlete karşı gelmek doğru bir tutum değil" dedi.

"NASIL BİR ZİHNİYET?"

Şanlıurfa-Harran Üniversitesi (HRÜ) Rektörü Prof. Dr. Ramazan Taşaltın, "Şiddet ve terörü yapan terör örgütü ortadayken, bu çağrıyı terör örgütüne değil de devlete yapmalarının nasıl bir zihniyetin ürünü olduklarını kamuoyu takdirine bırakıyorum" ifadelerini kullandı. Yalova Üniversitesi Rektörlüğü'nce, bildirinin üniversitedeki akademik camiayı asla temsil etmediği ifade edildi. Yapılan yazılı açıklamada, bildiriyi imzalayanlar arasında üniversiteden 3 araştırma görevlisinin de bulunduğu belirtildi. Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Selçuk Coşkun, akademik özgürlüğün, bir ülkenin varlığını, güvenliğini ve bekasını tehdit etmenin aracı olarak istismar edilemeyeceğini belirtti. Kırklareli Üniversitesi (KLÜ) Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aykaç, "Akademik özgürlük terörü savunmak için kullanılamaz" dedi.

BİLDİRİDEN İMZASINI ÇEKTİ

Gelen tepkiler üzerine bildiriden imzasını geri çekmeler de başladı. Selçuk Üniversitesi (SÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nezir Akyeşilmen, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin bildirisine verdiği desteği, barışa hizmet etmediği için geri çektiğini duyurdu. Akyeşilmen, "Bildirinin tek taraflı, barışa hizmet etmeyen bir anlayış içerisinde olduğunu sonradan fark ettim. Yayımlanan bildiri dilinin de tek taraflı, dışlayıcı ve ötekileştirici olduğu anlaşılmıştır. Böyle bir ifadenin barışa hizmet etmeyeceği ortadadır. Barışı tersine götürecek, kutuplaşmaya neden olan bu platformun ifadelerine katılmıyorum. Desteğimi resmen geri çekmiş bulunuyorum" diye konuştu.

AGÜ, İSTİFASINI İSTEDİ


Öte yandan; söz konusu ihanet bildirisine imza atanlar hakkında da harekete geçildi. Abdullah Gül Üniversitesi (AGÜ) Rektörlüğü, bildiride imzası bulunan Mimarlık Bölümü'nde görevli Prof. Dr. Bülent Tanju'nun istifasını istedi. AGÜ'den yapılan yazılı açıklamada, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi tarafından yayınlanan bildiride imzası bulunan, Prof. Dr. Bülent Tanju'nun istifası istenmiştir. Ayrıca, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından verilecek talimatlar doğrultusunda, hakkında işlem yapılacaktır" denildi.

AİBÜ'DEN 3 AKADEMİSYENE SORUŞTURMA

Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) Rektörü Prof. Dr. Hayri Coşkun, bildiride imzası bulunan 3 akademisyen hakkında soruşturma başlattıklarını belirtti. "Bu bildiriyi hiçbir şekilde kabul etmek mümkün değil" diyen Coşkun, "Devletimiz için 'planlı kıyım' gibi bir ifadenin geçtiği, 'katliam' gibi ifadenin geçtiği böyle bir bildiriye imza atanlar hakkında gerekli soruşturmalar başlatıldı" ifadelerini kullandı. Haklarında soruşturma başlatılan AİBÜ'de görevli akademisyenlerin Prof. Dr. Barış Kılıçbay, Doç. Dr. Selime Güzeları ve Dr. Ülkü Güney olduğu öğrenildi.

Yeni Akit Gazetesi
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
YÖK korkusu!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN