"Madenlerimiz milli meseledir, halkımız bu oyuna gelmesin"

Çevrecilik adı altında Artvin’de başlatılan kışkırtma Türkiye’deki madenciliği ve sorunlarını yeniden gündeme getirdi. Alman vakıfları Türkiye’deki madenlerin çevreye olan etkisi üzerine neden bu kadar ilgileniyor? Çevrecilik yalanı ile Türkiye’deki madenciliğin önü kesilmeye mi çalışılıyor? Türkiye madenciliği konusunda en önemli isimlerden biri olan İstanbul Maden ve Metal İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Kahyaoğlu ile Artvin’de yaşanan provakasyon üzerinden Türkiye madenciliğini konuştuk.

Giriş Tarihi: 4.3.2016 10:54 Güncelleme Tarihi: 25.3.2016 15:59
Madenlerimiz milli meseledir, halkımız bu oyuna gelmesin

Ali bey, Madenler neden insan hayatı için önemlidir?

- Madenler insan hayatının vazgeçilmezleridir. Tüm medeniyet ve teknoloji madenlerin üzerinde yükselmektedir. Kendi hayatınızı düşünün. Bütün metalleri hayatınızdan kaldırdığınızı varsayın. Arabanız, televizyonunuz, buzdolabınız, telefonunuz her şey maden temellidir. Madenler olmasa uçaklar olmaz. Madenler olmasa bu binaları yapamazsınız. Madenler olmasa iletişimi sağlayan kabloları üretemezsiniz. Hayatımızdan var olan şeylerin tamamı ya maden temellidir, yada madenler kullanılarak üretilmiştir.

Türkiye'de bir süredir maden ocakları aleyhinde bir kampanya sürdürülmeye çalışılıyor. Bu konuyu nasıl değerlendirirsiniz?

- Artvin'de yaşanan olaylar dışında, bazı maden sahalarında de benzer olaylar maalesef yaşanıyor. Burada vurgulamak istediğim temel nokta şu: " Madenler milli meseledir. İç siyaset malzemesi yapılmaması gerekir." Çevreci hassasiyetler kullanılarak bölge halkları maden işletmelerine karşı kışkırtılıyorlar. Halkımız bu oyuna gelmemelidir. Dünyanın her yerinde madenler vardır. Bir ülkenin kalkınmasında madenler temel saç ayaklarından birisidir.

Diyelim ki biz hiçbir madenimizi çıkartmadık ve yer altında tuttuk. Bu durumda ülkemiz kalkınmasını nasıl sürdürebilir? Fabrikalar nasıl çalışır ve ekonomi nasıl ayakta durur?

Madenciliğe düşman olmak, madenleri çalışamaz hale getirmek, aslında ülkemizin hayat damarlarından birisini kesmek demektir. Bu nedenle madenleri günlük siyasetin dışına çıkartmalıyız. Muhalefet olsun diye ülkemiz açısından bu kadar önemli bir konuyu siyasi bir argüman haline getirmemeliyiz.

Madenlere genelde çevreci kaygılarla itiraz edildiği görülüyor. Bu konuda halk yanlış mı düşünüyor?

- Dünyanın neresine giderseniz gidin madencilik sonuçta çevrede belli ölçüde değişikliklere sebebiyet verir. Burada yapılması gereken çevreci madenciliktir. Zaten yasalarımızda bunu öngörmektedir. Diyelim bir yerde maden işletmesi açtınız ve maden çıkarttınız. Bunların izinlerini alırken, eğer bir ağaç kesecekseniz, bunun dikim bedelini madenciler ilgili kurumlara ödüyor. Bu sayede bir yerde kesim yapılırken başka yerler ağaçlandırılmaktadır.

Maden işletmesi ticari özelliğini yitirip işletme kapatıldığında yasalara göre o bölge rehabilite edilmesi gerekmektedir. Biz İMİB olarak eski mermer ocakların tekrar ağaçlandırılması için bir çalışma başlattık örneğin. Bir çok maden sahası kısa bir sürede ağaçlık bir görünüme sahip olacaktır. Bu çalışmalar sıklaştırılabilir.

Sizce bu konuda neler yapılmalı?

- Burada çok büyük bir bilgi eksikliği ve kirliliği var. Her şeyden önce halkımız bu konuda bilgilendirilmeli. Maden demek ülkemiz için zenginlik demek, iş demek, elektrik demek, araba demek cep telefonu demek. Sonuçta bu maden bir şekilde çıkartılmalı ve ekonomiye kazandırılmalı. Eğer bir ülke doğal kaynaklarını kullanmayıp, zenginliği artırmazsa, sonuçta başka ülkelerin emri altına girip, sahip olduğu her şeyi kaybetme durumunda kalır.

Biz İstanbul Maden İhracatçıları Birliği olarak bu konunun üzerinde önemle duruyoruz. Yayınlarımızla madenciliğin önemini halkımıza anlatmaya çalışıyoruz. Madencilerimizi çevreci madencilik konusunda yetiştirmeye çalışıyoruz. Üniversitelerde seminerler düzenleyip, öğrencilere madenciliği ve çevrenin nasıl korunması gerektiğini anlatıyoruz.

Madene karşı çıkmak aslında bilgisizliğin bir sonucu. İnsanlar bilgisiz olunca çok kolay manipüle edilebiliyor. Bu nedenle halkımızın bu konuda çok acil bir şekilde bilgilendirilmesi lazım. Sözlü ve yazılı basınla bu konu detaylı bir şekilde anlatılmalı.

Son söz olarak ne söylemek istersiniz?

- Biz sadece maden çıkartalım çevre ne olursa olsun demiyoruz. Bu ülke sadece bizim değil. Biz evlatlarımızın, torunlarımızın hakkını korumalıyız. Aslında geleceğin mirasını kullanıyoruz. O yüzden hem zenginliklerimizi ortaya çıkartıp daha iyi bir gelecek hazırlamalıyız, hem de çevremizi koruyup, üstüne bir şeyler ekleyerek daha yeşil, daha yaşanabilir bir Türkiye'yi bizden sonraki nesillere miras bırakacağız. Bu çok zor değil, yapılabilir. Sadece birlik olup, birbirimiz anlayıp, çalışmak gerekiyor.

İsa Tatlıcan - Sabah.com.tr

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
"Madenlerimiz milli meseledir, halkımız bu oyuna gelmesin"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN