FETÖ, Cumhuriyet gazetesine ne zaman sızdı?

Giriş Tarihi: 11.11.2016 00:24 Güncelleme Tarihi: 11.11.2016 12:12
FETÖ, Cumhuriyet gazetesine ne zaman sızdı?

Cumhuriyet gazetesi hakkında FETÖ ve PKK adına suç işlediği iddiasıyla yürütlen soruşturma kapsamında  tanık sıfatıyla ifade veren İşadamı inan Kıraç, 2013 yılında vakıfta oyunun hukuksuz şekilde yok sayılması ile Cumhuriyet'in 90 yıllık çizgisinden saptırıldığını bu tarihten sonra gazeteyi almamaya ve okumamaya başladığını kaydetti.

Cumhuriyet gazetesi hakkında FETÖ ve PKK adına suç işlediği iddiasıyla yürütlen soruşturma kapsamında tanık sıfatıyla ifade veren İşadamı inan Kıraç, 2013 yılında vakıfta oyunun hukuksuz şekilde yok sayılması ile Cumhuriyet'in 90 yıllık çizgisinden saptırıldığını bu tarihten sonra gazeteyi almamaya ve okumamaya başladığını kaydetti.

İnan Kıraç ifadesinde, 'Ben 1961 yılında Koç grubunda işe başladım ve 1994-1998 yılları arasında da Koç Holding A.Ş.'de CEO olarak görev yaptım. 1998 yılında da Kıraça Holding A.Ş.'nin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak halen görev yapmaktayım' diyerek başladı.

Kıraç Cumhuriyet Gazetesi ile tanışmasını ise şöyle anlattı: Dönem itibariyle Cumhuriyet Gazetesi Vakıf Başkanı İlhan Selçuk ile ilk karşılaşmam 19 Eylül 2004 yılında olmuş ve karşılamadan kısa bir süre sonra 15 Ekim 2004 yılında, İlhan Selçuk beyin daveti üzerine Cumhuriyet Vakfı Dayanışma Üyeliği yaptım ve 06 Aralık 2005 yılında da Cumhuriyet Vakfı Danışma Kurulu Başkanlığı görevinde bulundum.
19 Ocak 2008 yılında da "Cumhuriyet'in patronu Okurudur" sloganı ile danışma kurulunu topladık ve burada İlhan Selçuk'un çizgisini devam etmesi gerektiği savunuldu.
08 Ekim 2009 yılında İlhan Selçuk beyin yoğun isteği üzerine Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyeliğine katıldım.'

ÇİZGİYİ ALEV COŞKUN KORUR

İlhan Selçuk'un vefatından yaklaşık 1 hafta önce hastanede kendisini ziyaret ettiğini kaydeden Kıraç, 'Bana,Başkan vekili durumunda olan Alev Bey'in Cumhuriyet Gazetesi'nin çizgisinin değişmeden işi götüreceğini, Yönetim Kurulu'nda en güvendiği kişinin onun olduğunu, benimde Alev Bey'e destek olarak yardım etmemi bu şekilde Cumhuriyet Gazetesi'nin çizgisini devam ettirilebileceğini söyledi'dedi.

NEDEN İSTİFA ETTİM

17 Şubat 2014 tarihinde Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu'ndan istifa ettiğini kaydeden Kıraç o süreci şöyle anlattı:
Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Aydın Aybay'ınvefatı üzerine yapılan ilk toplantı da Mustafa Pamukoğlu ve Önder Çelik'in aday olduğunu öğrendim. O tarihte iş dolayısıyla Fransa'ya gitmem gerekiyordu. Toplantının ertelenmesini talep etti ancak Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Erinç ile toplantımın 1 hafta ertelenerek benim Türkiye'ye döndüğümde yapılmasını istedim. Kendisi de zaten Mustafa Balbay'ın da toplantıya katılamayacağını, onun da vekalet vererek oyunu kullanacağını, benimde vekaletle oy kullanabileceğimi belirterek kapalı zarf ile oyumu kendisine göndermemi istedi. Bunun üzerine bende kapalı zarf içerisinde oyumu Nevzat Tüfekçioğlu'na, Başkan Orhan Erinç'e ulaştırmak üzere teslim ettim. Mustafa Balbay da oyunu Alev Coşkun'a teslim etmiş. 2 Nisan 2013 günü benim Fransa'da bulunduğum esnada toplantı yapılarak vefat eden Adın Aybay'ın yerine yeni üye seçimi yapılmıştır. Yapılan seçimde iki aday vardı. Bunlar Önder Çelik ve Mustafa Pamukoğlu idi, Mustafa Pamukoğlu daha önceden gazetenin maddi konularda denetleyeceğini ve mali durumlarıyla ilgili son raporlarını hazırlayan kişiydi. Ancak yapılan seçimde benimde dahil olduğum 11 kişilik yönetim kurulu üyelerinden benim kapalı zarf da gönderdiğim oyum kabul edilmedi ancak Mustafa Balbay'ın oyu kabul edildi. Mustafa Balbay'ın dönem itibariyle hapishanede bulunması sebebi ile onun kapalı zarf içerisinde gönderdiği oy mücbir sebep sayılarak kabul edildiğini benim istesem yurt dışında çıkmayarak toplantıya gelebileceğim kanaati ile oyum geçerli sayılmadığını öğrendim. Ben daha önce de belirttiğim gibi toplantının benim yurt dışından döneceğim tarihte yapılmasını istemiştim ancak buna rağmen Orhan Erinç buna gerek olmadığını kapalı zarf içerisinde vekaleten oyumu kullanabileceğimi beyan etmişti.Buna rağmen ben oyumu belirtilen şekilde kullanmama rağmen oyum kabul edilmemiştir.

Mustafa Pamukoğlu ve Önder Çelik'in 5'er oy alması üzerine 2. tur oylama yapılmış 2. tur oylamada da benim oyum geçersiz kabul edildiği için Önder Çelik ve Mustafa Pamukoğlu'nun oyları 5-5 yine eşit olmuştur. Bunun üzerine 3. Tur oylama açık olarak yapılmış ve yine benim oyum geçerli kabul edilmediğinden Önder Çelik ve Mustafa Pamukoğlu'nun5'er oy almasından dolayı tüzük gereği Başkan Orhan Erinç'in oyu 2 oy olarak kabul edilmiş ve Orhan Erinç'de oyunu Önder Çelik'ten yana kullandığından dolayı Önder Çelik, Aydın Aybay'ın yerine Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmiştir.

Bu olayın üzerine ben bir daha vakıf ile ilgili seçim veya toplantıya katılmadım. 15 Şubat 2014 tarihinde vakfın olağan seçim dönemi geldiğini öğrenince ben 17 Şubat 2014 tarihinde vakfa istifamı yolladım.'

GAZETE 90 YILLIK ÇİZGİSİNDEN SAPTI

Bu tarihten sonra vakıf ile ilgili herhangi bir ilişkisinin olmadığını kaydeden Kıraç şöyle devam etti: 18 Şubat 2014 tarihinde ki seçimi Alev Coşkun ve Şevket Tokuş'un Cumhuriyet Vakfı Yönetiminden çıkartıldıklarını öğrendim.

Alev Coşkun, İlhan Selçuk'un yönetimde en güvendiği isim ve yıllarca Başkanvekilliği yapmış birisidir, Şevket Tokuş'ta, Cumhuriyet Gazetesi'nin kurucusu Yaşar Nadi Bey'in torunu ile evli olan ve Yaşar Nadi ailesinin devamı niteliğinde olan birisidir. Yıllarca Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu içerisinde yer almış bu kişilerin Vakıftan uzaklaştırılmaları beni oldukça üzmüştür ve Alev Bey'in izlediği 90 yıllık Cumhuriyet Gazetesi çizgisi artık tamamen kaybolarak gazete bugünkü haline gelmiştir. Yaşanılan bu olaylardan dolayı Cumhuriyet Gazetesi almamaya okumamaya başladım.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
FETÖ, Cumhuriyet gazetesine ne zaman sızdı?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN